Yıldıray OĞUR
Dün Kumkapı Meryemana Patriklik Kilisesi, 94 yıllık gecikmeyle bir Ayin-i Ruhani’ye ev sahipliği yaptı. Başlık ayinde konuşan Episkopos Sahag Maşalyan’dan.
Ayni-i Ruhani yani "mevlit." Gidenleri arkalarından hayırla anmanın, dualarla ruhlarını hoşnut etmenin adı değişiyor sadece... Ortodoks inancında vefattan bir süre sonra ve sene-i devriyelerinde eda edilen bu görev için tam 94 yıl beklendi.
Yakınlarını kaybedenlerin yaslarını ertelemesi psikolojik bir soruna işaret eder. Ama bu kez bir psikolojik sorun değil sebep olan, bir zorunluluk. Normalleşmeyi, unutmayı engelleyen zorunluluğun kaynağı ise devlet.
94 yıllık bir gecikme. Çünkü en son 1919 ve 1920’de İstanbul’daki Ermenileri 1915’teki kayıplarını anmışlar, onların ruhlarına dualar göndermişlerdi.
1919’daki anmaları düzenleyen yas komitesi, törenlerle ilgili Huşartsan adında bir almanak da basmıştı. Huşartsan anıt demek. Tanıklıklara göre 24 Nisan 1919’daki anmalarda şimdi Gezi Parkı’ndan Harbiye Orduevine kadar uzanan Pangaltı Ermeni Mezarlığı’na “11 Nisan anıtı” da dikilmişti. (Jülyen takvime göre 24 Nisan)
Kanuni’nin kendisini zehirlenmekten kurtaran Vanlı aşçısı Manuk Karaseferyan’a tahsis ettiği arazideki mezarlığa 1930’larda devlet el koydu, sonra da dümdüz edip şimdiki hâline getirmeye başladı. Anıtın daha da önce kaybolduğu söyleniyor. Anmalarının anlatıldığı almanak da kayıptı. Yıllar sonra biri bulup Hrant Dink’e teslim edene kadar…
95 yıl önceki Ayin-i Ruhani’de konuşan Patrik Zaven Efendi şöyle demişti: “Bütün o hayatlarını kaybedenler toprakta öldürülen buğday taneleridir. Onlar büyümeyecek, mahsul vermeyecek.”
O buğday taneleri büyümedi ama tarih bütün bu mekânların, sembollerin, isimlerin etrafında dönüp durdu o 94 yılda.
Kırılma anlarından biri 1993’tü. Alparslan Türkeş’le Ermenistan lideri Ter Petrosyan gizlice bir araya gelmişlerdi. Türkeş sınıra bir anıt dikip her iki tarafına da Türkçe ve Ermenice “Verdiğimiz acılar için üzgünüz” yazılmasını bile teklif etmişti. Dün Başbakan’ın açıklamasına halefi Bahçeli tek bildiği aynı "ihanet" diliyle cevap verebildi. O gizli görüşmenin arabulucusu Samson Özararat ise dün televizyonda konuşurken yine heyecanlıydı: İnsani ve vicdani açıdan mükemmel. Tarihî bir adım...
2000 yılında 1915 ile ilgili büyük sessizliği Halil Berktay bozdu. Başına gelmeyen kalmadı. Sabancı Üniversitesi’nden atılması için kampanyalar başlatıldı. Sabancı ürünlerine boykot çağrıları bile yapıldı. Dün Başbakan’ın tarihî taziyesini “yetersiz”, “zamanlaması manidar” bulanlar arasında Halil Berktay’ı, Hrant Dink’i, 2005’teki Ermeni Konferansı’nı linç edenlerin, Orhan Pamuk’u 1915 hatırlatması yüzünden Nobel’ini görmezden gelmişlerin yazıp çizdiği, haberlerinin manşet yapıldığı medya gruplarının çalışanları da vardı. Tepe'lerinde salınan Türkiye Türklerindir levhası için patronlarını karşılarına alıp bir basit imza kampanyası bile yapmaya cesareti olmayanlar, yüzde 50’nin oyunu almış bir Başbakan’ın 99 yıl sonraki cesur adımını yetersiz bulmak, 1 Mayıs Taksim yasağıyla kıyaslamak gibi maksimalist züppelikler, şirazesi kaçmış kıyaslar içine girmişlerdi.
