Roni MARGULIES
BJK TV’den aradılar. Çok sevindim, “Nihayet futbol hakkındaki derin bilgime başvuracaklar” diye düşündüm.
Çok kibar, ama biraz da tehditkâr bir sesle “Biz bu yazıyı anlayamadık!” dediler.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın gözaltına alınması üzerine bir yazı yazmıştım geçen hafta. Anlayamamışlar.
“Üstelik,” dedi telefondaki ses, “15-16 kişi okuduk, hiçbirimiz anlayamadık.”
Üzüldüm doğrusu. Anlaşılmayan yazılar yazmanın ne anlamı var!
Yazımda, hayatlarına biraz eğlence ve heyecan katabilmek için milyonlarca emekçinin dünya kadar para verip izlediği futboldan, bu hayatların eğlencesiz ve heyecansız olmasını sağlayanların nasıl bir kez daha kâr ettiğini anlatmaya çalışmıştım.
Bir yanda, kendileri oynayarak değil başkalarının oyun oynamasını izleyerek heyecan duyan, bambaşka bir dünyada yaşayan 11 milyonerin oynadığı oyun uğruna insan öldürecek kadar heyecana gelen koca kalabalıklar. Bir yanda, bu kalabalıkların sırtından milyarlarına milyar katan mülk, güç, şirket ve takım sahipleri. Kapitalizmin ne kadar özlü bir özeti!
Yazımın orta yerine de bu yabancılaşmanın en özlü fotoğrafını koymuştum. Beşiktaş taraftarlarından: “Cehennemde ateşinle kavur bizi karakartal.”
BJK TV’de bunu anlamamışlar herhalde. “Şikeyi yapan Fenerbahçe, bizimle ne alakası var?” demek istiyorlar.
Bu sabah gazetelere baktım, Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı ve Teknik Direktörü Tayfur Havutçu operasyon kapsamında ifade vermeye çağrılmış!
Belki on sekizinci kümede bu pisliğe hiç bulaşmamış olan küçük, gariban bir takım vardır. Kargaköy İdman Yurdu filan gibi.
Hatta belki Fenerbahçe, Trabzonspor ve Beşiktaş da hiçbir pisliğe bulaşmamıştır.
Bilmem. Olabilir.
Bir ihtimal önümüzdeki aylarda öğreneceğiz. Bir ihtimal de öğrenemeyeceğiz.
Ama hiç anlayamadığım bir şey var.
BJK TV, Türk futbolunun tertemiz olduğunu, Beşiktaş’ın daha da temiz olduğunu mu zannediyor?
Fenerbahçe’yi ve Aziz Yıldırım’ı desteklemek için gösteriler yapan taraftarlar Türk futbolunun tertemiz olduğunu, Fenerbahçe’nin daha da temiz olduğunu mu zannediyor?
“‘Şike operasyonu’ mu gerçekten? Yoksa, ‘Fenerbahçe operasyonu’ mu; ya da ‘Aziz Yıldırım operasyonu’ olmasın...” diye yazan Cengiz Çandar, Türkiye’nin tertemiz futbol dünyasında Fenerbahçe yöneticilerinin melek olduğunu mu zannediyor?
Vallahi merak ediyorum.
Aziz Yıldırım, “Gördüğüm kadarıyla ihale benim üzerime kaldı. Beni harcamak istiyorlar, her şeyi benim üzerime yıkıyorlar; ama konuşursam herkes yanar” demiş.
Birincisi, bu “her şey” nedir? Bilelim.
İkincisi, bu “her şeyi” Aziz Yıldırım biliyor. “Biliyorum, ama konuşmam” diyor. Demek ki, gözaltına alınması ve sorgulanması tümüyle makul. Başka türlü bilemeyiz.
Üçüncüsü, bu “her şeyi” bilen ve Türkiye’nin en zengin ve en büyük takımının başkanı olan kişinin, bu “her şeye” hiç bulaşmamış olması, bu “her şeyi” kınayıcı bir yüz ifadesiyle “Ayıp, ayıp” diye mırıldanarak uzaktan izlemiş olması muhtemel midir? Bilmem. Yargıç değilim, avukat değilim. Ama bilmek isterim.
Suçu kanıtlanana kadar, Aziz Yıldırım masumdur.
Ama gözaltına alınmasına karşı bağırıp çağıranlar daha iddianame hazırlanmadan, deliller ortaya dökülmeden, mahkeme başlamadan neye güveniyorlar yahu?
Dördüncüsü ise futbolla tamamen ilişkisiz. Ve futboldan çok daha önemli. Alt tarafı, şu veya bu takımın küme düşmesi, tüm takımların lağvedilip Paraguay’dan takım ithal edilmesi filan umurumda olmaz.
Ama “Konuşursam herkes yanar” ifadesinin üzerinde durmak isterim.
Aziz Yıldırım bu ifadeyi ilk kullanan kişi değil.
Büyüklerimiz çok sever ve sık sık kullanır bu ifadeyi. Yakalandıkları zaman.
İfadenin belki de en veciz şekli en büyük büyüklerimizden biri tarafından kullanılmıştır. Yıllar sonra yalanlamış olmasına rağmen, Mehmet Ağar’ın “Bir duvar var; alttan bir tuğla çekilirse yıkılır, benden bunu beklemeyin” demiştir.
Bu ifade, gerekli mercilere “Beni kurtarmazsanız, sizi de yakarım” mesajını iletir.
Ve her zaman amacına ulaşır. İfadeyi kullanan kişi kurtulur. Serbest kalır. Başarıdan başarıya koşar.
Mehmet Ağar örneğinde olduğu gibi.
Çünkü memleketimizde tüm pis işlerin başını devlet çeker.
Duvar, devlettir.
Bu duvar yıkılıp yeniden örülene kadar, ne pislikten kurtulmak mümkün olacak, ne de doğru dürüst futbol izlemek.
Yazarlar
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023