Osman CAN
Köy ortamında en büyük heyecanım okulların başlamasıydı. Türkiye’nin en doğusunda bir köy ortamımda, yeni kitaplar, yeni bilgiler ve batıdan gelen öğretmenleri heyecanla beklerdim. Okullar açılmadan her gün okul ve lojmanları ziyaret eder, gelmeye başlayan öğretmenler görünce, takvim yaprakları daha hızlı düşerdi sanki. Yine böyle bir gündü. Sabah saatlerinde lojmana geldim. İki öğretmen, iki iskemleye oturmuş, ortadaki derme çatma bir sehpa üzerinde Marksizm’e dair bir kitap... Öğretmenlerden biri kitaptan bir paragraf okuyor, sonra makineli tüfek hızında argümanlar, kavramlar ve cümleler sıralayarak tartışıyorlardı. Bir ara radyoyu açmamı istediler. Açtım. Hasan Mutlucan’dan bir kahramanlık türküsü, ardından “1 No’lu Milli Güvenlik Konseyi Bildirisi” okundu.
İkisi de bir süre dudak bükerek bildiriyi dinledikten sonra, “devrim durdurulamaz!” deyip kapatmamı istediler ve makineli tüfek ritminde tartışmaya devam ettiler.
Aradan iki ay geçti. İç karartıcı bir kış günü cemseler köye geldi. Öğretmenlerin bir kısmıyla birlikte gençlerin çoğunu alıp götürdü. Kimileri aylar, kimileri yıllar sonra köyüne dönebildi.
12 Eylül Darbesi’nin bir köy ortamında bir ortaokul öğrencisinin yaşamına yansıyan kısmı bu.
Hapishanede bir köşede, kendine küçük bir dünya kurmaya çalışan bir çocuğun psikolojisinden farksız...
Cemseler hep vardı çünkü.
Bütün Türkiye bir hapishane.
Bu hapishane 12 Eylül ile inşa edilmedi ne yazık ki.
Türkiye 12 Eylül’den önce de hapishaneydi. Sadece hapishane yönetiminde zafiyet olduğunda, hapishanedekilerin bir kısmı kurtarılmış alanlar ilan ediyor, geri kalanlar için can ve mal güvenliği ortadan kalkıyordu. Geri kalanlara ise düzeni sağlayacak otoriteyi çağırmak kalıyordu.
12 Eylül Darbesi o çağrıya cevaptı. Evren de otoriteyi sağlayan kişi.
Türkiye 1921 Anayasası’nın rafa kalkmasından bu yana toplumun içinde gayri iradi bir şekilde tutulduğu bir anayasal düzen içinde yaşıyor. Anayasal düzenin katı merkeziyetçi, ideolojik, etnosentrik niteliği ve imkânlarıyla toplum o hapishane içinde tutulmaya, hapishanenin kurallarına göre terbiye edilmeye çalışılıyor.
1950’de hapishane yönetimi kontrolü kaybetti. 27 Mayıs ile kontrol tekrar sağlandı. Bir daha olmasın diye hapishanenin yapısı değişti.12 Eylül Darbesi de onun eksikliklerini tamamladı. 27 Mayıs Darbesi hapishanedeki bir cenahın ağzına bir parmak bal sürerken, 12 Eylül ötekine benzerini yaptı. Bu sayede bir cenah sadece 27 Mayıs’a lanet okurken, diğeri de hıncını 12 Eylül’den çıkarmaya yelteniyor. Hapishane yönetimi daima bir kesimi yedeğine almasını bildi.
Bugün Evren’in ölüsü üzerinde tepinenlerin 27 Mayıs gibi bir sorunlarının olmaması bu yüzden. Bu yüzden 24 Anayasası’yla da sorunları yok. Ama halkın hapishaneye alınmadığı 21 Anayasası’na ve 20 Ruhu’na bu yüzden çok yanaşmazlar.
Mevcut Anayasal Düzen ile ülkenin yönetilmesinin konforunu yaşarken, buna seyirci kalırken veya değiştirilmesine karşı çıkarken, Kenan Evren’in cesedi üzerinde tepinmek çok ahlaki değil.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015