Şevki ÇELİKCİ
İşte bu atmosfer içinde Muzaffer, bana bir gün bir öneri getirdi. Merakla öneriyi dinledim. Şaşırdım, ağlar gibi oldum ve sevindim. Bana TKP üyeliği teklif ediyordu. “Demek ki üye olmadan komünist olunmuyormuş” dedim kendi kendime. Hiç tereddüt etmeden kabul ettim. Ancak “Ben daha yetersiz değil miyim?” diye sordum. O da “Hayır. Parti, seni üye olman için yeterli gördü ve bu teklifi yapmam için beni görevlendirdi” dedi. Hemen bir üyelik dilekçesi yazarak 1977 yılının sonbaharında, Türkiye Komünist Parti’sine 28 yaşında üyelik başvurusunda bulundum. Daha sonraki günlerde üyeliğimin kabul edildiğini öğrendim. Ne mutlu bana ki, o zamana kadar sürdürdüğüm toplumsal mücadelenin armağanı bu olmalı idi. Yine ne mutlu bana ki, TKP üyesi yani komünist olmuştum. Kutsal görevin onaylanmış bir neferi idim. Bundan sonra sorumluluklar arttı. Örnek insan olmanın yanında, TKP her şeyimizdi. İleriki günlerde üç yoldaştan oluşan, Muzaffer Duymaz yoldaşın sekreterliğinde ben ve Mehmet Aydın yoldaşla Bandırma Bölge Komitesi’ni oluşturduk. Partinin üst yönetimi ile ilişkileri, Muzaffer yürütüyordu. Pek tabii ki partiye üye olurken, herkese bir parti adı veriliyor, bu da illegal çalışmanın bir gereği idi. Muzaffer’in parti adı Kazım Akşahin. Mehmet’in Binali Seydo, benim ise Aydın Yazman’dı. Parti çalışmalarında, hep parti adlarımızı kullanırdık.
1978 yılının Mart ayında Etibank’a başvurum kabul edildi. Sungurlar’la Etibank arasında parasal anlamda bir uçurum vardı, ama dedik ya, artık sınıf mücadelesi belirliyordu her şeyi. 110 lira brüt günlük ücretle işe girdim. Etibank, kimya işkolunda faaliyet gösteren bir devlet kuruluşudur. Bu kuruluşun, aynı isimle anılan bir de bankası vardı. Özal hükümetleri döneminde, özelleştirme adı altında çarçur edilerek yağmalandı ve bitti. Bizim işletmede o zamanlarda 1.500 işçi ile 150 kadar da memur ve mühendis çalışırdı.
Normal sendikal çalışmaların yanında artık, parti çalışmaları ön plana çıkarak hızlı bir örgütlenmeye gidildi. Kısa bir süre içinde çoğu birimlerde parti örgütlerini oluşturduk. Parti’ye yeni yoldaşlar kazanıldı. Onlarca sempatizan, çalışmalarımıza katıldı. Bölge komitemize bir yoldaş daha katılarak dört kişi olduk. Bu yoldaşımız Boraks Fabrikası’nda çalışan Kimya Mühendisi Güner Anaç (parti adı Günebakan) yoldaştı. Sırası gelmişken söyleyelim. Bu arkadaşımız daha sonra partiden ayrılarak İşçinin Sesi grubuna geçti. Zaten gelişi de oradandı. Etibank’ta kısa sayılabilecek bir sürede, partinin gizli yayın organı olan Atılım Gazetesi’ni 60 adet dağıtır duruma geldik. Etibank’ın haricinde Tekel ve Bagfaş işyerlerinde Parti birimleri oluşturuldu. Bandırma’da İGD (İlerici Gençler Derneği) ve İKD (İlerici Kadınlar Derneği) şubeleri kuruldu. Bu kuruluşlar, Bandırma’da önemli işler başardılar. Yine sırası gelmişken belirtmeliyim: Eşim Hidayet, İKD’nin aktif üyelerindendi. Hiç bir eylemini kaçırmazdı. Belirtmeliyim ki politik yaşamım boyunca, eşim bana hiç engel olmadı. Destek verdi, kendisi de hep aktif oldu.
