Vedat Bilgin
Bir dergi etrafında toplanan bir kısım aydınlar, gençler ve zaman zaman bunlara toplantılara katılan ‘devrimci askerlerden’ müteşekkil bir grup Türkiye’nin ‘kapitalist olamayan kalkınma modeliyle’ kalkınıp ileriye gitmesi için, bir araya gelmişlerdir. Bu akım, dönemin Türkiye’sinde başta aydınlar akademisyenler, gençler ve özellikle askerler arasında ‘büyük bir heyecan’yaratmıştır.
Bu hareketin liderinin kitabı, dönemin harp okulu öğrencilerinin olduğu kadar, üniversite gençlerinin de başucu kitabıdır. Bir çeşit Türk BAAS’çılığı diye nitelendirdiğim bu akım, kendisini ‘sosyalist’ diye takdim ettiği gibi, devrim yapmaya en yetkin kadroya (!) sahip olduğuna da ilan etmişti.
Karanlığın adamları
“Bu hareketin arkasındaki finansörün dış ticaretle uğraşan, muhtelif Avrupa ülkeleriyle ‘özel ilişkileri’ bulunan ithalatçı bir şahıs olduğu daha sonra yazılıp çizildi. Burada, Türkiye’nin demokrasi içinde kalkınmasını engellemek için, ülkeyi istikrarsızlaştırmak üzere kurulan bir ‘komplo’ olduğu açıktır. Meselenin, siyasi analitik açıklaması ise daha farklıdır: Türkiye ‘işçi sınıfı hareketine dayanan sol’ bir siyasi harekete sahip olmadığı için, yabancı servisler kendilerinin kurdurduğu muhtelif örgütleri ‘solcu’ ‘sosyalist’, ‘devrimci’, etiketlerle örterek her türlü operasyonu bu yapılar üzerinden yürütme rahatlığına sahip olmuşlardır.” Bu sol/terör örgütlerinin birçoğunun TKP ve benzeri Sovyetik örgütlenmelerle bir bağının olmadığı Batılı servislerin marifeti olduğu ise, Sovyet sonrası dönemde açığa çıkmıştır.
Türkiye’de, yıllardır zaman zaman açık, zaman zaman kapalı, imalarla bir ‘kızıl milyarderin’varlığından bahsedilir. Bazı partilerin kuruluşunu finanse ettiği, bazı yayınevlerinin ve dergilerin, gazetelerin gerçek patronu olduğu söylenir; bunlar elbette olabilir fakat benim hâlâ itirazım bu tür ilişkilerin üstünün ‘sol/ sosyalist/ kızıl‘ gibi sıfatlarla örtülmek istenmesiyle alakalıdır. “Türkiye’de organik bir sosyalist ‘sınıf hareketinin’ olmaması ‘kimlerin’ kolayca bu şekilde kendini takdim etmesine veya edilmesine yol açmakta; kimlerin bazı ‘özel faaliyetlerini’ gölgelemektedir?”
Geçtiğimiz günlerde ‘olay’ yine gündeme geldi. İddialar, yine Batılı yapılarla ilişkileri olan, daha çok savaş sanayiinde ihaleler alan, kimya veya başka endüstrilerde iş yapan bu işadamının, bu defa ‘özel siyasi faaliyetleriyle’ ilgilidir. Peki, burada bu olaydan bahsederken bir ‘komplodan’söz edilebilir mi?
Diplomatik olmayan yol
‘Komplocu yaklaşım’, en basit şekliyle farklı olaylar, aktörler, süreçler arasında her hangi bir bağ kurarak onların ‘neden’ meydana geldiğini açıklama biçimidir. Bu herhangi bir bağ, bazen aynı zamanda meydana gelmek, bazen aynı mekanda (burada mekan aynı şehir, ülke olabileceği gibi, aynı dünya dahi olabilir!) vuku bulmak ya da herhangi bir farazi ilişki de olabilir. Bu tür açıklamaların gazete sayfalarında, muhtelif bir anlatı türünde olmasına sık sık rastlandığına şaşırmıyoruz fakat siyasi/sosyal olayları bu şekilde açıklarken, bunu bilimsel bir kisveye büründürülerek takdim etmek, doğru olmadığı gibi bir mantık ve zihniyet problemine de işaret etmektedir.
Meselenin bir başka yönü ise, bilhassa uluslararası ilişkilerde, dahası bu ilişkilerin ‘gayriresmi’boyutunda ortaya çıkan mücadelelerde kullanılan yöntem ve araçların bir ifadesi olarak gerçekleştirilen veya hazırlanan ‘komplolardır’. Bunları ‘komplocu yaklaşım’ denilen, olayları kurgusal olarak birbirine bağlayarak gerçek dışı ilişki örüntüleriyle açıklama tarzından ayırmak gerekir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019