Umut ÖZKIRIMLI
“Chavela’nın belgeselini çekmişler”, dedi arkadaşım. Çok severdik ikimiz de Chavela Vargas’ı (http://www.chavelavargasfilm.com/ ). Buraya her gelişimin bir teması, bir sözü, bir de şarkısı olurdu. La Llorona, Soledad birden fazla ziyarete damgasını vurmuştu. Chavela da.
Bir de ünlü konuşmalarımız vardı. Daha doğrusu monologlarımız. Beni 24 senedir tanıyan arkadaşım bir durum analizi yapar, yaşadıklarımı yorumlar, sözünü asla sakınmadan – sakınmasına gerek olmayacak kadar yakındık çünkü – bana önerilerde bulunurdu.
Geçmiş zaman kullanmama gerek yok aslında. Bu kez de öyle oldu. Her zamanki gibi planlanmadan, beklenmedik bir anda.
Luca Can’ın isim annesi sayılırdı ama onunla tanışma fırsatı olmamıştı. Luca’nın başka bir yolculuğa çıkacağını öğrendiğimizde ilk aradıklarım arasında o da vardı. “Onunla tanışman lazım”, dedim. “Onunla anı biriktirmem lazım”, dedi. Bir günlüğüne geldi.
Luca, mamma ya da baba için özel olan insanları hissederdi. Genelde ilk kez tanıştığı insanlara mesafeli davranmasına rağmen ona çok yakın davrandı. Yorulduğunda uzanmak istiyordu. Uzandığı yerden arkadaşımı göremeyince “baba, o nerede?” diye sormuştu birkaç kez. Onunla Legolarını paylaşmıştı. Yaşıtı arkadaşlarıyla bile paylaşmazdı o Legoları her zaman.
O bir gün yaşandı. Anılar biriktirildi, bir günde ne kadar biriktirilirse. Sonra başka günler yaşandı. Sonra ben, orada kalamadım, buraya geldim. Ve sözünü ettiğim o an geldi. Arkadaşım sigarasını yakıp bana döndü. “Geldiğimde seni de gözlemledim”, dedi. “Sen sadece onun babası değildin; aynı zamanda kardeşi gibiydin. Onunla çocuk olmuştun. Hareketleriniz bile senkronizeydi”, diye devam etti.
“Şimdi iki seçeneğin var. Ya başına gelenlerden ötürü kendini bir kurban olarak göreceksin ya da onun son ana kadar vazgeçmediği yaşama sevincini örnek alacaksın.”
Bütün gün bunları düşündüm. Eve döner dönmez Chavela belgeselini aramaya başladım. Bulalım, birlikte izleyelim istiyordum. Konuştuklarımızla bu kadar örtüşen bir “deneyim” yaşayacağımızı bilmeden.
Belgesel, Chavela ile 1991’de 71 yaşındayken yapılmış bir söyleşi ile başlıyordu. “Bundan sonra nereye gideceğim, bununla başlayalım. Benim yaşımdaki bir insan söz konusu ise başkaları nereye gideceğimi merak eder, nereden geldiğimi değil.”
Catherine Gund ile Daresha Kyi’nin muhteşem belgeseli 1.5 saat boyunca aşk, yaşam, ölüm üzerine ne kadar varoluşsal sorun varsa üzerimize boca etti. Güldük, daha çok ağladık. Etkilendik. Bittiğinde ayağa kalkacak halimiz kalmamıştı.
Düşündüm; bunları neden yazıyorum? Neden yaşadıklarımı herkesle paylaşıyorum? Sonuçta ne yaparsam yapayım, o acıyı çekeceğim. Kimse değil, ben çekeceğim. Acıyı anlatacak kelimeleri bile bulamayacağım muhtemelen.
Bir yandan da başka ne yapacağımı bilmiyorum. Elimden yazmaktan başka bir şey gelmiyor (ki benim için uzun sayılacak bir süre onu da yapamadım); yazmak için bilgisayarın başına geçince de başka bir şey yazamıyorum. Chavela, “Acımı beni izlemeye gelen insanlara sunuyorum. Ve bu çok güzel.” diyordu belgeselde.
Güzel mi, bilmiyorum. Doğru mu, bilmiyorum. Kimileri her şeyi “sadece” içinde yaşar. Ben öyle yaşayamıyorum.
Bunları düşünürken başka bir arkadaşımdan bir mesaj geliyor: “Camı açtım. Biraz da yağmur yağdı. Serinledi etraf. Tertemiz hava girdi içeri. Ya Umut yaşarsak aslında yaşamak güzel. Ve bence yaşayabiliriz.”
Bence de. Nasıl, bilmiyorum. Ama yaşamalıyız galiba. Yaşamalıyım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.03.2020
25.02.2020
10.02.2020
16.12.2019
5.01.2019
19.10.2019
12.10.2019
6.08.2019
2.07.2019
24.03.2020