Vedat Bilgin
Sakın yazılanları bir casusluk hikâyesinden alıntı diye düşünmeyin. Batı Türk dünyasıyla Türkiye arasında kurulmaya çalışılan ilişkileri, doğrudan Batı sisteminin kurumlarıyla birlikte hareket eden onların servisleri tarafından devşirilmiş olan devlet içindeki adamlarla birlikte etkisiz hale getirip bu coğrafyaya kendisi yerleşmiştir.
“Özbekistan’da o zamanki devlet başkanı Kerimov’a karşı darbe planını, Azerbaycan’da Aliyev’e karşı hazırlanan darbeyi planlayan Batılı servislerin uygulayıcıları arasında devşirmeler ve gönüllü Batı sömürgesi zihniyetli adamlar yer almıştı. Bu operasyonlarda Özbekistan’da yapmak istediklerini yapıp Türkiye’yi suçlayarak neredeyse yirmi yıl bu coğrafyadan uzaklaştırmayı başarmışken Azerbaycan’da Demirel’in ve Aliyev’in önceden hareket etmeleriyle bu ihanet planı önlenebilmiştir. Ya diğer ülkelerde neler olmuştur?”
1990’ların başında büyük bir coğrafyanın Türklerin önüne açılacağını kimse beklemiyordu; hatta o zamana kadar Sovyetler Birliği’nin bir gün çökeceğini ve Türk topluluklarının özgürleşeceğini söyleyenlere Turancılık idealiyle yaşayan, en iyimser ifadesiyle ‘hayalciler’ diye bakılıyordu.
Nerede durduğunu bilmek!
Araştırıldığında arşivlerde çokça rastlanabilecek çizgiler arasında at üstünde başında börküyle elinde kılıç ya da mızrağıyla, sırtında sadak ve okuyla Alpaslan Türkeş beyi karikatürize etmek için yapılmış birçok çizime rastlamak zor olmayacaktır. İşin ilginç tarafı bir yandan Turan, Gökalp’in ünlü şiirinden kalkarak ‘büyük ve müebbet bir ülke’ zannedilirken öbür yandan Sovyetlerin çökeceğini söyleyenler dâhil çöküşün bu kadar hızlı olacağını tahmin edememişlerdir.
Oysa o coğrafyaya gidenler bilecektir ki Turan hayali bir yer değil bir bölgenin yerin adıdır. Bir röportajında Demirel Sovyetler çatırdarken dahi ‘ne oluyor ne olacak’ diye ısrarla soranlara ‘çocuklar bana koskoca Sovyetler Birliği çökecek dedirtmezsiniz!’ diyerek çıkışacaktır.
İşin ilginç yanı devletin de ne böylesine bir değişim tahmini, öngörüsü ne de herhangi bir politik hazırlığı söz konusudur. Sovyetler’in çöküşüyle önce Azerbaycan arkasından diğer Türki topluluklar arka arkaya bağımsızlıklarını ilan edip siyasi tarih sahnesine çıktılar, kendi bağımsız devletlerini kurdular. O toplulukların aydınları veya elitleri üzerinden görünür olarak gerçekleştirilen ilk ilişki ‘Türk Dünyası Kurultayları’ vasıtasıyla olmuştu fakat özellikle Alpaslan Türkeş’in vefatından sonra bu kurultayların sembolik ‘örste demir dövmenin’ ötesinde bir derinlik kazandığını söylemek kolay değildir.
Gelecek ve sorumluluk
Rusya’nın Bağımsız Devletler Topluluğu yapısı içinde yeniden toparlanması, neredeyse tamamında eski Sovyet elitlerinin işbaşında ya da etkin siyasi konumda bulunduğu Türki devletlerin Rusya ile yeniden bir vesayet ilişkisi içine girmesinin ekonomik siyasal kültür bakımından zeminin olduğunu söylemeye dahi gerek yoktur.
Burada meseleyi Rusya ya da Türki topluluklar ekseninde açıklamanın çok fazla anlamının olduğunu söylemek doğru değildir; çünkü Türkiye’nin hem Özal hem Demirel döneminde cumhurbaşkanlarının bütün arzu ve gayretlerine rağmen Türk dünyasıyla ilgili uygulamaya soktukları birçok proje; daha çok içeriden engellenmiş veya yürütülmesinde sorunlar çıkmıştır. Bu sorunların nedenini, yapısal boyutunu devletin ideolojik ve politik olarak Batı ile ilişkilerinin niteliğinde ve Batıcı devlet elitlerinin tavrında aramak daha doğru olacaktır.
“Netice itibarıyla varmak istediğim husus dün altını çizmeye çalıştığım Batı’nın hedefinin ‘Bugün İran, yarın Turan’ olduğu hususudur. Türkiye sadece Ortadoğu’nun, büyük bir coğrafyanın kaderiyle ilgili değil, bütün doğunun geleceğiyle ilgili politik bir mücadelenin merkezindedir, burada ‘mezhepçi etnik hassasiyetlerden’ öteye düşünmek gereğinin sorumluluğu vardır.”
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019