Taner AKÇAM
28 Şubat post-modern darbesi, Ergenekon örgütü ve Hrant Dink cinayeti olaylarınınmedya boyutu üstüne ciddi olarak gidilmedi ve soruşturmalar bu yöne kaydırılmadı. Eğer bu yapılmış olsaydı, soruşturmaların ortak bir adresi göstermesi kuvvetle muhtemeldi. Başta Özkökolmak üzere Hürriyet’in o dönem sorumluları.
Aslında Özkök bir sembol; 28 Şubat ve sonrası döneminin sembolü. Asıl konu medyanın dönem operasyonlarında oynadığı rol. Bu operasyonların en büyüğü Hrant Dink cinayeti.
Hürriyet’in o dönemki sorumlularının başta Hrant Dink cinayeti olmak üzere, 28 Şubat ve sonrası dönem operasyonlardaki rolleri ciddi olarak araştırılmalı, gerekirse yargılanmalıdır, diye düşünürüm.
Bu tür bir soruşturmayı niçin istediğimi anlayabilmeniz için dört kavramı aklınızda tutmanızı isteyeceğim. Süreklilik, istikrar, tutarlılık ve metotlarda benzerlik.
Ceza hukukçusu değilim; ama ceza hukukunda bir suçun teşekkül edebilmesi için yukarıdaki kavramların olağanüstü öneme sahip olduklarını biliyorum.
28 Şubat ve sonrası yaşananları bir şerit gibi gözümüzün önünden geçirdiğimizde, Hürriyet’in o dönemki sorumlularının, yukarıdaki kavramlarda ifadesini bulan tarzda, birçok operasyonda önemli rol oynadığını düşünüyorum. Andıç skandalı ve Cengiz Çandar başta olmak üzere bir grup gazeteciye yönelik kampanya; Akın Birdal’ın bu gazetenin yaptığı yayından sonrasuikasta uğraması en bilinen örnekler.
Ahmet Kaya da bu gazetenin açtığı kampanya nedeniyle Türkiye’yi terk etmek zorunda kalmıştı.
Hrant Dink cinayetine bu süreklilik içinde bakmak gerekiyor.
Gazetede Hrant’la ilgili haberlerin manşete çekiliş tarzı, olayların aktarılış biçimi, sanki “haber verme” amacına değil, operasyonlar için gerekli kamuoyunu yaratmaya yönelik gibiydi.
Elbette diğer medya organlarında da haberler yer aldı ama düğmeye hep bu gazete ile basıldısanki.
Bazı tarihleri peş peşe sıralamak bile bu operasyonu ve gazetenin yerini göstermeye yetiyor:
Hrant’ın AGOS’ta Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olduğu ile ilgili yazısı: 6 Şubat 2004.
Hürriyet’in Gökçen haberini manşete çekmesi: 21 Şubat 2004.
Genelkurmay açıklaması: 22 Şubat 2004.
Hrant’ın Valiliğe çağrılıp tehdit edilmesi: 24 Şubat 2004.
Savcılığa suç duyurusu dilekçeleri: 25 Şubat ve sonrası.
AGOS önünde gösterilerin düzenlenmesi: 26 Şubat 2004.
Hrant’a elektronik posta ile tehdit mektuplarının gelmesi: Genelkurmay açıklamasını hemen takip eden günlerde.
Hrant aleyhine soruşturma açılması: 2 Mart 2004.
Tarihler kendi başına konuşuyor. Hangi ülkenin genelkurmayı, her hangi bir gazetede çıkan bir haberin hemen ertesi günü resmî bir açıklama yapar?
Sıradan bir örgütte bile çalışan herkes bilir ki, böyle bir olayın duyulması, tavır alma kararının verilmesi, taslak üzerine tartışılması vb. bile günler alacak bir iştir. Aynı durum Valilik’teki görüşme için de geçerli. AGOS önü gösterileri, ihbar mektuplarını ve dava açma dilekçelerini de bu tabloya ekleyin.
Ortada operasyon olduğu ve düğmeye Hürriyet’in haberi ile basıldığı kanaatine ulaşmamak mümkün değil.
Gazete daha sonra da bir operasyon mantığına uygun yayın yapmaya devam etti. Hrant’a yönelik linç kampanyaları üzerine yazılanlar; cinayet sonrası katillerle empati kurmak gerektiği konusunda oynatılan kalemler bu operasyonun sıradan parçaları gibi duruyor.
Özetle, gerek Dink cinayetinin aydınlatılması gerek 28 Şubat sürecinin anlaşılabilmesi için Ruanda örneğinde olduğu gibi bir medya soruşturması şart, diye düşünürüm. Hürriyet’in o dönem sorumluları ve Özkök en önemli semboller olarak duruyorlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.11.2025
14.07.2025
27.05.2025
24.03.2025
5.06.2023
1.04.2021
15.07.2020
2.05.2020
25.04.2020
22.04.2020