Roni MARGULIES
Bu yazı kısa bir yazı olacak.
Böyle günlerde yazı yazmak zor çünkü.
Bir yandan, her kelimeyi dikkatle seçmek, ölen gençlerin ailelerini, yakınlarını, dostlarını düşünmek gerek, rencide etmemek, acılarına saygı göstermek gerek.
“Millî duygulara” hassasiyet göstermekten söz etmiyorum, umurumda bile değil o duygular. Ama yakınlarını kaybedenlerin acıları karşısında hassasiyet göstermek gerek.
Bu, tüm düşündüklerimi tam düşündüğüm gibi yazamamak demek.
Öte yandan, kendimi de kollamam gerek.
Dün Yasemin Çongar aktardı. Başbakan’ın “halkın bilgilenme hakkı ve gazetecinin bilgilendirme görevi ile PKK’ya propaganda imkânı tanımak arasındaki çizgiye dikkat edilmesi” yönündeki tavsiyesi, herkes takdir edecektir ki, tavsiye filan değil, tehdit.
Üstelik ilk değil. Hükümetin ağustos sonunda Fatih Altaylı yoluyla savurduğu “1400 kişi tutuklanacak” tehdidi de, sizi bilmem ama, benim aklımda.
Anlayışla karşılıyorum tabii. Türk medyası PKK’ye o kadar destek veriyor, hükümeti o kadar acımasızca eleştiriyor ki, Başbakan’ın kaygılarını anlamak mümkün.
Ama “terör örgütünün propagandasını yapmak” suçundan bir iki kez yargılanıp beraat ettikten sonra, insan “Bu yaşımda hapse girmek ister miyim?” diye düşünmeden edemiyor.
Pek de istemem doğrusu.
İfade özgürlüğü de zaten böyle bir şey herhalde. Özgür basın böyle ortaya çıkıyor olsa gerek.
Yazılarımı yazarken, “Cezaevlerinde şu ara koşullar nasıl?” diye özgürce düşünebiliyorum. Kimse bana karışmıyor.
Bu özgürlüğümü çok da abartmamam gerektiğini düşündüğüm için, tüm düşündüklerimi tam düşündüğüm gibi ifade etmeden birkaç kısa not düşüp yazıma son vereyim.
Öncelikle Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a ve hükümete barış doğrultusunda attıkları cesur ve kararlı adımlar için teşekkür etmek isterim. Başka ülkelerde devlet adamları “intikam” söylemi kullanıp ateşin üzerine körükle gitme sorumsuzluğunu gösterebilirdi. Bizde böyle olmadığı için çok müteşekkirim.
Başbakan’a ve hükümete, Kürt sorununu gündeme getirdikleri günden bu yana Kürtlerin taleplerini tek tek ele aldıkları için, bu talepleri Kürtlerin temsilcileriyle tek tek tartıştıkları için, kabul edilebilir buldukları talepleri tek tek karşılamaya başladıkları için çok müteşekkirim.
Kim ne der diye hiç düşünmeden, salt demokrasinin, insan haklarının, insanlığın gereği olduğu için somut politikalar geliştirip bunları derhal uyguladılar. Başbakan’a ve hükümete bu nedenle çok müteşekkirim.
Böyle yaparak Kürt halkının güvenini kazandılar, savaşmanın gereksiz olduğunu, her şeyin masa başında çözülebileceğini tartışılmaz bir şekilde kanıtladılar. Teşekkür ederim.
“Bundan sonrası konuşulmaz, sadece uygulanır, sözün bittiği yerdeyiz” gibi kolay delikanlılıklara başvurmadılar, 25 kez başarısız olmuş askerî yöntemleri bir kez daha uygulamak basitliğine düşmediler. “Bu halk bizi savaşmak için değil, barışmak için seçti” dediler, “İlle de müzakere, ille de barış” dediler. Başbakan’a ve hükümete bu nedenle de çok müteşekkirim.
Ve ben de, özellikle bugün, “İlle de müzakere, ille de barış” diyorum.
Başka zamanlarda söylemek kolay, bugün zor.
Ama asıl bugün söylenmesi gerek.
Geri kalanı fasa fiso.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Haydi başka gezegene gidelim!
22.03.2023 - Diktatör, komplo ve ölüm
13.03.2023 - “Maşallah şehrin temizliği gayet güzel”
27.02.2023 - Türk erkeği ağlamaz (ben ağlarım)
20.02.2023 - Puslu havayı seven yabancı kurtlar
13.02.2023 - Dört dilde geçinemiyoruz!
6.02.2023 - Yasaklamalı mı, yasaklamamalı mı?
29.01.2023 - İnsan insanın kurdu mudur?
21.01.2023 - Ardahan Umumî Helalar Müstahdemliği ve hukuk
15.01.2023 - Seküler milliyetçilik ve dindar milliyetçilik
15.01.2023
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları















































hüsss
Sözcü gazetesinin internet sitesi yok ki:)))