Şimdi tam tarihini hatırlamıyorum, Muzaffer yoldaş, parti kararı gereği, Etibank’tan istifa ederek Bursa’ya gitti. Pek tabiî ki bu kararı partinin üst kademesi almıştı. İşte bundan sonra benim için sorumluluk bir kat daha artmıştı. Muzaffer yoldaşın gitmesi ile Parti Bölge Sekreteri olarak ben görevlendirilmiştim. Komite toplantılarımız, düzenli olarak, bir önceki toplantıda belirlenen gün ve saatte yapılırdı. Bu toplantılara bazen, Merkez Komitesi Üyesi (o zamanlar “Sarıca Yoldaş” olarak bildiğimiz) Ulvi Oğuz da katılırdı. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim, komünist olmamda Ulvi Oğuz’un büyük katkıları olmuştur. Disiplinin ne demek olduğunu, özverinin ne demek olduğunu, gizliliği öğrenmemde büyük katkıları oldu. Sevmeyi sevilmeyi ben, Komünist Partisi’nde öğrendim. Komünist Partisi’ni yükseltmek, büyük bir parti durumuna getirmek için gece gündüz demeden çalıştık. Bir oranda bunu başardık da. Bandırma’da tek başımıza eylem koyacak duruma geldik. Bunlar arasında, 1978 yılındaki Pahalılığa Hayır Mitingi, Kemal Türkler’in katledilişinde yine yoldaşlarımızın çalışmaları sonucu iş bırakma eylemleri sayılabilir. Yine milletvekili seçimleri nedeni ile TKP’nin öncülüğünde ortaklaşa TİP, TSİP, Dev-Sol örgütleri ile mitingler düzenlendi. O mitinglerden birinde TKP Marşı’nın bir bölümü, miting hoparlöründen (yanlışlıkla da olsa) yayınlandı. İlk Kürtçe şarkılar (Şivan Perver’in) o mitinglerde çalındı. Genel olarak legal alanda Birlik-Dayanışma diye anılırdık. Mitingde bir legal parti yöneticisi gibi konuşma da yaptım.
Partimiz geliştikçe, yönetim şekli de zorunluluktan kaynaklanan yönetim şekillerini terk edip normal, olması gereken şeklini alıyordu. Örneğin; ben önceleri Merkez Komitesi’nden Ulvi Oğuz’a bağlı çalışırken, daha sonra Balıkesir İl Komitesi’ne bağlı çalışmaya başladım. Ancak bu çalışma çok kısa sürdü. İki veya üç ay sonra benim sekreterliğimde yeni bir Balıkesir İl Komitesi oluşturuldu. Daha önce Balıkesir İl Sekreteri olarak görev yapan Mehmet Kurnaz ile Gönül Ağabeyoğlu yeni İl Komitesi’nde yer aldılar. Bu komite, iyi işler yaptı. 1 Mayıs’lara gerek Bandırma’dan gerekse Balıkesir’den yığınsal katılımlar sağlandı. Parti, yeni üyeler kazandı. Çeşitli etkinlikler, hep partimizin öncülüğünde gerçekleştirildi. 1 Mayıslara (1977, 1978, 1979 ve 1980) aralıksız yığınsal bir şekilde sendikalarla birlikte katıldık. Özellikle Petrol-İş Sendikası’nda oldukça etkinliğimiz vardı. 1 Mayıs’lar; 1977 ve 1978’de İstanbul’da, 1979’da İzmir’de, 1980’de ise Mersin’de kutlandı. Yeri gelmişken, Mersin’deki kutlamalara giderkenki küçük bir anımı da anlatmak istiyorum. Mersin’e yaklaştığımızda Erdemli ilçesinde jandarma, konvoyumuzu durdurdu. Arama yaptı, gerekçesiz beni ve başka bir arkadaşı tutukladı. Sendikacı arkadaşların girişimleri sonucu serbest bırakıldık. İki, üç saat gecikme ile miting alanına girdik.
