Yusuf Kaplan
Birleşmiş Milletler’in (BM) yapısı, küresel sistemin, dolayısıyla Batı uygarlığının hegemonyasının iddia edildiği gibi hak, hukuk, adaletya da Fransız Devrimi’nin “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” ilkeleri üzerinden işlemediğini gösterir.
Ama bütün Batılılar ve cellâdına aşık tasmalı çekirgeler’den ibaret bütün Batıcılar, bize ve bütün dünyaya tersini söylerler; insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü, özgürlükler gibi “değerlerin” “evrensel değerler” olduğunu bıkmadan usanmadan beynimize zerkederler...
Nedir bu?
Ezberdir!
Ama bu ezber, artık çok bayatladı; ezberi, temcit pilavı gibi tekrarlayıp duranların ağzında fenâ hâlde sırıtıyor...
Batılıların gerçekleştirdikleri katliamların ardı arkası kesilmiyor çünkü...
Çok değil, 50 yıl sonra, Batı uygarlığı çok berbat bir şekilde anılacak: Bilimsel devrimlerin, düşünce devrimlerinin, siyasî devrimlerin ve iktisadî devrimlerin esas itibariyle Batılıların zorbalıklarını küre ölçeğine yaymalarından başka bir işe yaramadığı anlaşılacak...
KAPİTALİZM VE SOSYALİZM'İN TANRI'SIZ VE İNSANSIZ DÜNYASI
Bütün fikirler, hayata geçirilmek için geliştirilir. Sözgelişi, Locke’un Liberal felsefesi Anglo-Amerikan demokrasinin ve hegemonyasının kurulmasında kilit rol oynadı.
Locke’un liberal felsefesi, bir özgürleşme felsefesi miydi, yoksa insana, tabiata hâkim olmanın, insanı tanrılaştırmanın (Antoposantrizmin) gerekçelendirilmesi mi?
Liberal felsefe, siyasî açıdan değil, ontolojik açıdan bir felâket üretti: Dünyayı, Tanrı'sı sermaye olan kapitalizmin ruhsuz hegemonyasının pençesine terketti.
Yine Marx’ın 20. yüzyıldaki bütün sosyalist devrimlerin fitilini ateşleyen diyalektik materyalizmi, son kertede, “Sosyalist dünya cenneti”yle mi, yoksa “otokratik-bürokratik Sosyalist cehennem”le mi sonuçlandı, bunu bütün dünya gördü.
Kapitalizm'in de, Sosyalizm'in de sorunu, insanın ontolojik konumunu yanlış tanımlamalarından kaynaklanıyordu: İkisi de modernliğin çocuğuydu. İkisi de bu dünyayı mutlaklaştırıyor, tabiata hâkim olma (dolayısıyla biri üretimi, diğeri tüketimi kutsama) açmazına sürükleniyor ama ikisi de ortak bir noktada buluşuyordu: İnsanın Tanrılaştırılması, Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın kurulması.
Sonuçta, liberalizm, dolayısıyla kapitalizm, daha ayartıcı çıktı ve insanı, araçların, güç üreten bilim ve teknolojinin, bunların da ötesinde sermayenin, dolayısıyla ekonomik / siyasî gücün kölesi hâline getirdi.
Çağımız Tanrı fikrini yitirdi: Dostoyevski’nin özlü bir şekilde ifade ettiği gibi, “Tanrı yoksa herşey mübahtır.” fikrinin ifade ettiği, paranın / sermayenin, dolayısıyla gücün kutsandığı, güçlünün haklı görüldüğü, orman kanunlarının hükmünü icra ettiği bir “gücü gücü yetene cehennemi”nin eşiğine fırlatıldı insanlık.
YAHUDİ ZİHNİYETİ ÖNCE BATI’YI, SONRA DÜNYAYI KENDİNE ESİR ETTİ
Buradan geleceğim nokta entelektüel çevrelerin gözardı ettiği bir yer: Sonuçta Kapitalizm'in de, Sosyalizm'in de gerisinde zeki, hatta dâhî Yahudi figürler, dolayısıyla Yahudi zihni/yeti var.
