Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Hrant Dink’i dört yıl önce öldürdüler. Hrant yaşasaydı 15 eylül günü, 57. yaşını kutlayacaktı. Cinayetten bu yana dört yıl geçti, adalet yerini bulmadı, karanlıklar aydınlanmadı.
Hrant’ın katilleri bugün Beşiktaş Adliyesi’nde yargılanacaklar. Ama karanlığın sonundaki ışığı görmek için hâlâ umut yok.
Bugün bu köşede iki mektup okuyacaksınız. İlki Hrant’ın arkadaşlarının Başbakan’a yazdığı mektup. Diğeri de, 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da öldürülen Apê Musa için Başbakan’a yazdığım, kişisel bir mektup..
Hrant’ı ve Apê Musa’yı rahmet ve saygıyla anıyorum.
Hrant’ın Arkadaşlarından Başbakan’a mektup:
Sayın Başbakan,
Arkadaşımız Hrant Dink’i öldürdüler.
Beşinci yılına yaklaşan adalet arayışımız kadük kalmıştır.
Dilekçe verdiğimiz topyekûn devlet, kendini katile yakın gördü.
Zaten; katil, polis, bayrak ve muzaffer gülümseme kahramanlık posterinde poz vermişti.
Bir türlü ilamını malum edemediğiniz o kalabalık güruh, elbirliği ile kıstırmışlar, hain pusuda kurşun sıkmışlar, kaçmışlar, saklanmışlardı
Şikâyetçiyiz.
“Namus Sözümdür Adalet” diye ölü evinde ant içtiğiniz halde, Hrant Dink’i işaret parmağıyla gösterip “bunu” diyen yardımcınızı “Meclis Başkanı”, resmî makamda, adamları resmen “yakarız canını bak” diyen valinizi “Vekil”, emanet edilen canı kollamayan, kötülerin işini kolaylaştıran Emniyet Müdürü’nüzü “Vali”, 17 yaşındaki O.S’yi kocaman “Ogün Samast” ettiniz.
Kan adaletle susar, şikâyetçiyiz.
İsim verdik soruşturun diye, İçişleri Bakanı’nız olmaz onlar bizim çocuklar dedi.
Dışişleri Bakanı’nız AİHM savunmasında bu toprakların yiğit evladına “Nazi” dedi.
Çevik kuvvetleriniz Rakel Dink önlerinden geçerken katillere yazılan methiye türkülerini mırıldanarak Beşiktaş Adliyesi’nde koro yapıverdiler .
Katillerimizi adalet evine getiren Jandarma, cezaevi aracına “Ya sev ya terk et” diye yapıştırma asmıştı.
Sayın Başbakan, nedir daha derine inmeyi engelleyen o büyük kasabanın sırrı”? Nedir sözünüzü tutmanıza mani olan?
Azınlıklardan gasp edilenin birazını geri vermeniz sebebiyle seslendirdiğiniz nutukta “Bu ülkede hiç kimse ruh tedirginliğiyle yaşamayacak artık.” diyordunuz Hrant’ın veda mektubuna atfen.
İnanın tedirginliğimiz her zamankinden büyüktür.
Sayın Başbakan, mala gelenin telafisi bulunur.
Cana gelene de davranınız.
O Anadolu Toprağı’ndan Hrant Dink’in payına bir metrekare toprak düştü; mezarıdır!
Kamera denilen vaka-ü nüvis silinmiş, bize kalan azıcık 19 Ocak 2007 seyirliğinde beş kişi saydık Hrant’a pusu kuranlardan.
Kim bunlar Sayın Başbakan?
Görüneni, görünmeyeni, katillerimizi istiyoruz, adalet olsun, hak hâkim olsun diye.
Bizim hakkımız bizde saklı duruyor, helalleşmekten başka çarenin kalmadığı savaş yorgunu memleketimizde.
Suallerimiz cevapsız... Adalet nöbetçisi “Hepimiz Hrant’ız” diyen yüzbinlerin eli hâlâ vicdanında... Cevaplarımızı almadan susmayacağız, sormaya devam edeceğiz.
Hrant için, Adalet için. (Hrant’ın Arkadaşları)
Apê Musa’nın acısını unutmadık..
Sayın Başbakan,
Musa Anter, Diyarbakır’da 20 Eylül 1992’de, bir JİTEM operasyonuyla öldürüldü.
Ama bu operasyona karar verenlerin bölgede faaliyet gösteren başına buyruk küçük bir grup olmadığı, Ahmet Cem Ersever’in Ankara’dan, elinde bu ölüm kararıyla çıkıp Diyarbakır’a geldiği biliniyor.
Yani infaz kararı yüksek yerlerde alınmış!
Operasyona katılanlardan biri olan Ali Ozansoy’a cinayetten sonra ve iddiaya göre Hanefi Avcı’nın isteğiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde yeni bir görev verildi.
Ozansoy’un bu görevi hâlâ sürüyor.
Yani Musa Anter’in öldürülmesine iştirak eden eski bir PKK itirafçısı, Emniyet Müdürlüğünde memur olarak 19 yıldır görev yapıyor!
Operasyonun olacağını “çocuklar bu gece eve biraz geç gideceksiniz” diyerek, Diyarbakır JİTEM merkezinde , Ali Ozansoy ve Abdulkadir Aygan’a haber veren JİTEM-TİM Komutanı Savaş Gevrekçi hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapıldı mı, bu da meçhul..
Tetiği çeken, Dıjwar kod adlı Hamit Yıldırım’ın hâlâ Şırnak’ta ve güçlü bir korucu ailenin himayesinde olduğu konusunda iki kez suç duyurusunda bulundum, hiçbir sonuç alamadım.
‘Kürtler’in ve Türklerin Apê Musası’, Musa Anter, hayatı boyunca devletin güvenlik ve istihbarat örgütleri tarafından izlenmiş bir insandı. Onu öldüren ekibin lideri konumunda olan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın MİT’te alınan ifadesi, talepte bulunmama rağmen, dava dosyasına konulmadı. Oysa bu ifade, Musa Anter’in ölümüne kim, kimlerin karar verdiğini ortaya koyan bir ifadedir. Fakat MİT, elindeki bilgileri, raporları paylaşmaktan imtina ettiği için, şimdiye kadar sadece bir paragrafı Mehmet Eymür tarafından açıklanan ifadenin bütününe bir türlü ulaşılamıyor..
Sayın Başbakan,
Yarın 20 eylül.
Bu vesileyle, size Apê Musa’nın öldürüldüğü 20 Eylül gününü yeniden hatırlatmak istedim..
Diyarbakır’da siz geçen sene 4 eylülde halka seslenmiş ve “Bizler Apê Musa’nın acısını unutamayız” demiştiniz.
Bu sözleriniz bizi oldukça umutlandırmıştı. Ama aradan geçen zamanda bu cinayet dosyasıyla ilgili olarak, bu umudu güçlendirecek hiçbir olumlu gelişme yaşanmadı.
Bu dosya, bu gidişle, zamanaşımı nedeniyle kapanacak ve Apê Musa’nın katilleri cezasız kalacak.
Sayın Başbakan,
Kamu vicdanı, Apê Musa cinayetinin, hesabı sorulmayan, sorulamayan bir cinayet olarak tarihe geçmesinden yana değil.
Ortak acımızın daha da büyümesine ve Apê Musa cinayetinin failleri belliyken, faili meçhul bir cinayet olarak tarihe geçmesine izin vermeyin..
Saygılarımla..
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012