Süleyman Seyfi Öğün
ABD’de derin bir çatışma, yer yer uç vererek devâm ediyor. Bu çatışmanın bir ucunda Trump; diğer tarafında ise ABD’nin, kendisinden çoğu defâlar Pentagon olarak da bahsedilen sert çekirdek kurumsal çevrelerinin olduğunu görüyoruz.
Trump’ın ekonomist (müteahhit) ve siyâsetçi profilleri arasında kararsız kaldığı; iktidara geldiği ilk günlerden başlayarak söylendi. Trump, günümüz dünyâsında çatışan 'sermâye-devlet' ikilisi arasında bocalıyor. Bir taraftan gözü, dünyânın ABD hegemonyasına tâbî kılınması için atılacak adımlarda; diğer taraftan ise bu dünyânın rantlarında. Erdoğan görüşmesi öncesinden attığı tweet’de ağzından kaçırdığı üzere; istediği, bölgesel sorunlara ABD’nin doğrudan dâhil olması değil. ABD’nin Ortadoğu’ya lüzumundan fazla girerek çok fazla kaynak tükettiği ve bunun karşılığında istediklerini elde edemediğinden yakınıyordu. Aslında Trump, Suudi operasyonunda gösterdiği performansın yeterli olduğunu düşünüyor. Dünyânın yüksek bir silahlanma düzeyinde ABD’nin sâbit alıcısı olarak kalmasını savaşacaklarsa kendi aralarında savaşmalarını; bu işe ABD’yi bulaştırmamalarını arzuluyor. Hâsılı savaş ve yıkımlar olsun; ama ardından bol rantlı bir onarım sürecine girilsin istiyor. Hatta bunu sağlamak için, devlet dışı güçlerle işbirliği yapabiliyor. Çin ve Rusya ile çatışmak yerine, Yeni İpek Yolu’nun rantlarına dâhil olmak istiyor.
Bu bakışın ciddî bir karşılığı olmadığını düşünüyorum. Sermâye-devlet gerilimi, Trump’ın tahmininden daha sert geçiyor. Siyâsal gereklilikler ve öncelikler basit hesaplarla yapılan ekonomik fırsatçılığın önünde gidiyor. Nitekim sert çekirdek müesses nizâmın dayatmaları kendisini hissettiriyor. Trump’ın ayağı kaydırılan, istifa eden veyâ etmeye mecbur bırakılan ekip arkadaşları hep bu sert çekirdek çizgiyi şu veyâ bu şekilde bypass eden kişiler. Trump’ın etrafındaki çemberin daraldığını ve eğer sert çekirdek siyâsetlere uygun adımlar atmazsa tasfiye edileceği anlaşılıyor.
Trump karşıtı ve kendisini hizâya getirmeye mâtuf kampanyaların özellikle de Putin ile yaptığı Vietnam görüşmesi sonrasında hız kazandığını görüyoruz. Trump’ın Rusya ile yakınlaştığı izlenimini veren o resmi affetmediler. Sert çekirdek ABD siyâsetleri ABD’nin tek başına bir dünyâ hâkimiyeti kurmasını istiyor. Yâni son derecede haris bir bakışları var.
Post-IŞID devir bir hayli yanıltıcı etkiler doğurdu. Siyâsal çözümün vakti geldiğini ilân eden ve Suriye ve Irak’ı 'üçe beşe' bölen haritaları tartışmaya başlayan bir zemin konuşulmaya başladı. Hâlbuki bu zeminin altı son derecede boş. Kolayca bir göçüğe yuvarlanabiliriz. Yanılmış olmayı çok ama çok isterim; ama kanaatimce de olacak olan budur. Post-IŞID devri karadelik bir devir olarak şekillenecek görünüyor. Bu işi böyle bırakmayacaklar. Sâdece Suudları ve BAE’ni haraca bağlamakla bu iş bitmeyecek. Yemen’de Hûsî saldırısında eski devlet başkanı Sâlih’in vahşi bir şekilde öldürülmesi ve cenâzesine revâ görülen aşağılayıcı hareket, Mısır’da yüzlerce insanın ölümü ve bir o kadarının da yaralanmasıyla neticelenen korkunç katliam; İsrâil’in Sûriye’yi vurması, Netanyahu dâvâsı ve nihâyet Kudüs’ün İsrâil’in başşehri olarak tanınması girişimi... Bu liste , endişe ederim ki biraz daha uzayacak…
Şimdi bir bakalım: Sâlih’in öldürülmesi İran-Suud gerilimini tırmandıracak esaslı bir adım… Mısır’da ise hristiyan-müslüman gerilimi tırmandırılyor… Sûriye’yi vuran İsrâil, gözü karalığını ilân ediyor. Unutmayalım; Sûriye bugün şöyle veyâ böyle Rusya’nın koruması altında. Bu, saldırısı İsrâil’in hiç kimseyi dinlemeksizin bölgeyi gerekirse cehenneme çevirebileceğini gösteriyor. Kudüs’ün başşehir olarak tanınmasını sağlamak bu kararlılığın en baştan çıkarıcı adımı…
Bütün bunlar gösteriyor ki, Post-IŞID devri, Suriye ve Irak meselelerinin çözümü ve görece bir istikrarı değil, bunları da içine alan; yeniden formatlayan çok daha yaygın bir çatışma evresini içeriyor. Aklının bir tarafı kurt bir ekonomiye çalışan Trump, ABD’nin silâhlandırdığı PKK ve Suud-BAE’de bunların tüketimi olmadan yeni sürümlerinin de olmayacağını herhâlde görecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
29.04.2021
22.04.2021
4.06.2020
22.04.2019
4.02.2019
14.02.2019
11.02.2019
4.02.2019
28.01.2019