Roni MARGULIES
Asch testini duydunuz mu hiç? Hayır, ben de duymamıştım. Nörolog olmadığımız için duymamış olmamız doğal. Ama bilmemek değil, öğrenmemek ayıp. Beyin hakkında bulduğum ve fazla teknik olmayan her kitabı okurum. Beynim en sevdiğim bir iki organımdan biri olduğu için değil sadece. Yaptığımız, düşündüğümüz, olduğumuz her şey beynimizle yakından ilişkili olduğu için.
Son okuduğum kitapta öğrendim Asch testini. Anlatayım.
Aşağıdaki çizgilere bir göz atın.

Sağdaki üç çizgiden (A, B ve C) hangisi soldaki test çizgisiyle aynı uzunlukta? Çok basit, değil mi? Doğru cevabın "B" olduğunu görmek için kartal gözlü olmak gerekmiyor.
Amerikalı psikolog Solomon Asch 1956'da şöyle bir deney yapıyor. Sekiz kişiyi bir odaya topluyor ve yukarıdaki testi uyguluyor. Ne var ki, sekizinden sadece biri gerçek denek. Diğer yedisi deneyi yapan ekibin üyeleri.
İlk turda herkes "B" diyor. İkinci turda da öyle. Ama üçüncü turda sahte deneklerin hepsi "C" diyor! Hakiki denek kulaklarına inanamıyor, doğru cevabın "B" olduğundan hiç kuşkusu yok, şaşkın gözlerle diğer yedi "deneğe" bakıyor ve nihayet cevabını veriyor.
Deneye katılanların dörtte üçü, yediye bir azınlıkta kaldıklarında, yanlış olduğunu bile bile "C" diyor!
Yanıldıkları için değil, grup bütünlüğünü bozmamak için, yalnız kalmamak, farklı görünmemek, dışlanmamak için.
Bu davranış çok doğal. Grupla birlikte davranma eğilimi büyük olasılıkla evrim sürecinin beyinlerimize kazıdığı bir davranış şekli. Homo sapiens (ve tüm öncülleri) hiçbir zaman tek olarak, birey olarak yaşamamış; her zaman sosyal olmuş, küçük toplumlar halinde yaşamış olan bir hayvan. Uyumlu grupların yaşama ve üremeye devam etme şansı daha yüksek olmuş, grupla uyumlu olan bireylerin yaşama ve üremeye devam etme şansı daha yüksek olmuş.
Yani uyumlu davranma, maraza çıkarmama, aykırı görünmeme sadece kolaycılık değil, milyonlarca yıllık bir sürecin genlerimize (ve dolayısıyla beyinlerimize) öğrettiği bir hayatta kalma stratejisi.
Genlerimizden kaynaklanan hiçbir şey (göz rengi veya on parmaklılık gibi basit fiziksel özellikler hariç) yüzde yüz tayin edici değildir. Bu nedenledir ki, Asch deneyine katılan herkes üçüncü turda "C" cevabını vermez, katılanların dörtte biri doğru bildiği cevapta ısrar eder.
Sekiz numaralı üye
Asch testinin kurgusal şeklini "12 Kızgın Adam" filminde görürüz. Amerika'da Latin kökenli bir genç cinayetle suçlanır, mahkemeye çıkar. Savunması zayıftır, aleyhinde birçok tanık vardır. Suçlu bulunduğu taktirde cezası idamdır.
Film, jüri heyetinin kendi içindeki tartışmalara odaklanır. İlk oturumda on iki jüri üyesinin hepsi adamın suçlu olduğundan emindir; sekiz numaralı Henry Fonda hariç. Sanığın idama gideceği kesin gibidir. Ama Fonda hemen karar vermek istemez; incelemek, tartışmak ister, "suçsuz" der, jürinin oybirliğini bozar. Ve film boyunca Fonda birer birer tüm üyeleri adamın suçsuzluğuna ikna eder. Evet, tüm kanıtlar sanığın katil olduğuna işaret etmektedir, ama tartışmalar sırasında jüri üyelerinin hem ırkçılığı hem çoğunluğun görüşlerine uygun davranma içgüdüsü ortaya çıkar. Masum olan sanık kurtulur.
Bir kişinin "Hop, bir dakika yahu!" demesi, diğer on birinin duraklamasını, görüşlerini gözden geçirmesini, düşünülmeden kabul edilmiş fikirleri sorgulamasını sağlamıştır.
Bugün her ortam ve çevrede, her işyeri ve okulda, "Türkiye devleti Ermeni soykırımını tanımalı ve özür dilemelidir" demek, "Hiçbir Türk asker doğmaz, hepimiz bebek doğarız" demek, "Anadilde eğitim herkesin en doğal hakkıdır" demek zor olabilir, ama başka türlü Asch testini geçmek mümkün olmaz.
Roni Margulies
http://marksist.org/yazarlar/roni-margulies/13308-asch-testi-ve-on-iki-kizgin-adam
Yazarlar
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023