Roni MARGULIES
Cennet vatanımız, adı üstünde, cennet gibidir.
Doğal güzelliklerinin yanı sıra, ayrıca bir “nefret suçları” cennetidir.
Şaşarım bazen, turizm şirketlerinin aklına niye hiç gelmemiş? Dünyanın her yanından kazasız belasız nefret suçu işlemek isteyen turistler için niye özel turlar düzenlenmiyor?
“Kendiniz gibi olmayanlara,
sırf sizin gibi olmadıkları içi
hakaret mi etmek istiyorsunuz?
Come to Turkey!”
Veya
“Keyif sizin değil mi?
Gelin, keyfinizce eşcinsel dövün!
Gelin, etnik kökeni farklı olan insanları keyfinizce öldürün!
Kommen Sie in die Türkei!”
Kuşkum yok, talep çok olacaktır.
Çünkü Almanya’da, İngiltere’de filan nefret suçu işlemenin cezası ağır.
Bizde ise “nefret suçu” diye bir suç bile yok.
Nedir nefret suçu?
Bir insanı gıcık olduğum için, bana yan baktığı veya bana karşı bir kötülük yaptığı için öldürürsem, bunun adı cinayettir. Suçtur.
Hiç tanımadığım bir insanı, ortada fol yok yumurta yokken, sırf siyah veya Kürt veya Ermeni veya eşcinsel olduğu için ve ben siyah, Kürt, Ermeni veya eşcinselleri sevmediğim için öldürürsem, bu hem cinayettir hem de nefret suçudur.
Ne farkı mı var?
Farkı şu.
Cinayet işlersem, bundan etkilenenler öldürdüğüm kişi, ailesi ve yakınları olur.
Nefret suçu işlediğimde, öldürdüğüm kişinin ait olduğu bütün grup, yani tüm siyahlar veya Kürtler veya Ermeniler veya eşcinseller etkilenir. Hepsi kendini tehdit altında hisseder, hepsi huzursuz olur, korkar ve kaygılanır.
Örneğin, 6-7 Eylül olaylarında İstanbul’da gayrımüslimlere saldırıldığında, evleri, dükkânları ve ibadethaneleri yıkılıp yağmalandığında, Manisa veya Malatya’da yaşayan gayrımüslimlerin bundan etkilenmemesi, “Bana ne yahu İstanbul’da olanlardan” diye düşünmesi mümkün müdür?
Veya Trabzon’da Rahip Santoro cinayetinden, Hrant Dink cinayetinden, Malatya Zirve Yayınevi katliamından, Manisa Selendi’de Romanlara karşı linç girişiminden, Kürt vatandaşlara karşı yapılan sayısız saldırıdan sadece olaylara maruz kalan kişilerin etkilendiği düşünülebilir mi?
Veya Geçen yıl 24 Nisan’da Batman Kozluk’taki Gümüşörgü Jandarma Karakolu’nda askerlik yaparken öldürülen Ermeni delikanlı Sevag Şahin Balıkçı’nın ölümü sadece Balıkçı ailesini etkilemiş olabilir mi?
Cinayetin ardından birbiriyle çelişen iki farklı tutanak düzenlenmiş olması; ilk tutanakta yer alan tanık ifadeleri birbiriyle çelişkili ve belirsizken, aynı gün düzenlenen ikinci tutanakta yer alan ifadelerin tek bir ağızdan söylenmiş gibi olması; askerî yetkililer tarafından hazırlanan iki tutanağın da Sevag’ın kasten değil, arkadaşıyla şakalaşırken vurulduğunu ileri sürmesi; tanıklardan birinin daha önceden verdiği ifadeyi değiştirmesi ve “Komutanlar bizi topladılar” diyerek nasıl ifade vereceklerinin kendilerine söylendiğini açıklamış olması... Ve bütün bunlara rağmen dokuz aydır süren davada sonuç alınamıyor olması sadece Balıkçı ailesini mi etkiler?
Askere giden herhangi bir Ermeni vatandaş bu cinayetten sonra kendini güvenli hissedebilir mi?
Nefret Suçları Yasa Kampanyası’ndan Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu’nun sözleriyle, “Nefret suçları, mağdurlara olduğu kadar, toplumun çoğul yapısına ve bir arada yaşama kültürüne de onarılması güç zararlar verir. Devletin nefret suçlarına karşı alacağı tutum ve yasal düzenlemeler konusunda atacağı adımlar, toplumsal barışın güçlenmesi için çok değerli bir mesaj vermiş olacaktır.”(www.nefretme.net)
Yıllar önce İngiltere’de bir afiş görmüştüm. Dört tane insan beyni, altlarında Afrikalı, Avrupalı, Asyalı ve Irkçı yazıyor. Hepsi aynı, sadece ırkçı beyin diğerlerinden çok daha küçük!
Küçük beyinlilerin işlediği suçlara suç demenin zamanı gelmedi mi?
Yazarlar
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023