Partili yaşamım çok iyi anılarla anacağım bir dönemi kapsar. Disiplini, sevgiyi, saygıyı, toplumsal mücadeleyi, kişisel çıkarların insanı nasıl soysuzlaştırdığını, aşkı ama gerçeğini, hep Parti öğretti bana. Mutluluğun tek başına olamayacağını, ancak toplumsal bir mutluluktan söz edilebileceğini Parti’de öğrendim. Bunu bir örnekle şöyle açıklayabiliriz belki. Parti’nin daha iyi faaliyet yürütebilmesi için mali olanaklara sahip olması gerektiğini herkes bilir. Hele TKP gibi illegal koşullarda çalışmak zorunda bırakılan bir parti için bu daha da önemlidir. Üyelerinin durumu zaten ortada. Büyük bir bölümü işçilerden ve memurlardan oluşan bir partinin, başka gelir kaynakları bulması gerekir. Merkez Komitesi, olanağı olan yoldaşlardan borç para alınarak bir işletme kurulmasına karar vermiş. Bu ise Ulvi Oğuz’un bana söylediğine göre “Besicilik ve Hayvan Üretme Çiftliği” olacaktı. Benim de o dönemde Anadol marka bir arabam vardı. Bana “Yardım edebilir misin?” teklifi geldiğinde hiç düşünmeden arabayı satarak 230.000 lirayı partiye verdim. O günkü koşullarda bir işçinin maaşının 3.000 lira olduğunu düşünürsek bu miktar, azımsanmayacak niteliktedir. 12 Eylül dönemi gelince her şey bitti. Ama emin olunuz, “Bu para bana ödenmedi” diye hiç üzülmedim. Şunu da eklemek istiyorum: 12 Eylül olmayıp da ödenmese idi, yine benim için değişen bir şey olmazdı. Yine benim partim biricik TKP’mdi. Şu anda kapandığı halde hala onu özlüyorum.
Neydi o meşakkatli, çileli ama aynı zamanda güzel, mutluluk dolu o günler. Bu durum yazı ile konuşma ile anlatılamaz ki! Yaşamak gerek. Bunun yanında bilgili olmak bunun için de okumak lazım. Bunlar olmazsa yine anlaşılmaz. Bu nedenle çeşitli dönemlerde parti yaşamı ve eğitim ile ilgili çalışmalar yapıldı. Parti’nin yayın faaliyetleri bu bilgilenme konusunda oldukça yararlı oldu. Komünist içerikli yayınlar, durumun elverdiği ölçüde yayınlandı. Örneklemek gerekirse, aylık yayınlanan Merkez Komitesi’nin illegal yayın organı Atılım Gazetesi, legal yayın organları Ürün Sosyalist Dergi ile Barış Ve Sosyalizm Sorunları Dergisi’nin yanında gençlikle ve kadınlarla ilgili birçok yayın yapılmakta idi. Yayınevi olarak da Konuk Yayınlarını sayabiliriz.
İşte bu yoğun çalışmalar sonucu Bandırma’da parti, gençlik örgütü, kadın örgütü ve öğretmen hareketi güçlendi. Durumumuz hatırı sayılır bir vaziyete geldi. Faşist hareket hiç gelişemedi. Parti çalışmaları, daha önce değindiğim gibi, Muzaffer arkadaşın sekreterliği döneminde çok başarılı bir evre geçirdi. Haftada bir toplanılıp durum değerlendirmesi ve önümüzdeki işlerin planlaması yapılırdı. Bu çalışmalar daha sonra benim sekreterliğimde de, gerek Bölge Komitesi’nde gerekse İl Komitesi’nde aynı disiplin ve özveri ile devam etti. Onbeş günde bir cumartesi günleri saat 13’te işten çıktığımda, Balıkesir’e gider, oradaki işleri yoldaşlarla görüşüp kararlaştırdıktan sonra, akşam saat 20 ile 21 sıraları İstanbul otobüsü ile İstanbul’a sabah 6 da varırdım. Topkapı Garajı’nda saat 9’a kadar vakit geçirip, daha sonra bir araçla Karaköy civarındaki randevu yerine giderdim. Ulvi Oğuz’la gereken konuşmalar yapıldıktan, işler planlanıp kararlaştırıldıktan, raporlarımı sunduktan sonra tekrar Bandırma’ya dönerdim. Bu çalışmalar, aralıksız 29 Mayıs 1981 sabahına kadar sürdü. O sabah saat 04’te tutuklandım.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları



































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.07.2014
25.10.2013
16.10.2012
18.09.2012
3.09.2012
23.08.2012
20.08.2012
8.08.2012
2.08.2012
21.07.2012