Vedat Bilgin
İslam ülkelerinde ortaya çıkan sorunlar dönüp dolaşıp aynı soruların tekrar sorulmasına neden olmaktadır. İslam ülkelerinin büyük ölçüde 17.yy. diye tarihlenebilecek bir zamandan sonra geri kalmışlığını neyle açıklamak lazımdır? Burada DEAŞ, FETÖ gibi uluslararası mücadelelerin bir uzantısı olarak daha çok istihbarat örgütlerinin kullandığı, onlarla irtibatlı bulunan kriminal örgütleri kastetmediğimi fakat onların ürediği zihniyet yapısını da işin içine dâhil ettiğimin altını çizmek isterim.
“Üzerinde durmaya çalıştığım sorulardan biri, İslam’ın bir din olarak, bu ülkelerin geri kalmışlığıyla veya zihniyet olarak özgür düşünceye, bilimsel gelişmeye uzaklığı arasında bir irtibat kurulup kurulamayacağı meselesidir.”
Sosyal bilimlerin temel kabulüne göre, toplumsal gelişme sürecini, toplumun motivasyonunu organize eden inançları, dinleri hatta ideolojileri görmezden gelerek açıklamak mümkün değildir fakat toplumsal kurumları, bu kurumlar arasındaki etkileşimleri, doğrudan o süreç içinde yer alan toplumsal aktörleri, toplumsal ilişki modellerini, zihniyet yapılarını ve elbette ki başka toplumlarla etkileşim biçimlerini dikkate almadan açıklamak da mümkün değildir.
İLK AYDINLANMA
Vurgulamaya çalıştığım gibi aynı dine mensup toplumlar tarihin bir döneminde bilimde, sanatta, kültürde büyük atılımlar gerçekleştirip ileri toplumsal gelişme aşamalarına geçip, medeniyet kuracak seviyelere geldikleri halde yine aynı dine mensup olanların bu gelişme seviyelerinden ve dinamizmden uzaklaşarak, geri bir konuma düşebilirler. Bu sürecin yaşandığına örnek vermek için tarihin muhtelif aşamalarında farklı dinlerden farklı örnekler göstermek mümkündür.
O halde bu süreçlerde sorunu ‘dinin’ kitabında veya ‘vaz edilenlerde’ değil dinle kurulan ilişki biçiminde, dinin algılanmasında, dini yorumlama yönteminde, yorumcuların ‘zümresel niteliğinde’, dini hayatı düzenleyen, eğitim de dâhil kurumsal yapılarda ve ‘dini cemaat veya cemaatlerin zihniyet yapılarında’ aramak lazımdır. Bir başka ifadeyle sorun dinde değil o toplumsal ilişkilerde, siyaset süreçlerinde, ekonomik ilişkilerde kısaca toplumun sosyolojisinde yatmaktadır.
Şurası artık konuyla ilgili hemen herkesi kabul ettiği bir gerçektir ki, İslam doğuşundan itibaren önce Arap yarımadasından başlayarak bütün Ortadoğu, Asya, Afrika ve Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada bir ‘aydınlanma devri’ başlatmıştır. İslam Peygamberi ile Arap yarımadasında başlayan toplumsal değişme dalgası, hızla genişleyerek yeni bir medeniyetin yükselişini hazırlamıştır. Müslümanlar bu coğrafyanın dışına açılıp, başka kültürlerle yüz yüze gelince yeni sorularla karşılaşmışlar, o sorulara cevap verecek yeni düşünce akımları yaratacak düşünsel enerjiyi ortaya koymayı başarmışlardır. Esas olarak bu cevabı verecek ‘yaratıcı düşünce’ sayesindedir ki ‘İslam ve gelişme’ kavramı uzun çağlar hep birlikte anılmıştır.
MEDENİYETİN TEMELİ
Buradaki tespit şudur; İslamiyet’in ilk medeniyet dalgasının arkasında temel motivasyon Hz. Peygamber’in temsil ettiği liderlik, anlayış, kültür kurucu, medeniyet inşa edici misyon ve onun yarattığı inanç ve heyecan dalgası bulunmaktadır; daha sonra bu yaklaşımı benimseyen devlet aklı, bilim adamları, sanat ve kültür ortamı muhtelif halklar tarafından heyecanla benimsenerek İslam yayılmıştır.
“Önce İranlıların arkasından Orta Asya’da Türklerin katılmasıyla İslam yeni toplumsal enerji kaynaklarına sahip olmakla kalmamış, yeni kültür havzaları yükselmiştir; öte yandan siyasi olarak yeni temsilciler tarih sahnesine çıkmıştır.”
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini, esas itibarıyla İslam medeniyetinin düşünce ve kültür kaynaklarının Moğol tahribatına maruz kaldığı zamanlardan sonra siyasi olarak yeni bir gelişme hamlesinin ifadesi olarak tarih sahnesine çıkarak, İslam medeniyet değerlerinin ömrünü uzatan yeni bir dönemin başlangıcı olarak görmek lazımdır. Türklere dikkatli bakmak gerekir!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019