Yüksel TAŞKIN
12 Mayıs’ta CHP Genel Başkan yardımcıları Mehmet Bekaroğlu, Enis Berberoğlu, Sezgin Tanrıkulu ve milletvekili adayları İlhan Cihaner ve Şenal Sarıhan, İstanbul’da basınla biraraya geldiler. Etkinliğin amacı, Demokrasi, Hak ve Özgürlükler konusunda CHP’nin temel önerilerini paylaşmaktı.
Bize dağıtılan bilgi notundaki önerilerin temel amacının, parlamenter demokrasiyi mevcut durumuyla muhafaza etmekten ziyade, onu daha da geliştirmek olduğu söylenebilir. Sadece “normalleşme” vurgusu yok.
Aslında burada önerilenler, “sosyal demokrat” bir partinin “demokrat” kimliğiyle ilgili olarak zaten sahiplenmesi gereken hususlar. Tam da bu nedenle, CHP’nin Seçim Bildirgesi’ndeki vaatlerin partinin sosyal demokrat kimliğe yönelme arzusunun bir göstergesi olduğu teslim edilmelidir. Bu da hâliyle tüm Türkiye için hayırlı bir gelişmedir.
Fakat burada bir tercih yapılmış. Asıl vurgu, “sosyal demokrasinin” “sosyal” boyutu üzerine oturtulmuş. Bu tercihin, uzun araştırmalar sonucunda belirlendiğinin altı çizildi. Yaşanacak bir Türkiye programı, sosyo-ekonomik vaatler üzerine bina edilmiş. Farklı toplum kesimlerine yönelik somut vaatler var.
Kılıçdaroğlu aslında iktisadi popülizm yapmayı tercih etmiş. Ben bu tercihin gayet sağlıklı olduğunu düşünüyorum.
AK Parti’nin kültürel popülizm yaparken, kendi yandaş sermaye çevrelerini himaye edişindeki “sınıfsal” tercihinin karşısına, halkçı ve iktisadi bir popülizmle çıkmak yerinde olmuştur.
CHP, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmamayı seçmiş. Bu da AK Partilileri ve özellikle Erdoğan’ı ters köşeye düşürüyor.
Düşünün, iki aktör var: Birisi kutuplaşma diliyle oy peşindeyken, toplumun çözülüşüne neden oluyor. Diğeriyse bizleri ayrıştıran değil, ortaklaştıran gündemlerin peşinde. Bu seçimde makul ve mutedil alanı CHP’nin doldurmaya gayret ettiği açık.
CHP’nin bir başka tercihi de “ulusalcı” söylemlerden uzak durmak oldu. “Sosyal” meseleler üzerinden kampanya yapmanın böyle bir avantajı da var. Ulusalcı tepkiselliğe sıkışmanızı da engelliyor.
Bazıları CHP’nin ulusalcı isimlere ve söylemlere yer vermemesinin partiye oy kaybettireceğini iddia ediyordu. Kampanyanın bitimine 22 gün kala, ulusalcı parti ve çevrelerin seçimde umdukları ivmeyi yakalayamadıklarını, gündem oluşturamadıklarını söyleyebiliriz.
Seçim sonuçları da bu gözlemimizi doğrularsa, CHP’nin Kılıçdaroğlu’yla başlayan sosyal demokrat yönelimi daha da hız kazanacaktır.
Fakat bu demek değildir ki, ulusalcıların dile getirdikleri bazı kaygılar haksızdır. Mesele bu kaygıların nasıl dile getirileceğidir. Mümkün olduğu kadar kapsayıcı, evrensel olmaya gayret eden bir Demokrasi, Hak ve Özgürlükler anlayışı, bu kaygılara da çözüm önerileri geliştirir. Üstelik birinin hak ve özgürlüğü, diğerinin hak ve özgürlük kaybı olarak anlaşılmaz. Evrensellik de budur zaten.
CHP seçim kampanyasında bana göre zayıf kalan husus, gençliktir. Gençliğe yönelik vaatlerden ziyade, gençlerin kampanyada özne hâline gelmeleri ve görünürlük kazanmaları ihmal edilmiş gibi geliyor. Basın toplantısında bu konuyu dile getirdim.
Aslında sosyal medya üzerinden giden kampanyanın gayet başarılı olduğu vurgulandı. Vaatler sıralandı.
Buna rağmen kampanyada gençlik vurgusu daha önde olmalıydı diye düşünmeye devam ediyorum. CHP’ye oldukça rasyonel gerekçelerle oy veren ama hem partiden hem de kampanyadan uzak duran gençleri kazanmak, parti açısından yaşamsaldır.
Umarım bu hususta seçim sonrasında uzun vadeli bir örgütlenme stratejisi oluştururlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017