Enver SEZGİN
2010 yılında Yeni Anayasa Platformu’nu (YAP) kurduğumuzda “yeni anayasa” oluşum sürecine tüm toplumun katılabilmesi için “Anayasa Toplantıları” düzenleyeceğimizi açıklamıştık. Bu açıklama çerçevesinde Türkiye’nin muhtelif yerlerinde toplantılar düzenledik.
23 ilde yapılan 32 toplantıya binlerce kişi katıldı.
Elbette benzer düşünceler dile getirildiği gibi, çok farklı fikirler de ortaya atıldı.
Özellikle Anayasa’nın ilk dört maddesi, vatandaşlık tanımı, anadilde eğitim gibi konularda hararetli tartışmalar yaşandı.
Ancak bu “kırılma noktalarında” dahi birbirini dinlemeye ve etkilemeye hazır bir kitle ile karşılaştık.
Öte yandan, Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri ve anadilde eğitim gibi birçok “hassas” konuda değişiklik yapılmasını isteyen ve bu isteklerinde ısrarcı olan çok büyük bir kitlenin olduğuna şahit olduk.
Büyük çoğunluk yeni bir anayasa istediklerini ve yapım sürecine katılmaları gerektiğini dile getirdi. Bu gerçeklerden dolayıdır ki Meclis Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile birlikte “Anayasa Vatandaş Toplantıları” düzenleme yoluna gitti.
Sonuç itibariyle, gerek bizzat Meclis’in yaptığı çalışmalar, gerek sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri sonucunda elde edilen veriler bir havuzda toplanmış ve “uzmanlar” tarafından Meclis Anayasa Komisyonu’na sunulmuştur.
Burada sorulması gereken soru şudur: Komisyon, toplanan bu verilerden ne kadar yararlanmıştır?
Yeni Anayasa Yazım Komisyonu bugüne kadar 60 maddede mutabakata vardı. Yapılan açıklamalardan anladığımıza göre, üç parti 30 madde de anlaşma sağlamış durumdadır.
Ancak asıl tartışmanın ilk dört madde (buna eğitim ve vatandaşlık tanımı konularını da ekleyebiliriz) üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz.
Komisyonun BDP’li temsilcisi Bengi Yıldız’ın söylediğine göre, aylarca çalışmalara katılmayan CHP’liSüheyl Batum, konu Anayasa’nın ilk dört maddesine gelince birdenbire toplantılarda boy göstermeye başlamış.
CHP’nin diğer temsilcileri olan Atilla Kart ve Rıza Tüzmen’in bazı konulardaki (örneğin yargıbölümü) uzlaşmacı tutumlarının tam aksi bir tavır takınan Batum’un adeta Meclis’teki beşinci parti temsilcisi gibi davrandığı söylenmektedir. Süheyl Batum Meclis’in Anayasa’nın ilk dört maddesini değiştirme yetkisine sahip olmadığını ısrarla dile getirerek burada bir tıkaç vazifesigörmüştür.
Gelelim komisyondaki AK Partili temsilcilere.
Özellikle Anayasa’nın üçüncü maddesi konusunda yapılan görüşmeler sırasında AK Parti temsilcilerinin takındığı tavrın kendileri ile çeliştiğini kolaylıkla söyleyebiliriz.
Maddeyi hatırlayalım: “Türkiye Cumhuriyeti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir...” Tekçi ve dışlayıcı devlet zihniyetinin ifadesi olan bu bölüm, aynı zamandaanadilde eğitimin de önünü kapatmayı amaçlamıştır.
Bu maddenin aynen korunmasına rıza gösteren AK Partili üyeler, partilerinin 2023 Siyasi Vizyonu’na aykırı bir tutum sergilemişlerdir. Dahası, bu tutumları, AK Parti’nin daha önce sunduğu önerme ile de çelişmektedir.
Anayasa’nın ilk dört maddesinin görüşüldüğü ilk günden itibaren MHP, “Bu maddelerin virgülüne dahi dokundurtmayız!” demiştir. Baktığımızda, MHP’nin dedikleri aynen yerine gelmiştir.
Sonuçta ilk dört maddeye dokunulmamış, anadilde eğitimin önü açılmamıştır.
Bengi Yıldız’a yazım sırasında halktan gelen önerilerin değerlendirilip değerlendirilmediğini sordum. Şunu söyledi: “Hem Anayasa’nın üçüncü maddesinin görüşüldüğü toplantıda, hem de anadilde eğitim tartışmaları sırasında toplumdan gelen önerileri dikkate almayı önerdim. Ancak başarılı olamadım.”
Geçen hafta İstanbul Feshane’de Siirt Valiliği öncülüğünde “Üç Dilli Kardeş Şehir Siirt Günleri” düzenlendi.
Şehirler çok dilli, devlet tek dilden ibaret.
Sormak gerekiyor:
Çok dilli bir toplumu tek dilli bir anayasaya sığdırabilir misiniz?
[email protected]
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUYeni dünya düzeni ile 19 Şubat’ın görüntüleri 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciKim çalıyor? 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran’ın menzili ABD olan füzeleri.... 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİftarlar hatıraları canlandırıyor 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGücümüzü Büyüterek Çözümü ve Demokratik Toplumu İnşa Etmek; 2026 Newroz’u Önder Apo’nun Özgürlüğü... 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBir “İç cephe” yazısı – Havyar mı vatan mı? 19.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünDaha da dikkatli olmamız gerek… 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİki haftada İran savaşında değişen dengeler 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolTürkiye ve İran 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMahkeme Haberinde Neler Eksik? 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraAdalet ve Esat Âdil 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTrump İran’da ne çeviriyor? 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRMehmet Şimşek’e rağmen ekonomi neden düzelmiyor? 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUErdoğan’ın ümmet bilinci 18.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYKüresel Savaş mı, Küresel Barış mı 17.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTürkiye ile İran hem çok yakın hem çok uzak 17.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRİMAMOĞLU'NU EV HAPSİ KURTARIR MI? 17.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTam yarım trilyon lira… Bilanço korkunç! 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSavaş, Kürtler ve olası senaryolar 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBu fotoğraf da İslam ülkelerini utandırmayacaksa 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezKüresel Sistemdeki Yerimiz 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞNELER YAZILMAZ, NELER KONUŞULMAZ? 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİKavramların anlamı onların kelime anlamı değildir 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRİran'da kaos: Otoriter yönetimlerin ürettiği krizler yeni bir kırılma dönemine işaret ediyor 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞİfade özgürlüğü özünde bir iktisadi etkinlik konusudur ve Ahududu Oscar’ları 16.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik hezimetler seti 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENABD İran’a saldırırken Çin’i sıkıştırıyor 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySavaşın jeoekonomisi: Sermaye mantığı ile jeopolitik mantık çelişirse ne olur? 15.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2016
13.04.2016
2.02.2016
16.02.2016
9.02.2016
26.01.2016
13.01.2016
30.12.2015
23.12.2015
8.02.2015