Yasemin ÇONGAR
Böylelerini çok gördük. “Yetmez, yetmez” diye diye sürekli yerinde sayanları;
“Biz daha fazla değişimden yanayız” bahanesiyle değişime direnenleri; sadece kendi meşreplerinden olanı “devrimci” sanıp, kendi meşreplerinden olmayanlar “devrim” yaparken kolayından dudak bükenleri çok gördük. Onlara aldırmayın. Kerameti kendinden menkul bir güruh, Mısır’daki muazzam halk hareketini küçümseyip, karalamaya devam ededursun, dünya, Arap tarihinin yeniden yazılıp, Arap ruhunun yeniden şekillenmesine tanıklık etmenin heyecanını yaşıyor.
Kahire’de “Git Mübarek” sloganıyla dün yine Tahrir Meydanı’nı dolduran göstericiler, “isyan bitti” tevatürüne inat, eylemlerinin üçüncü haftasına girerken hâlâ çok kararlı ve çok kalabalık görünüyorlardı.
Bu üç haftanın özet bilançosu bile, sokak eylemlerinin, Mısır’daki statükoyu nasıl sarstığını kanıtlıyor.
Otuz iki yıllık diktatör Hüsnü Mübarek’in eylülde başkanlığı bırakacağını açıklaması, bu açıklama kimseyi tatmin etmeyince de, “Aslında ben hemen bırakmak istiyorum ama...” diyerek, daha hızlı bir geçiş için pazarlığa yanaşması, bu eylemlerle sağlandı. Mübarek’in Ulusal Demokratik Partisi’nin başında tuttuğu, boğazına kadar yolsuzluğa batmış iki yetkili olan Safvet al Şerif ve Ahmet Ezz’in görevi bırakması; onlarla birlikte partiyi yöneten ve Mübarek’in kendisine “halef” seçtiği Cemal Mübarek’in istifa ederek, devletin başına geçme hayallerini ebediyen terk etmek zorunda kalması da yine bu eylemler sayesinde gerçekleşti. Eski İçişleri Bakanı Habib al Adli gibi, Mübarek rejiminin en karanlık bazı figürleri “ev hapsinde” tutulmaya başlandı. Mübarek, seçim yasasının, bütün muhaliflerin seçimlere girebilmesini sağlayacak şekilde serbestleştirilmesinden emekli maaşlarının arttırılmasına kadar bir dizi vaatte bulundu. Dahası, “muhaliflerle diyalog” için talimat vermek ve Başbakan Erdoğan dâhil dünya liderlerinin “Bırak, git” çağrısını sineye çekmek zorunda kaldı.
Peki bunlar, Mısır’daki değişim talebini tatmin eden adımlar mı? Tabii ki, hayır... Kimilerinin “Devrimcisiz devrim olmaz” diye bir kalemde sildiği Mısır isyanına omuz veren çok renkli bir muhalif yelpaze var ve onlar, taleplerinin “demokrasiye geçiş” olduğu konusunda tereddüt göstermedikleri içindir ki iki hafta sonra hâlâ sokakta, hâlâ eylemdeler.
Tabii, Mısırlıların tarihten aldıkları dersler de var. Mübarek’in “Bırakın onurumu koruyarak, eylülde gideyim” demeye getiren sözlerine güvenmeyip, “hemen şimdi” gitmesini istemelerinde, tarihin, Mısır halkının hafızasına kazıdığı yalanlar da etken...
O yalanlardan birinin, bugün Tahrir Meydanı’nda eylem yapanların direnişini nasıl pekiştirdiğini, Mısır’ın yetiştirdiği en demokrat isimlerden biri olan Omar Ashour’un yazısında okudum dün. Halen Britanya’daki Exeter Üniversitesi’nde Lisansüstü Ortadoğu Programı’nı yöneten Ashour, İslami hareketlerin demokratikleşmesi süreci üzerine kitap ve makaleleriyle tanınıyor. Ashour, Carnegie Endownment adlı kuruluş için kaleme aldığı “Mısır’ın Devrimi: Tarihten İki Ders” başlıklı makalesinde, yarım asır öncesine gitmiş ve 1952-1954 arasında parlamentoyu fesheden, siyasi partileri kapatan, muhalifleri tutuklatıp Mısır’ı tam bir askerî diktatörlüğe çeviren Cemal Abdül Nasır’ın halkı nasıl kandırdığını hatırlatmış.
28 Şubat 1954’te, bir milyon Mısırlı sokağa dökülüp Nasır’ın sarayını kuşattıklarında, taleplerinin “siyasi tutukluların bırakılması, parlamentonun açılması ve ordunun kışlasına dönmesi” olduğunu yazıyor Ashour ve gerisini şöyle aktarıyor:
“Kuşatılan, baskı altında kalan ve kendi gücünden büyük bir kalabalıkla karşılaşan Nasır reform vaadinde bulundu, halka saygı göstereceğine söz verdi ve Haziran 1954’te serbest seçimlerin yapılacağını ilan etti. Bunun üzerine, gösterinin liderlerinden Abdül Kadir Audeh protestocuların dağılmasını istedi. Bunun Mısır’a maliyeti, elli yedi yılı temel reformlardan mahrum geçirmek oldu. Audeh satılmış bir adam değil, sadece naif bir politikacıydı. Aynı gece, askerî polis onu gözaltına aldı; Ocak 1955’te diğer muhaliflerle birlikte idam edildi.”
Bu “tarih dersi”ne, 2005’te Mübarek’in halka verdiği, “Olağanüstü Hal’i kaldıracağım” sözünü hiçbir zaman yerine getirmemesini ekliyor Ashour ve 2011 devriminin gidişatında, Mısır halkının hafızasının da önemli rol oynayacağına inanıyor.
Tabii, Ashour’un da belirttiği gibi, Mısır’da mesele, bir askerî diktatörün (Mübarek) yerine bir diğerinin (Mübarek’in başkan yardımcılığına atadığı Ömer Süleyman) geçirilmesi değil. Mısırlılara kulak verirseniz, El Baradei’den Müslüman Kardeşler’e kadar herkesin “demokrasi” kelimesini telaffuz ettiğini işiteceksiniz. Mısır halkının direnme gücü, uluslararası topluluğun bu direnişe vereceği desteğin gücü ve Mısır ordusunun son kertede nasıl davranacağı, “demokrasi” kelimesinin hangi hızla cisimleşeceğini debelirleyecek.
Ben, “Araplar bu işi beceremez” diyecek kadar ırkçı, “Müslüman Kardeşler varken hangi demokrasi” diyecek kadar İslamofobik, Tahrir Meydanı’na bakarken “Hani bunun devrimcisi” diyecek kadar miyop olabilenlerimize aldırmaksızın, Nil’in ülkesinde yaşananların, özünde “bir demokrasi devrimi” olduğuna inanıyorum.
Bu devrimin ne zaman, nasıl tamamına ereceğini izleyip göreceğiz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.12.2013
24.09.2013
27.07.2013
29.05.2013
1.04.2013
8.12.2012
1.12.2012
17.11.2012
10.11.2012
3.11.2012