Talat ULUSOY
Kasım- aralık ayları Cumhuriyet’in “Devrim Tarihi”nde önemli aylardır. “Şapka”nın (28 Kasım 1925) ardından çıkarılan “Tekke ve Zaviye”leri kapatan kanun 13 Aralık 1925’te yürürlüğe girer. Bir yıl önce çıkarılan Diyanet İşleri Reisliği “açma” kanunu ile birlikte değerlendirilince görülür ki, İttihatçı Cumhuriyet, “devlet dini”ne ortak olacak hiçbir inanç ve “sivil” kurumun yaşamasını istemez.
Bin yılı aşkın bu coğrafyada kesintisiz süren tasavvuf hayatı, “farklı” düşünce zenginliğiyle “sivil” bir örgütlenme ve iletişim ağının kaynağıydı. Bu kaynak kurutularak üstüne inşa edilen “tekçi- laikçi- diyanetçi” toplumda “Laikçi-İslamcı” veya gerici- ilerici dışında bir “fark”ın fark edilememesi, İttihatçı zihniyet sayesinde düşünce hayatının ne dehşet bir yoksulluk içine düştüğünü gösterir!
TEK TÜRBE KURTARMAZ
Bu tasavvuf dünyası dediğin nerede başlar, nerede biter? Bu zor sorudan “ucu bucağı yoktur” deyip sıyrılmak mümkün mü? “Ne bu, ‘Melamet’ yolu mu” diye en uçtan soruyla üstüne gelinirse; “Bir ben vardır bende benden içeri” deyip Yunus’a sığınmak var! Bugünün sağlı sollu “tekçi” zihniyet dünyasında Yunus’un sözü sınıfı geçirir mi? Bunu bilemem, ama haddimi bilir ve doğru “tekke”ye dönerim:
“Tekke ve Zaviye ve Türbelerin Kapatılması”na dair kanun tek ana maddeliktir ve son cümlesi şöyledir: “Kapatılmış olan tekke ve zaviyeleri veya türbeleri açanlar veya bunları yeniden ihdas edenler veya tarikat âyini icrasına mahsus olarak velev muvakkaten olsa bile yer verenler ve yukarıdaki unvanları taşıyanlar veya bunlara mahsus hizmetleri ifa veya kıyafeti iksâ edenler (elbise giyenler) üç aydan eksik olmamak üzere hapse ve elli liradan aşağı olmamak üzere para cezasına çarptırılırlar.” O zamanlar için elli lira çok büyük para!
30 Mart 1950, “Anıt Kabir”in ana bölümlerinin bitişinden beş ay önce, “Milli Şef” İnönü bu “devrim kanunu”nu değiştirir ve bazı türbeler açılır. “Milliyetçi” düşüncenin serpilip gelişmesi için Orta Asya efsaneleri yetmemiştir, başka “tarihî kök”lere ihtiyaç duyulur.
“Milletler hayatında kesin merhaleler (aşamalar) olmadığı ve bir milletin atlamalar yaparak önceden gerçekleşeceği tahmin edilemeyen ülkülere erişileceği Türk inkılâbının verimleriyle tespit edilmiştir...” (“Kuruluşunda ve 20 Yıl Sonra CHP” adlı yazısında CHP broşüründen aktaran,Ahmet Demirel, 24 Kasım 2013, Taraf)
Evet, çeyrek asır içinde “atlamalar” yapan İttihatçı Cumhuriyet “tekke-zaviye”nin üstünden bir “devrim” ile atlamış, ama “türbe”de tökezlemiş ve anlamıştır ki “Tek Türbe” ile “milli tarih” yazılamıyor!
ŞARTLI REFLEKS CUMHURİYETİ
“Osmanlı toplum ve eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan tekke ve zaviyeler zamanlayozlaşmış çağ dışı kurumlar hâline gelmişti...” Bu cümle İttihatçı Cumhuriyet eğitiminin “şartlı refleks” kalıplarındandır. Hangi okul kitabını açsanız, hangi internet sitesine gitseniz çoğunda bu kalıptakine benzer “devrim” gerekçesini okursunuz. Bu gerekçe hiç sorgulanmaz.
“Aradan yüze yakın yıl geçmiş, bu ‘yozlaşmış’ kurumlar nasıl olur da hâlâ yaşar” diye kafa yormak varken; tarikatların, cemaatlerin yaşadığını gördükçe “irtica hortladı” demek ve “hayalet” görmüş gibi korkuya kapılmak nasıl bir “bilimsel” bir tavırdır, anlayabilene aşkolsun. Laikçi-İttihatçı olanın en babayiğidi Yakup Kadri’nin “Nur Baba”sıyla “fikir” sahibi olmayı yeterli bulur. İttihatçı İslamcı zihniyetin de “öteki”ne bakışının farklı olduğunu sanmayın.
AŞKA GEÇİT YOK
Galiba anlatamadım. Son çare “yozlaşmış” tekkeleri kapatılmış bir “imam”a danışmak: Dedesi ve babası ile birlikte toplam yüz yıl, sadece kendisi kırk iki yıl aralıksız İzmir Hisar Camii cemaatine imamlık etmiş, altı yüz kadar eserin bestekârı İkinci Dede Efendi, Mevlevi ve Rufai tekkeleri müdavimi Hoca Rakım (Elkutlu, 1869-1948) Efendi anlatsın muradımı şu Hicazkâr beste ile:
Visali-yâr ile mest ol hayâle dalma gönül
Dudaktan iç meyi canâ elinden alma gönül
Geçer baharı o hüsnün hazâna kalma gönül
Rubâb-ı aşkını hicrân yolunda çalma gönül
Cahil cüretine sınır yok, oldu olacak bu “anlaşılmaz” sözleri şöyle anlamlandırsak:
Yâre kavuşmayla mest ol hayale dalma gönül
Dudaktan iç şarabı yar elinden alma gönül
Güzellik bahardır geçer hazâna kalma gönül
Ayrılık yollarında aşk sazını çalma gönül
“Zengin”leşen memleketimde Hicaz’a giden imam boldur, lakin Hicazkâr’da gezinen imamı mumla ara! Bırakın kimileri “cismani”dir diyerek “yozlaşmış” bulsun Hicazkâr’ın dizelerini, kimi “rahmani”de karar kılıp “başka anlam yüklemek zinhar günahtır” buyursun, bunlar Hoca’nın “aşk”ının “derin”inden korkunun ifadesidir. Esas “zengin” malı çok olan mıdır; yoksa manâsı çok olan, yani “aşkı tarifsiz” olan mı?
Tekke gibi “kötülük” yuvalarının kapatılması, İttihatçı Cumhuriyet’in belki de “milli birlik” sağlamakta en başarılı olduğu “devrim”. Baksanıza, “millet, devlet, bayrak ve manâ“ tek-tekçileri ne güzel anlaşıyorlar “tekke-zaviye veya cemaat” meselesinde!
“Laikçi İttihatçılar”ın kurduğu Diyanet’ten şikâyetçi olan “İslamcı İttihatçı” sesi duyan var mı?
Bu sessizlik karşısında bize yine Hoca Rakım seslensin:
Müheyyâ oldu meclis sâkiya peymâneler dönsün
Bu bezmi ruh bahşın şevkine mestâneler dönsün
Tamam oldu meclis ey sakiler kadehler dönsün
Bu meclise ruh veren neşesiyle serhoşlar dönsün
Gel de Hoca’nın ardında saf tutma!
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2020
20.09.2017
18.07.2017
11.01.2017
16.09.2016
10.01.2016
29.10.2015
10.09.2015
21.04.2015
14.04.2015