Osman CAN
Her şey olması gerektiği gibi.
Basında yer alan bilgilere ve ardından Hükümet Sözcüsü'nün yaptığı açıklamalara bakılırsa, Türkiye'de iktidarı belirleyebilecek, etkileyebilecek hangi alanlar varsa, bu alanlarda bilinen ve etkili tüm figürlerin dinlendiği anlaşılıyor. Bu konunun detayları önümüzdeki süreçte netleşecek. Ama böyle bir hamlenin sağlayacağı imkanları bir düşünün!
Siyasal bir kadronun neredeyse tamamı, sermaye, bürokrasi, akademi ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile farklı politik pozisyona sahip olsalar da, siyasette karşılığı olan tüm aktörler tasfiye edilebilir. Tasfiye edilmeyecek olanlar yönlendirilebilir, değilse sindirilebilir. Zarar potansiyeline veya işe yararlığına göre tabii ki...
Yani Türkiye siyasal kadrolar bakımından sıfırlanabilir ve yeniden başlatılabilir!
Elbette her zamanki gibi hukuk perdesi altında...
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun filanca maddesi dinleme imkanı veriyor. Ceza Kanunu'nun falanca maddesinde sayılı suçlardan birinin işlendiğine yönelik şüphe varsa savcı harekete geçer, hakim karar verir, dinleme başlar, her defasında süre uzatılır vs., vs., vs.
Yetki, kanunda yazılı, bunda şüphe yok.
***
Ancak, mesele hukuken tanınan bir yetkinin kullanılması ve onunla bağlantılı kuralların uygulanması değildir. Mesele "ilk karar". Yani her şeyin başlangıcı olan eylemin veya olayın nitelendirilmesi...
Ve bu, hiçbir kanunda yazmaz, zira kişide bitiyor.
Şöyle diyelim, kitap "bomba" olarak nitelendirilirse ne olur? Elbette hukuk kuralları işletilmeye başlanır. Kitabı basanlar, satanlar, pazarlayanlar, tavsiye edenler, okumak için ödünç verenler, tartışmak için bir araya gelip tartışanların tamamı örgütlü suç kapsamında tutuklanır. Tabii ki usul kurallarına göre...
Ama sorun o kurallarda değil, insanların itirazı da o kurallara değil.
Sorun ilk kararda, nitelendirmede...
Yani "yetkili" olan kişinin kararında, onun "takdiri"nde. Hiçbir kitap "kitaba bomba demek yasaktır" demez. Bir ülkenin hükümeti suç örgütü olarak nitelendirilir ve öyle takdir edilirse, elbette iktidarı ayakta tutan sermaye, sivil toplum aktörleri, akademisyenler, hukukçular, entelektüeller, medya grupları, toplumsal pek çok aktör, bu suç örgütüyle bir şekilde ilişkilendirilir.
***
"Yetkili" olanın ilk "takdir"i arızalı ise, tüm süreç arızalı hale gelir. Kötü niyetli ise, hukuk kuralları, hukukun asla kabul etmeyeceği bir amaç için kötüye kullanılmış olur. Hukukun varlık sebebi ve uygulanmasını meşrulaştıran şey kamu yararıdır. Amaç bu değilse, sonraki uygulamalar hukuk değildir. Sonrası için "hukuka saygı" iddiası, hukuka saygısızlığın diğer bir adı olur. Yargı bağımsızlığı iddiası, siyaseti ve toplumu bireyleri katletmenin lisansına dönüşür.
Hukuka saygı, hukuku, hukukun var oluş amacına uygun olarak kullanmakla başlar!
Bir tür siyaseti resetleme hamlesi... Bir tür darbe girişimi...
Bunda şüphe yok.
Ama ben başka yerdeyim ve orada durmaya devam edeceğim!
İtiraf edeyim!
Türkiye'de ben de olsam ben de aynı şeyi yapardım herhalde. Zira Türkiye'de iktidarın yüz yıllık yapısı ve anayasal düzeni bunun için yeterli cazibeyi ve motivasyonu sunuyor!
Kapsayıcı ve paylaşımcı olmayan siyasal kurumlara sahip olmadığı için tüm iktidarı, imkanları, rantı vs.merkezde toplayan katı merkeziyetçi bir yapı var oldukça, kolay yoldan ona ulaşmak dururken, neden demokrasinin zahmetli yolunu tercih edeyim?
Neden avamı ikna etmek için uğraşayım ki?
Halka ait kılınmamış kurumlarını ele geçiririm, iktidar benim olur, olmazsa da Kartacayı yakarım.
"Ya benimsin ya kara toprağın" derim.
Üst perdeden üretilen teori ve söylemler, modern-laik veya arkaik-batıni yapıların bu motivasyonunu maskeliyor.
Bu motivasyonun ürettiği resetleme hamlesi, kapsayıcı olmayan anayasal düzenin kalıcılaşmasını hedefliyor. Kurumsal resetlemeyi engelliyor.
Meselenin esası bu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015