Ümit KARDAŞ
Abdülhamit’in Osmanlı üzerinden İttihad-ı İslam olarak gözüken politikasını Genç Osmanlılardevam ettirdiler. Ancak, İmparatorluk içindeki Hıristiyanların milliyetçilik akımlarının etkisi sonucu, etnik kimlikler üzerinden ulus-devlet kurmaya yönelmeleri ve Balkanlarda Rumeli’nin kaybedilmesinin yarattığı travma bu politikanın değişmesine neden oldu. İttihat ve Terakki, Müslümanlığın arka plana itildiği ve araçsallaştırıldığı, Türkçülük ideolojisinin ön plana çıkarılıp, Türkleştirme politikalarının vahşice uygulandığı bir politikaya geçti. Abdülhamit döneminde ve II. Meşrutiyet’te özellikle Batı’nın gayrimüslim unsurlar için öngördüğü ve siyasi birlik için yapılması gereken reformlar yapılmadı, parçalanma ve çöküş hızlandı.
İttihat ve Terakki yönetimi, Almanlarla işbirliği içinde şifreli telgraf teknolojisini kullanarak etnisite mühendisliği uygulamış, Rumlar ve Ermeniler tehcir ve katliamlara uğratılıp, malları, servetleri gasp edilerek binlerce yıldır yaşadıkları coğrafyadan silinmişlerdir. Balkanlardan veRusya’dan gelen Müslüman muhacirler boşaltılan yerlere yerleştirilmiş, İmparatorluğun ekonomik, toplumsal, kültürel belkemiği kırılmıştır. Kürtler bu kıyımdan Müslüman olmaları ve arındırmaya ortak edilmeleri nedeniyle kurtulmuş ancak daha sonra imha ve inkâra dayalı vahşi bir asimilasyona tabi tutulmuşlardır.
Cumhuriyet, 1924’ten başlayarak bu politikayı aynen sürdürmüş, Türkleştirme politikaları bireysel ve toplumsal temelde, ekonomi ve kültür alanlarında zorbalıkla uygulanmıştır. Bu politikalardan devlete çok uyumlu davranmalarına rağmen Yahudiler de nasiplerini almışlardır. 1934 Trakya olayları, Varlık vergisi uygulaması tek parti politikalarının devamıdır. Muhafazakâr sağ bir parti olan DPiktidarı döneminde de 6-7 Eylül olayları yaşanmıştır. İlginç olan sözkonusu politikaları üreten zihniyet açısından Türkçülüğü, ulusalcılığı ön plana alanlarla Müslümanlığı alanlar arasında fark bulunmamasıdır.
Sözkonusu zihniyet ve politikanın Kürtlerin taleplerine yönelik olarak şekillenmesinin bir sonucu meydana gelen 1925 tarihli Şeyh Sait Ayaklanması’ndan sonra Sıkıyönetim ilanı, Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun değiştirilmesi, devrim ilkelerine aykırı yayın yapan gazetelerin kapatılarak, sahip ve yazarlarının cezalandırılması, Takrir-i Sükûn Kanunu’nun kabul ve ilanı ve İstiklal Mahkemeleri’nin yeniden kurulması kararları alınmıştır. Bu sert tedbirler içinde özellikle Takrir- i Sükûn Kanunu’na ilişkin Meclis’te yapılan tartışmalar çok önemlidir. Bu tartışmalar liberal görüşte olanlarla cumhuriyetçiler arsında bir iç hesaplaşmaya dönüşmüştür. Kazım Karabekir, Ali Fuat Paşa, Rauf Bey, Dersim vekili Feridun Fikri Bey, Sivas vekili Halis Turgut Bey gibi isimler bu kanuna ve İstiklal Mahkemeleri’ne karşıdırlar. Bu isimler isyancılarla masum halkın birbirinden ayrılması gerektiğini, bu kanunun özgürlükleri ortadan kaldırarak, dikta idaresine yol açacağını düşünmektedirler. Tartışmaların alevlenmesi ve Meclis’in iki ayrı kampa bölünmesi üzerine Mustafa Kemal söz alarak kürsüye çıkar ve yeni bir dönemi başlatacak kararı açıklar. “Milletin elinden tutmaya lüzum vardır. Devrimi başlatan tamamlayacaktır.” Bu önemli bir tercihtir. Çünkü cumhuriyet özgürlüklere ve demokrasiye açılım politikası ile değil, ödünsüz, otoriter bir sertlik politikasıyla şekillenecektir.
İslami referansa sahip muhafazakâr bir parti olan AKP 2015’e doğru gidilirken Ermeni meselesinde aynı zihniyet çizgisini sürdürmekte, barış süreci ise bir ateşkes sürecine dönüşmüş bulunmaktadır.Hrant Dink cinayeti ve soruşturma şekli bu zihniyetin tipik bir örneğidir. Müslümanlar, Kemalistler ve ulusalcılar kaybettikleri vicdanlarını bulmadıkça, bu hastalıklı zihniyeti değiştirmedikçe kimsenin huzur bulmasına imkân yok.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025