Yüksel TAŞKIN
AKP seçkinlerinin bağlı olduklarını iddia ettikleri misyonla, gerçek hayatta savruldukları yozlaşma arasındaki büyük fark nedeniyle, şok yaşadıklarını ve şimdilik inkâr yolunu tuttuklarını gözlediğim bazı AKP’liler, bana kimi sorular yöneltiyorlar. En sık sordukları soru şu: “Ya medyaya sızdırılan dinlemeler gerçek değilse?” Bu soruyu soranların hemen ardından kendilerine sormaları gereken soru şu aslında: “Ya gerçeklerse!”
İşte bu, insan aklı ve vicdanının kolayca kaçamayacağı bir sorudur. Yaygın bir kabullenememe ve inkâr durumu yaşayanlar, bu sorunun etrafından dolanmaya beyhude bir çaba harcıyorlar. Yüzleşmeyi ötelemenin yolu olarak muktedir ve şeytani bir öteki bulmak, insanlığın en eski “çarelerindendir”. Bu defa göze kestirilen “şeytani öteki” de Paralel Yapı.
Ne var ki bu yapının tam da “paralel” olmasından kaynaklanan, ötelenmesi zor bir mesele var. “Aynı davaya farklı yollarla hizmet ettiğine” inanılan ve bu nedenle müttefik kılınan Paralel Yapı, “şeytani” yollara sapmışsa, diğer paralel yapı, yani AKP’nin de bu yollara sapmış olması o kadar muhtemeldir. Bugünkü ötekiniz dünkü müttefikinizse, siz biraz da ona dönüşmüşsünüzdür. Bana yol arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim...
AKP’ye itirazlar yöneltmek için bu kasetlere çok da ihtiyacımız yok. AKP’nin, her devrin muktedirleri olan müteahhitlerle kurduğu ilişkileri anlamak için etrafımıza bakmamız yeterli. Son yıllarda AKP’lilerin, hep iktidarda kalacaklara özgü bir korkusuzlukla, kentlerin yağmalanmasına önayak olduklarını görmek ve bundan derin kaygı duymak için de kasetleri bilmemize gerek yok. Bazıları için Erdoğan Bayraktar istifa ettiğinde söylediği sözler sürpriz olabilir. Ama kentine saldırıldığı için Gezi Parkı’nın yolunu tutanlar, zaten bunu bildikleri için mücadeleye soyunmuşlardı.
AKP’lilerin yol açtıkları mağduriyetleri bilenlerin kasetlere ihtiyacı yok. Yoksul bir Alevi ailesini gözünüzün önüne getirin. Her çocuğunu üniversiteye göndermek için birden fazla işte çalışan bir babayı ve diğer komşularının tarlalarında yarıcı olarak çalışarak çocuklarına harçlık gönderen bir anneyi. Böyle ailelerin üniversite mezunu Alevi çocuğunu, hak ettiği bir devlet kadrosuna “sakıncalı” diye atamayanların olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bu acımasızlığı bilmek için de kasetlere ihtiyaç yok.
Devletin her biriminde, “bizden olsun, niteliksiz olsun” diye kadrolaşanlar, sadece Cemaatçiler miydi? AKP’liler buna bir itiraz getirmişler miydi? “Henüz yeterli kadrolarımız yok” diye bizzat Cemaat kadrolarından istifade edenler, AKP’liler değil miydi? “Bizden olmayanları” kesip biçerek, inciterek nasıl birarada yaşayacağız? Adaleti sadece kendi zümremizin çıkarı olarak görürsek olacak olan budur.
Bir devlet veya hükümet, sıradan bir yurttaşının hayatında bu kadar belirleyici olmamalıdır. AKP’lilerin ve İslamcıların önemli bir gövdesi, benim gibileri, “hizaya getirilmeleri gereken laik, solcu marjinaller” olarak görüyor. Onlara göre bizler, “Batılılaşma sürecinin güçlendirdiği gayrı-milli unsurlarız ve geçiciyiz”, Tam da bu nedenle Devlet, meşru görülen İslami nesillerin yetiştirilmesi için bir araç olarak kutsanıyor.
Buradaki örtük mesaj şu: “Biz kendi neslimizi yetiştirdiğimizde, sizler olmayacaksınız.” Bu açıkça söylenmiyor ama devlet eliyle İslamcı nesil yetiştirmenin başka bir izahını bulmak kolay değil. Her kesimin yüzleşmesi gereken temel sorulardan birisi şu: Laikleri bir türlü meşru göremeyen, hatta onlardan devşirilen servetlerle “İslami Robin Hood’çuluk” yaptıklarını ima eden ve bunu adilce bulanlarla aynı ülkede nasıl yaşayacağız?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017