Şunu söylemek istiyorum: Yahudi beyinler, küre ölçeğinde Yahudi hâkimiyetini tesis etmek için her alana el attılar ve sonunda dünya üzerinde Yahudi hâkimiyetini tesis etmeyi başardılar.
Kapitalizm, İngilizler'in olduğu kadar Yahudiler'in de eseri.
Ya da şöyle söyleyelim: Kapitalizmin nihâî temellerini atan ilk iki sanayi devriminde İngilizler, son iki (bilgisayar ve dijital eksenli) sanayi devriminde Yahudiler belirleyici rol oynadılar.
Kapitalizm, dünyanın kıyamete sürüklenmesinin ateş fişeğidir. Sömürgeciliklerin, siyasî ve kültürel emperyalizm biçimlerinin dölyatağı.
Kapitalizm, aslında sonuçtur: Peter Gay’in “modern Paganizm” olarak tarif ettiği modernliğin, dini, dünyadan (Batı açısından haklı olarak) uzaklaştıran, dünyevî olanı dinselleştiren sekülerizm biçimlerinin kaçınılmaz sonucu.
Kapitalist ruhun gerisinde de, seküler dünya tasarımının gerisinde de tipik Yahudi zihniyeti gizlidir.
Merkantilist ekonominin doğuşuna, İtalyan şehir devletlerinin işleyişine yakından baktığınızda, Yahudi zihniyetinin (dinin sekülerleştirilmesi demek olan) Protestanlığın zuhurunda nasıl kilit rol oynadığını görebilirsiniz... Avrupa tarihi boyunca Yahudiler'in neden “şeytan” gibi görüldüğünü, her tür işkenceye, itilip kakılmaya niçin maruz bırakıldıklarını da sözünü ettiğim modernlik sürecine dikkatle bakarsanız çok iyi farkedebilirsiniz.
DÜNYANIN BİR 'YAHUDİ SORUNU' VAR!
Bu sorun, velût bir yazı konusu ama yerim bitti. Sadece şunu söylemekle yetiniyorum: Yahudiler, Hıristiyanlığın doğuşu sırasında Hıristiyanlar'a kan kusturdular.
Kapitalizm'in doğuşu sürecinde de, Hıristiyanlığa görünmeyen bir darbe vurdular veAvrupalıları, tamahkâr Yahudi zihniyetine sürükleyerek her bakımdan kuşattılar ve kapitalizmle birlikte teslim aldılar.
Burada körkütük bir Yahudi düşmanlığı geliştirmiyorum. Yahudilerin, dünya üzerinde hegemonya kurmak için önce Avrupalıları, sonra da Amerikalılar'ı nasıl esir aldıklarını; tamahkâr, açgözlü Yahudi zihniyetine köle yaptıklarını hatırlatmış oluyorum.
Yahudiler, ABD’ye her bakımdan hâkimler.
Amerikan derin devleti, Yahudiler'in kontrolünde: Finans, ekonomi, medya, akademya, CIA, silikon vadisi, Hollywood, Pentagon ve silah endüstrisi Yahudilerin tekelinde.
Yahudiler'in bir vatanı yok. Tek Tanrıları var: Sermaye/Para, dolayısıyla Güç. Sermaye, nereye giderse, Yahudiler orayı vatanları bellemekte tereddüt etmezler.
Şu ân ABD’nin bir Yahudi sorunu var. Sadece ABD’nin değil, bütün dünyanın aslında. “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” ürpertici bir insanlık sorunu bu.
Bu sorunun farkında olanlar ya da bunu açıkça dinlendirenler yalnızca Müslümanlar şu çivisi çıkmış dünyada.
O yüzden Yahudiler, kendilerini soykırıma tabi tutan Batılılara değil, Yahudilerin dünyayı nasıl cehenneme çevirdiğini haykıran (üstelik de tarih boyunca kendilerine kucak açan!) Müslümanlar'a kan kusturuyorlar!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
28.05.2021
14.08.2020
7.08.2020
20.07.2020
17.07.2020
26.06.2020
14.06.2020