Halil Berktay ise dün herkesi o taziyeye tarihî hakkını vermeye çağıran bir yazı yazdı Serbestiyet’te. “Büyük bir adım tarihî bir dönüm noktası” başlıklı yazısını şu temenniyle bitirdi:
“En azından hâlâ düşünebilen kişilerin, bu arada, özellikle AGOS gazetesi ile çevresindeki Ermeni aydınlarının biraz daha medenî cesaret göstermesi ve -'sol'cular bize ne der- diye o kadar tedirgin olmamasını dilerim.”
Öyle olmadı. Eski Ermeni Mezarlığı üzerine kurulmuş Gezi Parkı’nda Talat Paşa Komitesi üyeleriyle yan yana “diktatöre” karşı direnmekte bir beis görmeyenler, 99 yıl sonra 1915 için taziye yayınlayan Başbakan’ın ‘golünü’ çıkarmaya çalışan gayri-memnunspora pas attılar gün boyu.
Kripto Ermeniler kültünü 90’ların Kemalistlerinden miras almış polis şeflerinin, savcıların, gazetecilerin cemaatine bile…
Halbuki, bu açıklamaya Türkiye’yi ulaştıran isimlerden Ali Bayramoğlu taziyeyi okuyunca aklından geçenleri şöyle yazdı dün köşesinde ve sonuna kadar haklıydı: Keşke dedim o satırları Hrant da okuyabilseydi... Çünkü bu onun da eseri, özellikle onun eseri."
Atatürk’ün manevi kızı Ermeni diyenleri bildiriyle hedef gösteren Genelkurmay’dan, Ermeni asıllı olmadığını ispat için şeceresini açıklamak zorunda kalan Cumhurbaşkanı’na, “Albayın anneannesi Ermeni çıkmış” diye acil üst düzey askerî toplantılardan, 1915’ten bahsetti diye Nobel’iyle yalnız bırakılan Orhan Pamuk’a…
99 yıllık bir inkâr yüzyılını bitirdi Başbakan Erdoğan bu taziye mesajıyla. Der Zor çöllerini aşıp geldik buraya. Son anda ayağına batan çakıl taşları yüzünden huysuzluk edip, bu tarihî yolculuğun sonunu görmemek için sırtını dönenlere Allah basiret versin. Tarihe 30 yıllık savaşı cesaretle bitiren, 99 yıl sonra 1915 için taziye yayınlayan, askerî vesayeti bitirmiş, başörtüsü ayrımcılığına son vermiş bir siyasetçiye faşist, diktatör diyerek geçtiniz. Bu utanç size 99 yıl daha yeter.
94 yıl sonraki Kumkapı Meryemana Kilisesi’ndeki Ayin-i Ruhani’de Ermeni Patriği’nin vekili Arem Ateşyan’ın riyasetinde tam kadro Ermeni din adamları ve son dakika duyup gelen cemaat mensupları hazır bulundu. Dualar edildi. Başbakan’ın taziye mesajı okundu. Ve Patrikliğin özenle hazırlanmış cevabı:
“Sayın Başbakanımızın hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmaları dileklerine 'amin' diyor, iletilen taziyeyi sevgiyle kabul ediyoruz. İnancımızın bir gereği olarak kadim dinî geleneklerimiz uyarınca hayatlarını kaybedenleri dualarla anıyoruz. Tanrı dualarımızı kabul etsin ve yaralı gönülleri taşlardan, dikenlerden arındırarak karşılıklı sevgi, saygı tohumlarının yeşereceği verimli topraklar haline getirsin. Amen…"
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026