Roni MARGULIES
Kullandığımız dilin kendi kendine, doğal olarak, sürekli değişmesi hep hoşuma gitmiştir.
Doğal olarak değişmesi hoşuma gitmiştir ama. Tepeden verilen emirlerle ve devlet eliyle değiştirilmesi değil.
O emirler ve o el hep boşa çıkar; dil bildiğini yapar, yavaş yavaş ve kontrol edilemez bir süreçle değişir.
O süreç nedeniyledir ki, örneğin 17. yüzyılda yazmış olan Nef’î’yi hem anlayabiliyoruz, hem de ama anlamakta biraz zorlanıyoruz.
Müftü Efendi bize kâfir demiş,
Tutalım ben O'na diyem müselman,
Lâkin varıldıkta ruz-ı mahşere,
İkimiz de çıkarız orda yalan.
Müftü Efendi bana kâfir demiş, ben de ona Müslüman desem, ikimiz de yalan söylemiş oluruz.
Tahir Efendi bana kelp demiş,
İltifatı bu sözde zâhirdir,
Malikî mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp tahirdir.
Tahir Efendi bana köpek demiş, belli ki bana iltifat ediyor, çünkü benim mezhebimce köpek temizdir. Ama “kelp tahirdir” derken, hem “köpek temizdir” diyor Nef’î, hem de “köpek Tahir Efendi’dir” demiş oluyor.
Bugün ne “ruz”, ne de “kelp”, “zâhir”, “tahir” kelimelerini kullanıyoruz.
Nef’î’den daha eskilere gitsek, bilmediğimiz kelime ve kullanımların sayısı daha da artar.
Bize özgü değil elbet bu durum.
Bugün İngilizce bir İncil alıp karıştırsak, örneğin, şu cümleye rast geliriz:
“The Lord regretted having made humankind on the earth.”
Yani, “Ve Rab yeryüzünde insanı yarattığına pişman oldu.”
John Wycliffe’in yaptığı ve 1390’da yayımlanan ilk eksiksiz İncil tercümesine bakarsak, aynı cümle şöyledir:
“It forethouзt him that he had made man in erthe.”
İlk yapılan bölük pörçük tercümelerden birini 1000 yılı civarında rahip Ælfric yapmış. Aynı cümleyi şöyle çevirmiş:
“Gode ofðuhte ða ðæt he mann geworhte ofer eorðan.”
Buna bakınca, İngilizce olduğunu kestirmek bile zor. Kelimeler değişik, imla değişik, harfler bile değişik! Ama İngilizce!
Dilin bu doğal değişimi karşısında, egemen sınıfların tüm muhafazakâr yazar çizerleri, herkesin kendileri gibi konuşması gerektiğini ve öyle konuşmayanların kaba saba cahiller olduğunu düşünen dil bekçileri, hep şikâyet eder: “Ah, güzel dilimiz berbat oldu, o harika dil ne hallere geldi, ah!”
Televizyonu suçlarlar, gençleri suçlarlar, cep telefonlarını suçlarlar. Her kuşak suçlayacak bir şeyler bulur. Eski kuşakların güzel konuştuğunu anlatırlar, hayıflanırlar. Ve eski kuşaklar da hayıflanmıştır, onlar da kendilerinden önceki kuşakları yüceltmişlerdir.
Times gazetesinin bir yazarı, “Eskiden dil hatalarına herkes hata derdi, şimdiyse hatalara ‘özgür ifade’ deniyor” diye yakınıyor.
Ondan 50 yıl önce, 1946’da George Orwell, “Meseleye ilgi duyan herkes İngiliz dilinin çok kötü durumda olduğunu kabul edecektir” diye serzenişte bulunuyor.
Ondan 100 yıl önce, 1848’de dilbilimci August Schleicher, “İngilizcenin bugünkü durumu, zamanında hem tarih hem edebiyat açısından önem taşımış bir ulusun dilinin ne kadar hızla çökebileceğini gösteriyor” diye üzülüyor.
Ondan 70 yıl önce, 1780’de tiyatrocu Thomas Sheridan, “Otuz kırk yıl önce sadece bayağı insanların kullandığı telaffuzlar bugün yaygınlık kazanıyor. Bu habis gelişme engellenmezse, İngilizce basit bir jargondan ibaret kalacak. Oysa daha 70 yıl önce, Kraliçe Anne zamanında İngilizce en mükemmel şekliyle konuşuluyordu” diye isyan ediyor.
Ama tam da Kraliçe Anne döneminde, 1712’de Güliver yazarı Jonathan Swift, “İngiliz Dilini Düzeltmek, İyileştirmek ve Kesinleştirmek için Öneriler” adlı broşüründe“Ülkenin tüm eğitimli ve kibar insanları adına, dilimizin mükemmellikten çok uzak olmasından şikâyetçiyim” diyor.
Sadece İngilizler mi?
Fransızlar da hep şikâyetçi.
Fransız Akademisi’nde 1843 kasımında Victor Hugo ile filozof ve eğitimci Victor Cousin birbirine girer.
Tartışma, çift sessiz harf kullanmanın iyi mi, kötü mü olduğuyla ilgili bir anlaşmazlıkla başlar, Fransızcanın durumuyla ilgili bir kavgaya dönüşür.
Cousin, son dönemde dilin geçirdiği değişikliklerin ancak yozlaşma olarak nitelendirilebileceğini iddia eder. Hugo aynı fikirde değildir.
Çöküşün ve yozlaşmanın ne zaman başladığını bile biliyordur Cousin: “Fransız dilinin çöküşü 1789’da başladı” diye haykırır.
“Söyleyebilir misiniz lütfen,” der Hugo, “saat kaçta başladı?”
Yazarlar
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023