Yusuf Ziya DÖGER
İnsan olup biteni yorumlarken belli pencerelerden bakıp görmek istediği manzarayı görmeyi umar. Ama kimileri oluşan manzarayı beğenmeyince perdelerini çekerek karanlık dehlizlerden örülmüş dünyalarına geri dönmeyi tercih eder.
İnsanın zihinsel dünyasını saran sosyal çevre elbette ona at gözlüğü takma işlevini başarma derdinde olacaktır. Bunu başarmaya çalışırken zihinsel dünyayı iğfal ederek kirletmek ise temel hedeftir.
Bu nedenle şunu bilmekte fayda var: Çoğu zaman sosyal çevre bireye doğruyu gösterme yerine iğfal edilerek kirletilmiş zihinsel kimliği dayatmaya çalışır. Dolaysıyla önemli olan çevrenin bir fikre veya inanca sahip çıkması ile karşı çıkması arasındaki temellendirme farkını görebilmektir.
Eğer asıl doğrunun peşini bırakmayarak ya da onun izini sürerek yanlışlığı ortaya koymaya çalışıyorsa ne ala…
Bu erdemliliktir…
Fakat amaç yoldan alıkoymak ve ayak bağı olmak ise işte o zaman tercih yapma zamanıdır.
Evet, bu yol ayrımına varmaktır ve yol ise kimliktir.
Ancak yol ayrımında asıl olan ise taşıdığınız fikrin size mi, yoksa peşin yargılarınızın dünyasına mı ait olduğudur…
Said’i Kürdi’nin ifadesiyle "Gözlerini kapatarak sadece kendine karanlık yaparsın…"
Elbette birileri faklı düşündüğünü haykıracak ama haykırışının haklılık ve haksızlık noktalarını dikkate alarak bunu yapmalı. Bu benimsediğimiz ve tercih ettiğimiz yolu denetleyerek yeniden irdelemeye götürmelidir bizi.
Tabiidir ki, kendisine ünsiyet oluşturarak gelinen gelenek ve ülkenin trans etnik öğretileriyle yetişmiş olmak yâda o gelenekten gayri ihtiyari de olsa etkilenmiş olmak bireyi çepeçevre sarmalar.
Bu durum bilinçaltında kronikleşmiş haldeki söylem biçimlerinin gün yüzüne çıkmasına katkı sunar. Doğal olarak sosyal çevre atmosferi çoğu zaman bunu başarı ile yerine getirirken bazen de düşünce, bastırılmış bilinçaltı duygularından daha baskın gelebilir.
İşte bir örnek:
Dr. Mehmet Şükrü Sekban 1912 yılında faaliyetine başlayan HEVİ cemiyetinin kurucularından olup cemiyetin organizatörlüğünü yapar. 1918 yılında Seyid Abdulkadir'in başkanlığında kurulan Kürt Teali Cemiyeti’nin Yönetim Kurulu üyeliğini yapar. Seyid Abdulkadir, Emin Ali Bedirhan ve diğer üyelerle birlikte yabancı sefirliklere Kürdistan'ın Muhtariyeti için muhtıralar verir.
Devletin sıkı takibatına uğrar ve memleketi 1919 yılında terk ederek muhacir olan Sekban 1933 yılında yazmış olduğu “Kürt Meselesi” adlı kitabında "Antropolojik bakımdan, saf Türk olan Türkmen ile Kürdü ayırt etmek güçtür…” der.
Çıkardığı sonuç ise Kürtler Turanî’dir.
Kitabının son paragrafında, “Ben de eski hemşerilerim için, Türkiye’nin iktisadi, sosyal ve siyasi refah yolundaki yükselişinde en iyi bir geleceği temaşa ederken siyasi hayata veda ediyorum…” der.
İddialar bu kitabın kendisine şantaj ve zorlamalarla yazdırıldığı ve sonradan da bundan pişmanlık duyduğu şeklindedir.
Ne olursa olsun ya durum iğfal edilerek kirletilmiş zihni ya da bilinçaltında kronikleşmiş söylemin dışa yansımasından başka bir şey değildir.
Doğal olarak çevre taktırmaya çalıştığı gözlükle veya dayattığı iğfal edilmiş zihinler aracılığıyla rafinerize olmuş ehven vatandaş üretebilmenin peşindedir. Bireye düşen ise irade beyanı ile ortaya çıkarak devletin kirli empozisyonları ile kirletilmiş. beyinleri sterilize etmektir.
19. ve 20.yüzyılın başında dünya toplumları kendi geleceklerini inşa ederek yol alırlarken, ümmetin vahdaniyetine Kürtler feda edilmiştir. Aynı zamanda kendi içlerinden çıkan ve başkasının ocağına odun taşıma derdine düşen insanlarının oluşturduğu mantaliteye de kurban edilmişlerdir.
Bu nedenle tarihi algılamadan geleceği inşa etmek mümkün değildir. Tarihin dehlizlerine sıkışmış bu mantık bugün de Kürtlerin karşısına çıkıp ne istiyorsunuz bakın dünyada yok olup gitmiş milletler var siz de kaderinize razı olun diyorlar.
Peki, Kürtler buna razı olacak mı?
Bir şekilde iğfal edilmiş bu sakat mantıklar kardeşlik teraneleriyle piyasada satılığa çıkarılmış durumda ve Kürtlerden alıcı olmalarını istiyor. Elbette bu durumda Kürtler boyun eğeceklerse ancak kendi irade beyanları olmalı dayatılan hiçbir iradi beyana teslim olmadan…
İşte bu yol ayrımlarında iş toplumun ortak aklına hitap edebilecek ama erdemliliği elden bırakmayacak insanlara ihtiyaç vardır. Bu insanlar hak, adalet ve özgürlük çerçevesinde toplum vicdanına hitap edebilecek ve toplumu yönlendirerek geleceği inşa edecek özgür iradeler olmalıdır.
Bu olmadı mı hemen bir bahane ve çıkış yolu bulup olup biteni görmezden gelmeyi tercih etmeyecek iradeler elbette olacaktır.
Bu noktada yolu yorgunluğa satmayı mı, yoksa kendinizi yola adamaya mı meyledeceğiz…
Her ne olursa olsun seçimimiz, bizim irademizi yansıtacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
21.02.2018
13.10.2017
24.09.2017
27.03.2017
27.02.2017
16.02.2017
31.01.2017
28.01.2017
22.01.2017