Ufuk COŞKUN
17. yüzyılda Katolik bir ailenin evladı olarak dünyaya gelen İrlandalı John Toland, "Pentheistikon" isimli kitabında akla dayalı maddeci bir dinin gerektiğini savunarak bir bakıma deizmin tohumlarını atmıştı. Sonra Voltair ve Rousseau gibi ünlü düşünürlerle birlikte deizm savunuculuğu yaygınlaştı. İlk deizm kelimesi Viret (1564) ve Burton(1621) tarafından kullanıldı. Sonra İngiliz Filozof Edward Herbert, "De Veritate" isimli kitabını yayınladı. Bu kitapla birlikte o da deizm kurucuları arasında sayılmaktadır.
Newton’un kehanetine göre; 2370 yılına kadar Hristiyanlık tamamen ortadan kalkacak ve yerine bir “Barış Dini” kurulacak. Küreselci sapkın topluluğun, tüm dinleri İslam'a karşı birleştirerek Kudüs merkezli ortak, karma bir insanlık dini oluşturmak gibi bir amaçları olduğunu biliyoruz.
FETÖ, 1998 yılında Papaya gönderdiği mektupta; “Amacımız üç büyük dinin insanları arasında hoşgörü ve anlayış yoluyla bir kardeşlik (yeni bir din) tesis etmektir” diyordu. 2005 yılında da “Mehdi, zulümle dolu dünyayı adaletle dolduracaktır. Allah onu ‘Bir gecede’ zafere ulaştıracaktır” diyerek irrasyonel inançtan rasyonel siyaset üreten küresel sistemin sapkın emellerinin alt yapısını inşa ediyordu.
Evet, böyle bir tehlike var. Geçenlerde gazetemiz Milat, “En büyük şirk, deizm tuzağına dikkat” manşetiyle çıkarak ülkemizde yaygınlaştırılmaya çalışılan deizm tuzağına dikkat çekti.
Geçen yıl MAK Araştırma Şirketinin yaptığı bir ankette sorulan “Allah’ın varlığına, birliğine, bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz?” şeklindeki bir soruya toplumun % 86’sı “Evet, Allah’ın varlığına, birliğine bizi yaratıp yaşattığına inanıyorum” derken; aynı soruya “Evet, Allah’ın sadece varlığına bizi yarattığına inanıyorum ama her şeye karıştığını karışacağını düşünmüyorum” diyenlerin(Deist) oranı % 6 çıkmıştı. Nüfusa oranla bakıldığında hiç de azımsanmayacak bir rakam bu!
Geçen aylarda da “Dünyayı Değiştirelim” sloganıyla Deizm Derneği’ni kurdular. Kurucu üyeleri ağırlıklı olarak Alevi kökenli ailelerden geliyor. Başkanları henüz 18 yaşındayken Yehova’nın Şahitleri ile tanışan ve 17 yıl misyonerlik yapan, aynı zamanda lgbt’li bir birey.
Evrenin bir yaratıcı tarafından yaratılıp daha sonra bu yaratıcının insanı kendi başına bıraktığını kabul ediyorlar. Peygamberleri ve kutsal kitapları da reddediyorlar. Onlara göre mutlak bilgiye ulaşmanın yolu vahiy ve peygamberlerden değil doğa, bilim ve akıldan geçiyor. Yani ilhamlarını gökten ve gaipten değil doğrudan akıl ve bilimden alıyorlar.
Dolayısıyla deistlere göre; insan aklı yeterli olduğu için vahiy ve kutsal kitaplara da gerek yoktur. Yaratıcı, dünyayı ve evreni bir kez yaratmış, sonra kendi yasalarına göre işlemesi için insanları ve evreni bir başına bırakmıştır.
Diyanet bu konuda yaptığı bir açıklamayla, deizmi sapıklık ve şirk olarak niteledi. Evet, gençlerimiz tehdit altında ve gün geçtikçe bu tür sapkın inançlara doğru yelken açıyorlar. Lakin şu hazin gerçeği de atlamamamız icap ediyor.
Bakınız bu gençler bizim ülkenin evlatları. Burada doğup büyüdüler ve deizm, ateizm, FETÖ gibi İslam dışı inançlara ya da inançsızlıklara savruluyorlar. Geçenlerde nasıl deist olduğunu anlatan birinin konuşmasına denk geldim. Okullarda bize zorunlu olarak okutulan din kültürü adlı dersin ortaya koyduğu argümanların çok zayıf olduğunu söylüyordu mesela.
Din kültürü öğretmenlerinin genelde idareci olarak atandığı, dersin içeriğinin ise çok zayıf olduğu bir eğitim sisteminde gençlerin bunu sorgulaması yadırganmamalıdır.
FETÖ’nün elli yıl örgütlendiği bu ülkede ilahiyat dünyası İslam’ın özüne yönelik ciddi bir araştırma yapmadı örneğin.
Oysa bugünün gençleri artık sorguluyor. Bugün onlara İslam’ı doğru kaynağından anlatan tek sağlam bir kaynak önerebilir misiniz? Herkesin İslam’ı kendi düşünce dünyasına göre yorumladığı, ilahiyatçıların yan gelip yattığı, Müslüman toplumun çarşıda pazarda yabancı turistleri kazıklamaya çalıştığı, dindar olarak bilinen insanların makam mevki için kul hakkı yemek dâhil her türlü dümeni çevirdiği, eğitim sisteminin ise ruhsuz, manasız, tarihsiz, seküler, maddeci bir anlayışla inşa edildiği bir ülkede bu gençlere kim sahip çıkacak?
Tamam, onlara sapık deyin. Bu, kökü dışarda tehlikeli bir projedir deyin. Ancak şu soruyu da kendinize sorun; Bu çocukları doyurmak için ne yaptınız? Onlara nasıl örnek oldunuz?
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019