Orhan Kemal CENGİZ
Yazı odalarımız, yazamayan arkadaşlarımızın hayaletleriyle dolu. Onların varlığını inkâr etmek için binbir bahane üretiyoruz.
Bu günlerde gazetelerde köşe yazan yazarların, gazetelerdeki bürolarında, evlerindeki odalarında, bodrum katlarında, çatıdaki küçük odalarında ve oturup yazılarını başka nerede yazıyorlarsa oralarda, pek çok hayalet dolaşıyor. Tam şöyle afili bir yazı yazacakken, bu hayaletlerden birisi çıkıp geliyor. Odanın bir köşesine kuruluyor. Bu beklenmedik misafiri yok sayıp işimize devam etmek istiyoruz. O, odanın bir köşesinden bize bakıyor. Delici bakışlarını ensemizde hissediyoruz. Belki başka bir şey demek istiyorlardır, belki dostça bir sohbet için gelmişlerdir. Belki de içlerini dökmektir bütün dertleri. Ama bizim huzursuz vicdanlarımız, hep bir suçlama gibi algılıyor kederli bakışlarını, sanki hep hesap sorulmak isteniyor: “Biz yazamazken, sen nasıl bu kadar rahat yazabiliyorsun?”
Geçen gün yazı yazmaya kalktığımda baktım, Hasan Cemal’in hayaletiyle uğraşıyorum. Gerçi, o daha tam hayalet statüsüne kavuşmadı. Bizim eski siyah beyaz televizyonlarda bir gelip, bir toz zerreciğine dönüşen görüntü gibi, Hasan Abi’nin de yazarlığı bir gelip bir gidiyor. “Dinlendiriliyor” diyorlar, “Sonra gönderilecek” diyorlar. Ama hayalete dönüşen bu kadar çok yazardan sonra, Hasan Abi de hesap soranlara katıldı benim yazı odamda. Yazıya ara verdim. Hasan Abi’ye bir mail attım. “Demokrasi dedik dedik, sonunda dönüp dolaşıp Hasan Cemal’in yazı yazamadığı bir ülkeye geldik” diye yazdım ve onun yazamamasından duyduğum üzüntüyü belirttim. Hafiften vicdanımı rahatlatıp yazıma döndüm. Ama sonra baktım Hasan Abi’nin hayaleti tekrar odanın bir başka yerine kurulmuş gözlerimin içine bakıyor. Bir şey demiyor ama benim suçlu vicdanım ne demek istiyor acaba diye hızlı hızlı yorumlar yapıyor: “Sen köşe yazarısın Orhan Kemal, nedir bu şimdi, mail atıp, üzüntü belirtmek; neden yazmıyorsun bu konuda, konforun mu kaçıyor?”
Sahi, neden oturup her birimiz yazmıyoruz bu konuları? Uzun zamandan beri, tek tek köşe yazarları aramızdan sessiz sedasız bir şekilde ayrılıyorlar. Binbir bahane bulunuyor, vicdanlar rahatlasın diye. Kimisi açıkça söyleniyor, kimisi kapalı kapılar ardında: “Canım o da bu kadar maaş alıp, ana medyada böyle marjinal konular yazmaya kalkmasaydı”, “Çok PKK çizgisindeydi”, “E şimdi onunki eleştiri miydi canım, adam Başbakan’a açıkça hakaret ediyordu yani”, “Yeni dönemi anlayamadı”. Falandı, filandı, yani onları işten atanların ve attıranların hiçbir günahı yoktu. Bir de şimdi yeni moda çıktı, aslında Başbakan ya da hükümet hiçbir gazetecinin işten çıkarılmasını istemiyormuş, bütün bunlar işgüzar gazete patronlarının işiymiş. Öyle mi gerçekten? Beyler, böyle şeyleri söylerken elinizi vicdanınıza koyun lütfen. Eğer Başbakan, gazete patronlarının kraldan çok kralcılık yapıp, gazetecileri işten atmasından rahatsızsa, bir tek cümleyle bütün atmosferi değiştiriverir. ‘İklim değişir Akdeniz olur.’ Bunun böyle olacağını siz de çok iyi biliyorsunuz.
Yazı odalarımız, yazamayan arkadaşlarımızın hayaletleriyle dolu. Onların varlığını inkâr etmek için binbir bahane üretiyoruz. İnkâr ettikçe, vicdanlarımızdaki kara gölge daha da büyüyor. “Bir hayaletin varlığını inkâr etmek, sadece onun daha da büyümesine neden olur” der bir Grönland atasözü. Yazı odalarınızdaki hayaletleri inkâr etmeyin. Onlara yer açın. Varlıklarını inkâr ettikçe, büyüyen cüsseleri, bir süre sonra nefes alamaz hale getirecek. Tabii hâlâ biraz da olsa vicdanı kalanları...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020