Ufuk COŞKUN
1642 yılının Aralık ayının 24’ünü 25’ine bağlayan gece sabaha karşı iki sularında bir çocuk dünyaya geldi. Bu doğum aynı zamanda İsa Mesih’in doğumuyla aynı gün ve saatte gerçekleşmişti. Yerel kilisede İsa’nın doğumunu kutlamak üzere ayin yapılırken, yetim bir çocuk olarak dünyaya gelen bu prematüre bebeğin bir mucize olduğu söyleniyordu. O bebek Isaac Newton’du.
Biz onu yerçekimi kanununu bulan bilim adamı olarak biliriz. Oysa o, hayatını kadim kutsal metinleri ve onlarda şifrelendiğine inandığı gizli bilgileri çözmekle geçirdi. Ve bunu hep sakladı. Bir misyon üzere dünyada bulunduğuna inanıyordu. Kadim Mısır ve Mezopotamya metinlerine aşırı derece düşkün birisiydi. Öyle ki gizli ilimler üzerine tam 800 dosya çalışma hazırladı.
VIII. Henry döneminde özel olarak darphanede altın üreten Newton, simyacılar tarafından “Kleopatra” kod adıyla bilinen formülün şifrelerini çözmüş ve bazı metalleri altına dönüştürmeyi başarmıştı.
Özellikle “Danyal Kehanetleri” üzerine çalışan Newton’un bazı kehanetleri de ortaya çıkmıştı. Örneğin: 1948 yıllında İsa’nın yeniden doğacağını söylemişti. İsrail kuruldu. Yine ona göre 2370 yılına kadar Hristiyanlık tamamen ortadan kalkacak ve yerine bir “Barış Dini” kurulacak.
Gül ve Haç Kardeşliği Örgütü’ne üye olan Newton, gizli ilimler üstadıydı, tıpkı Kepler, Kopernik, Spinoza, Campanella, Engels, Marx ve diğerleri gibi. Akademi oligarşisi ve Türkiye’deki pozitivist aydınlar bu Okültistleri bilerek görmezden geldi.
Peki, bugün dünyada birçok gizli örgüte kaynaklık eden Ezoterizm, Alşimizm ve Okültizm nedir? Okült, kelime anlamıyla gizli demektir. Gizli güçlere duyulan bir inançtır. Ezoterizm ise içsel/batini olan demektir. Ezo; içte saklı olan gizli. Ter; içte gizlenmiş olana karşı olan anlamındadır. Yani, içsel olanın dışsallığının araştırılması. Alşimizm (simyacılık) ise eski çağların kimyasıdır.
Okültizm, 19. yüzyılda Sosyalizm ve Komünizm gibi akımların ortaya çıkmasıyla birlikte literatüre girdi. Marx, Okültist bir filozoftu örneğin. Konverso olarak adlandırılan Yahudiler (önceleri Alumbrado örgütünü kuranlar) Camisards adlı örgütü kurarak Avrupa’da ihtilalin ateşini körüklemişlerdir.
Kaldı ki revalution bir Okült terimidir. 20. yüzyılda ihtilalci olarak bilinen birçok örgütün yolu mutlaka Camisard gizli örgütüyle kesişmiştir. Örneğin Rosa Lüksemburg ve Karl Liebnecht gibi.
Ezoterizm, Alşimizm ya da Hermetizm, Almanya’da Hitler’in de ilgi alanına girmiştir. Sadece Almanya değil İngilizlerin de ilgi alanındaydı. Bugün de İsrail’in bir numaralı gündem maddesidir. Örneğin İngilizler, Alşimizm öğretisiyle eğittikleri Karl Malchus adlı bir ajanı Almanya’ya sokarak Okült merkezlerini yöneten Şef Heinrich Himmler’in gizli çalışmalarını, belgelerini almışlardı.
İskenderiye kütüphanesinin yakılmasıyla birlikte Eski Mısır, Mezopotamya’dan kalmış olan hermetizm, büyü, sihir, mantic dallarına ait bazı el yazmalar Harran’a kaçırıldı. Daha sonra Konstantiniye’de bulunan Mikhail Psellus adındaki ilginç bir adam Ayasofya’da gizli bir bölüm açtırdı ve bu bölüme kendisine emanet edilen el yazmaları yerleştirdi. Psellus, bu el yazmaların adına Hermetıcum koydu.
Okültisleri, öyle büyü, sihir, peri, cin vs. ile uğraşan falcı tiplerle karıştırmayalım. Bu aynı zamanda çok ciddi bir bilim alanı. Alşimistler siyasetle uğraşmadılar ve Kilise’nin İznik Konsili’nden sonra uyguladığı vahşete 1500 yıl direnen insanlardı. Descartes ve Robert Boyle de Alşimist filozoflardandı. Bugün Batı’da sekülerizmin yerleşmesinde öncü rol oynayan Alşimistler, kilise’nin dogmalarına karşı savaş açmışlardır.
Newton en büyük üstadının Pisagor olduğunu söyler. Çünkü Pisagor çok ciddi bir Okültist idi. Bizde Anadolu Ezoterizm’inin en dikkat çekici isimlerinden biri olan İbnül Arabi de gizli ilimlere vakıf bir isimdi.
Ezoteristler ve Okültistler doğanın ve evrenin görünmeyen yasalarını sırlarını anlamaya ve çözmeye çalışan insanlar olarak bilinir. Sıkıntı odur ki bugün Masonik yapılar, Gül ve Haç Kardeşliği gibi gizli örgütlerin beslendiği yer de tam olarak burasıdır.
Kutsal metinler üzerinde çalışmalar yapan bu insanlar, kehanetler üzerinden yola çıkarak yeni bir dünya tasarımı hedeflemektedirler. İsrail bugün o el yazmalarının peşindedir. Bilemiyorum belki de Ayasofya’nın bir önemi de budur.
Newton’un, Spinoza’nın (altın üretiyordu) bu yönünü bizlere duyuran ve bu konularda ciddi çalışmalar yapan Aytunç Altındal’ın “Kutsal Kitabın Yorumu, Sir İsaak Newton” adlı kitabını okumanızı öneririm.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019