Taner AKÇAM
HDP’nin, İmralı ve Kandil gerçeği nedeniyle parti içi demokrasi mekanizmasını işletememesi hem parti üyeleri hem de oy verecekler açısından ciddi bir handikap!
CHP’nin önseçim yaparak, HDP’nin bir adım önüne geçtiği rahatlıkla ileri sürülebilir. Çünkü HDP’nin, en azından CHP gibi bir önseçim yöntemini benimsememiş olmasının, İmralı ve Kandil’in adaylara onay vermesi gerektiği dışında, hiç makul bir nedeni yok.
Fakat siyasette mutlak doğru yok. Sadece öncelikler var. CHP’ye parti içi demokrasiyi işletti diye oy vermek isteyenler, CHP listelerindeki Ergenekoncuları da seçmiş olacaklar. Bu da bir tercih!
Bu seçimde HDP’ye oy verilmesi gerektiği konusundaki en kuvvetli argüman verilmemesi durumunda ortaya çıkabilecek senaryolar!
Eğer AKP’nin son derece güçlü olarak gelip Meclis’te Anayasa değişikliğini elde etmesini istemiyorsanız, HDP’ye oy vermeniz gerekir. Meclis’e girmiş bir HDP’nin, AKP ile pazarlık yaparak başkanlık sistemine onay vermesi riski de olmasına rağmen… Çünkü böyle bir durumda HDP’nin ne yapacağının koordinatları yine esas olarak İmralı ve Kandil tarafından belirlenecek.
Fakat gene de, eğer siyaseten Erdoğan’ın yapmak istediklerine karşı iseniz ve onun zaferini, zaten doğru dürüst işlemeyen bir demokratik rejimin sona ermesi olarak görüyorsanız, öteki her türlü faktörü ikinci plana atarak HDP’ye oy vermeniz gerekir. AKP’nin özlediği otoriter bir rejimin engellenebilmesinin en kısa ve doğrudan yolu HDP’yi Meclis’e sokmaktır.
AKP’ye engel olmak argümanıyla, diğer partilere de oy vermeyi savunabilirsiniz ama bu seçenek HDP’yi Meclis dışı bırakma riski taşıdığı için çok inandırıcı olmaz. Özellikle HDP’ye yakın olan CHP’li seçmenlerin ciddi bir açmazla karşı karşıya olduklarını kabul etmek gerekir.
Bu seçmenler, AKP’nin istediği başkanlık sistemini kurması riskini göze alarak CHP’ye oy vereceklerini biliyorlar. Ve galiba birçok CHP seçmenini HDP’ye yönelten bu korku.
HDP’ye niçin oy verilmesi gerektiği konusundaki ikinci büyük argüman, partinin Meclis dışı kalması ile birlikte, özerkleşme doğrultusunda kendi adımlarını atacağıdır. Böyle bir durumda, Kandil, zaten pratik olarak kontrolü altında tuttuğu bazı alanlarda egemenliğini daha da resmileştirmek isteyebilir. Bunun, zaten birçok Kürt insanının gönlünde ve kalbinde gerçekleştirdiği kopuşu bir adım daha ileriye götüreceği kesin.
Bese Hozat’ın yaptığı açıklama bu noktada önemli, “HDP Meclis’e girmezse ne olacağı dünden bellidir… Türkiye büyük bir kaos ve iç savaşın içerisine girecektir!” Kandil’dekiler galiba, “bizi Meclis’e sokun, yoksa iç savaş çıkartırız” demeye getiriyor. Bu açık bir tehdit! Bu tehdidin, HDP’ye oy vermek isteyenleri çok etkilemeyeceği ve ama MHP’yi kuvvetlendirmeye yarayacağı ileri sürülebilir.
Tüm faktörler biraraya getirildiğinde, bu seçimlerde verilecek her oy, neredeyse Türkiye’nin veya daha genel bir deyişle, Türk ve Kürt insanının geleceği ile ilgili bir referandum gibi…
HDP’nin Meclis’te olması seçeneği, özellikle olmaması durumunun yaratacağı olumsuzluklar düşünüldüğünde, tek seçenek gibi duruyor. HDP’ye oy verecekler içinde, HDP’yi beğendikleri için değil, HDP’nin Meclis dışı kalmasının yaratacağı muhtemel olumsuz sonuçları engellemek isteyenlerin de önemli bir yekûn tutacağını tahmin etmek zor değil.
Belki de birçok insanı parti içi demokrasi şimdilik önemsizdir noktasına iten de bu. Ama, AKP’nin diktatörlük rejimini durdurmak ve demokrasi için oy isteyen bir partinin, parti içi demokrasiyi işletmemesinin tuhaf bir durum olduğu da kabul edilmek zorunda.
“Şu anda koşullar uygun olmadığı” için ertelenen Parti içi demokrasi, ilerde vaat edilen demokrasinin de nasıl bir şey olacağı konusunda bir ipucu verir. Demokrasiyi kendi içinde uygulamayan bir yapı, yarın nasıl bir demokrasi kurar ki?
Ama siyaset mutlak doğruların değil, bireyden bireye değişen önceliklerin, tercihlerin alanı! Ve siyasette istediğiniz ideal ve maksimalist seçenekleri de bulamayabilirsiniz. Minimalist olmak, var olanlar seçenekler içinde “en az kötüsünü” seçmek zorunda da kalabilirsiniz.
Dedim ya siyaset dediğiniz bir öncelikler ve tercihler meselesi…
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.11.2025
14.07.2025
27.05.2025
24.03.2025
5.06.2023
1.04.2021
15.07.2020
2.05.2020
25.04.2020
22.04.2020