Roni MARGULIES
Sivas Dünbiliği kitabını Sivas’ı çok merak ettiğimden almadım. Kemalizm’in 1930’larda ne kadar azgınlaştığını, ne kadar manyaklaştığını bildiğim için, o yılların kitaplarına merakım vardır, o yüzden aldım, okudum.
“Dünbilik” de neymiş diye soranlar olabilir. Dil devrimi tümüyle başarıya ulaşmış olsaydı, bugün hepimiz “tarih” yerine “dünbilik” diyor olacaktık.
Allah korumuş!
Kitap 1930’da Vilayet Basmalığı’nda basılmış. Kapağında “Her uğuru korunmuştur. Basadsızları düzmedir” yazıyor.
Yazarı, “Sivas Mektüpçüsü Basri”.
“Mektüp”, “mektup” kelimesinin öz Türkçesi değil. Sadece o yıllarda Başöğretmen Atatürk Türk milletine henüz “u” ile “ü” arasındaki farkı öğretememişti.
Kitabın “Girek” bölümünde, Sivas’ın tarihine girmeden önce “bu ülkede yurtlananların kökünden, boyundan sözaçmak sanısızdır, ki gereğir” diyor.
Önce, Cumhuriyet kurulduğu güne kadar bu ülkede yurtlananların ne kadar felaket durumda olduğunu anlatıyor Mektüpçü Basri Bey.
“En büyük başuğrağına Babıali deye bir ad kodular. Bu o katta, yüksek bir kapı oldu, ki içine kuşlar bile bakamaz oldu. Daha büyük bir kapıya kapı da demeye dilleri varmadı; buraya gireceklerde yüzsurat olmamalıydı, ki bunda yüzsürüp yaltaklansınlar, sonra da içeri girerek elkavşurup sorguçsokunsunlar.. Ulusun işleri işte bu, biçim incin olmayan eşik ve kapılarda sözde yürüdiliyordu.”
Bu berbat durum, bu yönetim kötülüğü ve kendi öz dilini unutma, bu “soydönerlik”, Osmanlı’yla başlamamış üstelik: “Bu densizlik ve kaygısızlık Selçuklulardan arta kalan bir çığırdı. İlkin dizgini onlar boşalttılar. Onlar Acem’i örnek edinmişler ve kendilerine öyle adlar beğenip seçmişlerdi ki, koca Türk ülkesinde Acem’in bir kolu günsürüyor sanılırdı.”
“O dönümlerde, başımızda kuramoturup yomuşsalanlar işte böyle ellerine bir başka saz almışlar, bizim havalardan yançizip durmuşlardı. Bu ayrıksı gidişlere ulusumuz yürek pergidip diş sıkıyordu. Bir gün geldi ki, yaptıklarının gözlerine düşürdüğü Kızıl sisten, bir yana bakmaz oldular, yüzgelmeğe takatları kalmamıştı. Çünki, yurt uçurumun kıyısına getirilmiş, en yıkımlı bir uca başgöstermişti.”
“O gün hep birlendik ve kaldırın deyerek topunu alaşağı ettik. Onların buyruklarını kırdık ve sıdık. O gündenbugün Türk sözünün ne deyişe geldiği açılmaz bir bilmece, çözülmez bir sık düğüm, sökülmez bir yanıltmaç olmaktan sıyrıldı çıktı.”
Bu bilmecenin cevabını, yanıltmaç olmaktan sıyrılıp çıkan gerçeği, Türk’ün ne olduğunu da okuyucudan saklamamış Mektüpçü Basri Bey: “Gerçek bu ki, ortada varlıklarvarlığı koca bir Ata kökü, ilk sağlık, esenlik beneği denizkıyılarında kımıldanıp da yürümeğe, sonra da düşünmeğe elverişli bütünyapılı bir Kişioğlu olduğu günden beri bir ad almıştı: Türk.”
“Dört yöne ün salmış, şan bırakmış tek bir ulus vardı: Türklük.”
“Türk nereye girdiyse bilgisinin ışığını bilece iletti. Nerede yurtlandı ise orda buyruğu elealmış, bütün uruklara üstünlüğünü göstermiş, bütün karşısına çıkanlara bilgi ve sökmenliği ile başçıkmıştır.”
“Atalarımız dünyayı eleavuca aldılar ve sığdırdılar da. Bu yalnız dört çevreye kılıç üşürmekle olmadı. Onlarda ne bilgiler, ne sınanmış us ve derin ve delici bir an vardı.. İşte, büyük Türklük varlığını deniz gibi taşarak yaydı ve her uç ve bucakta bilgi ile bir yürüttüğü bilek gücüyle ellikler kurdu.. Türk bir yanda, dünya öteçerlikte hep çatışıp savaştılar. Bütün bu çarpışmalar hep benliğini korumak, birliğini sağlamak içindi. Bu birleşmeyi önlemek için Çinliler, Yunanlılar ve Avrupa az mı uğraştı?”
Sivas dünbiliği için yerim kalmadı.
Ama Kemalizm’in dünbiliği hakkında bir fikir verebilmişimdir umarım.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023