Roni MARGULIES
AKP ile, Erdoğan ile hiçbir alakası olmayan ama yine de darbeye karşı çıkmasını beklediğim pek çok kişi, beni hayal kırıklığına uğratmadı, gerçekten de darbeye karşı çıktı.
Fakat daha bir gün geçmeden bu karşı çıkışta bir burukluk, bir rahatsızlık olduğu anlaşılır hâle geldi.
Bu kişiler, darbeye karşıymış gibi yapıp aslında zaten pek de karşı olmayan, Erdoğan’dan kurtulmak için gerçekte darbeye razı olanlar, Kemalistler, ulusalcılar filan değil.
Sözünü ettiklerim, çoğu ‘kamusal aydın’ olan, sol çevrelerde yıllardır saygınlığı olan, her tür mücadelenin içinde yer almış kişiler.
Bunlardan birinin bir yazışmasından alıntı yapayım; rahatsızlığı iyi ifade ediyor:
“Darbenin önlenme süreci boyunca camilerden yapılan cihat çağrılarına, linç girişimlerine, sokak egemenliğini daha şimdiden dikta rejiminin konsolidasyonu için kullanılmaya başlanmasına, yargıda olağanüstü boyutlara ulaşan tasfiye işlemlerine, Erdoğan’ın idam cezası konusunda, Taksim kışlası konusunda söylediklerine dair laf etmeden, süreci bütünüyle olumlayan ifadeleri doğru bulmuyorum.”
Dikkat ederseniz, iki ayrı sorun, elma ile armut, bir araya getirilmiş.
Biri, “dikta rejiminin konsolidasyonu, yargıda olağanüstü boyutlara ulaşan tasfiye işlemleri, Erdoğan’ın idam cezası konusunda, Taksim kışlası konusunda söyledikleri”. Tamam, burada hiç sorunum yok. Bunlara karşı direnmek gerekir. Bunlar, darbeye karşı oluşan halk hareketini AKP hükümetinin kendi amaçları için kullanması. Elbette karşı çıkacağız.
Ama bir de şu var: “camilerden yapılan cihat çağrıları, linç girişimleri, sokak egemenliği”. Bunlar farklı şeyler. Bunlar, hareketin yarattığı ortamı AKP’nin kendi amaçlarına yontması değil.
Camilerden yapılan direnme çağrılarıyla benim hiçbir sorunum yok. “Linç girişimleri”, üzerlerine ateş açılmış kalabalıkların doğal tepkisidir. Can havline düşmüş öfkeli kalabalığın takım elbiseli bir mahkeme heyeti gibi davranması beklenemez. Ellerine geçirdikleri askerleri elbette döveceklerdir. Aksini beklemek anlamsızdır.
“Sokak egemenliği” ise bir sosyalisti niye rahatsız eder, bunu benim anlayabilmem hiç mümkün değil.
Ama söz konusu aydın solcunun niye rahatsız olduğunu biliyorum. Kendisi şöyle açıklamış:
“Ben kendimi, evimin önündeki sokağı tekbir getirerek dolduran, AKM’ye Erdoğan posteri asan kalabalıklarla ‘omuz omuza’ hissetmiyorum.”
Temel sorun şu:
Evet, Erdoğan ve AKP tabii ki olan bitenleri kendi avantajına kullanacak, yeni otoriter adımların temeli hâline getirmeye çalışacak.
Bu, moral bozukluğu ve felaket tellalığı için bir sebep değil, yeni bir mücadele alanıdır.
Erdoğan ve AKP’nin yapmaya çalışacaklarını engellemenin yolu nedir?
Evde oturup şikayet etmek mi?
Hayır.
Tekbir de getirse, Erdoğan posteri de assa, hiç rahatsız olmadan sokaktaki kalabalığın arasında olmaktır, anlatmaktır, tartışmaktır.
Roni Margulies
(Sosyalist İşçi)
Yazarlar
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023