Roni MARGULIES
Çok iyi bir haberim var bugün:
“Irkçılığa karşı ilaç bulunduğu iddia edildi. İddiaya göre ilaç sayesinde, ırkçılar çeşitli kültür, milliyet ve dinden insanlara karşı daha sempatik olacak. İlacın adı ve ne zaman piyasaya sürüleceği henüz belli değil.”
Aptallığa karşı da ilaç bulunabilecek mi acaba?
Bulunursa, bu haberi yazanlara zorla yutturmamız mümkün olacak mı?
“İsterik ıstırabınızı gündelik mutsuzluğa dönüştürebilirsek, başarılı olmuş sayılırız.” Freud’un bir hastasına söylediği bu sözleri, psikanalizin tümüyle yabancısı olarak, şöyle yorumluyorum:
‘İsterik ıstırap’ klinik bir durum, beyindeki kimyasalların dengesiyle, elektrik akımlarının doğru çalışmamasıyla ilgili bir hastalık durumu. Bu konuda bir şey yapmak, dengeyi, akımları düzelten bir ilaç bulmak, hastayı iyileştirmek mümkün. Nitekim böyle ilaçlar var.
Ama ilaçlar da, psikanaliz de insanı mutlu edemez, ancak gündelik mutsuzluğu, “normal” mutsuzluğu sağlayabilir, diyor Freud. İsterik ıstırabı normal ıstıraba dönüştürebilir, diyor.
Çünkü gündelik mutsuzluk insanın kendi içinden, bedensel bir sorundan kaynaklanmıyor. İnsanlar arasındaki ilişkilerden, yani toplumsal nedenlerden kaynaklanıyor.
Mevcut toplumda insan ilişkileri, iki insanın birbiriyle iki insan olarak doğrudan ilişki kurması şeklini almıyor, ekonomik ilişkiler dolayımıyla gerçekleşiyor. Hayatımızı belirleyen ilişkiler insan ilişkisi değil, patron-işçi, satıcı-müşteri, üretici-tüketici, alacaklı-borçlu, yöneten-yönetilen şeklini alıyor. “İnsan” olarak değil, ekonomik unsurlar olarak yaşıyoruz.
Bunun yarattığı eşitsizlik, hiyerarşi, yoksulluk bir yana, müthiş bir yabancılaşma da yaratıyor.
Sorun, insan olarak yaşayamamanın, insanla insan olarak ilişki kuramamanın, insan emeğini ve yaratıcılığını ancak meta olarak görebilmenin yarattığı yabancılaşma ve mutsuzluk.
Çözüm tıbbî değil, toplumsal. Beyin kimyasını değil, toplum düzenini değiştirmek gerek.
Değiştirdiğimiz güne kadar, isterik ıstırabımızı belki halledebiliriz, ama temel ve normal mutsuzluğumuzun çaresi yok.
Irkçılık da keza.
Batı dünyasında siyahlara karşı ırkçılık nereden gelir?
Emperyalizmin Afrika’yı kapış kapış ele geçirmeye başladığı dönemde, Afrikalılar gemilere yüklenip pamuk ve şeker kamışı tarlalarında köle olarak çalıştırılmaya götürülürken, insanın insana yaptığı bu vahşet Batı’nın inançlı Hıristiyan halkına nasıl anlatılabilir, nasıl meşru gösterilebilirdi?
Siyahların insan olmadığı, insandan ziyade hayvana yakın olduğu anlatılarak, bunu kanıtlayan “bilimsel” çalışmalar yaparak, çoğunluğu buna ikna ederek.
Irkçılık, kapitalizmin ucuz (ve mümkünse bedava) emek ihtiyacından kaynaklanıyordu, beyazların beynindeki bir dengesizlikten değil.
Ortaçağlarda, Yahudiler dinî farklılıkları nedeniyle Hıristiyan toplumun dışına itilir, ekonomik faaliyetlerden dışlanır, büyük çoğunluğu yoksulluğa mahkûm edilip küçük bir azınlığı para işleriyle uğraşmaya zorlanır. Krallar, prensler, valiler bu Yahudilerden borç alır, borçlar birikir. Borcu ödemektense, Yahudilerin kan emici parazitler olduğunu anlatmak, ayinlerinde Hıristiyan çocuk kanı içtiklerini anlatıp hepsini sürmek, katletmek ve böylece borçtan kurtulmak daha kolay değil midir?
Yahudi düşmanlığının kökeni, gerçek ekonomik nedenlere dayanır, Hıristiyanların beynindeki kimyasal bir dengesizliğe değil.
Keza, Türk ırkçılığı da Türk beyninin özelliklerden değil, geniş bir pazar, güçlü bir ekonomi yaratmanın gereklerinden kaynaklanır.
Irkçılığın ilacı var bence. Yok değil.
Ama ırkçılara bir hap vererek veya kafalarını alçıya alarak olmaz bu iş.
İlaç, ırkçılığı yaratan toplumsal düzeni ortadan kaldırmak.
Yazarlar
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023