Nuray MERT
İçinde bulunduğumuz vahim uluslararası durum karşısında, keşke, “İslama karşı yeni Haçlı seferleri”, “100 Plan” gibi safsatalar peşinde koşmak yerine çok özlemini duydukları Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş tarihini iyice öğrenseler, bu konularda o devrin adamlarının yazıp çizdiklerini okusalar, okuduklarını anlasalar, belki dış siyaset ufukları daha açık olurdu. Hiç olmazsa, “Ulu Hakan” diye dillerinden düşmeyen II. Abdülhamid’in dış politikası konusunda cidden malumat sahibi olsalardı, daha makul düşünmeye ve davranmaya başlarlardı.
II. Abdülhamid’in Paris Sefiri ve Sultan’ın nazırlarından, “Mirat’ı Hakikat”in yazarı Mahmud Celaleddin Paşa’nın oğlu Salih Münir Paşa (Çorlu) anı ve yazılarının “Kırım’ı Nasıl Kaybettik?” başlıklı bölümünde, bu süreçte tesirli olan zihniyete ilişkin olarak, Reisülküttab Giridli Resmi Ahmed Efendi’ye gönderme yapmış. Resmi Ahmed Efendi bakın ne diyor:
“ ‘Bizden ayrı dinden olanların umumen dünya yüzünden kaldırmak ve her zaman düşmanın burunu yere sürtüp haddini bildirmek vaciptir. Devletimiz bahtı alidir, ricali pişkindir, kılıcı keskindir. Dindar ve bahadır bir serdar ve beş vakit namaz kılar 12 bin askerle ta Kızılelma’ya kadar bile gideriz’ diyen ve seferi seyre gitmek gibi zannedip... ‘üç ayda gidip üç ayda geliriz. Gaza ederiz, mansıp alırız’ teranelerini tekrar eden kısa akıllılardı”. (Salih Münir Çorlu, Geçmiş Zamanlar, Hazırlayan İsmail Dervişoğlu, Kitabevi, 2013, 57-8)
Halihazırda, aynı şeyi “sefer etmeyi dizi film çekmek zannetmek” olarak değiştirebiliriz, gerisi, aynı dünyayı tanımamak, diplomasi, siyaset bilmezliği dik durmak sanmak. Dahası, “göklerden gelen haber” ve “yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer” ile müjdelenmiş olmak, vehmi veya daha doğrusu kibri var. Gerçekte, belki de böyle bir kibrin cezası olan (zira Sünnetullah’ı bilemeyiz), bölgesel ve küresel ölçekte tam bir çıkmazın içine düşmüş vaziyetteyiz. Tüm bunlar, tüm dünya Türkiye’yi kıskandığı ve Türkiye’den korktuğu için değil, tabii ki hesapsız hamlelerin boşa çıkması, hatalardan ders alınmaması, dışardan gelen tepkileri ülke içinde itiraz edenleri susturmak kadar kolay zannetmek gibi sığ bir siyaset algısı ve icraatının sonuçları.
Artık biz yazmaya utanıyoruz, yine de sorumluluk sahipleri üzerine alınmıyor ama mevcut tablo şu; küresel siyasal rekabetin iki büyük gücü ABD ve Rusya ile pek çok konuda karşı karşıya gelmiş, Avrupa ile köprüleri yakma noktasında, Suriye’de tam bir hezimet ve onun sonuçları, Suriye siyaseti nedeni ile İran ile gerilim ve nihayet Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve onun başındaki AK Parti müttefiki Barzani ile bile Kerkük dolayısı ile ekşimiş vaziyetteyiz. Bu şartlar altında Kuveyt Emiri’ne devlet nişanı vermek sadece trajikomik bir detay. Hem de Kuveyt, varlığını, “Osmanlı’yı batırdığı, bölgeyi cetvelle böldüğü için güya sürekli meydan okunan Batı emperyalizmine” borçlu ülkelerden biri olan Kuveyt! Hem mevzu sadece geçmiş zamanlara dair değil, Türkiye’nin elde kalan saydığı Sünni müttefikleri, halihazırda boğazlarına kadar Batı bağımlılığı içinde olan ve doğal kaynaklarını satıp parasını yemekten başka bir gücü, ehemmiyeti olmayan ve bu nedenle bugünden yarına ne yapacağı belli olmayan krallık ve emirlikler. Mesele sadece “İslam birliği” hevesi olsa bile, İslam-insan anlayışlarına uzak durmak gereken, hele Osmanlı mirasından söz edenlerin yanına bile yaklaşmaması gereken kültür, medeniyet fukarası yönetimler. İçeride bastırılıp, sindirilerek üzeri örtülen hatalar ve onların sonucu olan sorunlar, dışarıda birer birer ve cascavlak karşımıza çıkıyor, mesele bu.
Yanlış anlaşılmasın, bu ülkede muhalif olanların sevineceği bir tablo değil, durum çok ciddi ve mevcut yönetim ve zihniyetin zaaflarının faturasını hep birlikte ödeyeceğiz. Ancak hal böyle diye, hep “düşmanlara sövme korosu”na davetlerine icabet etmek söz konusu değil, neden beşer hatası olan şeylere, doğal afet veya ilahi takdir muamelesi yapalım ki?
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024