Roni MARGULIES
Siz eskiden domates yer miydiniz?
Yerdiyseniz, muhakkak zaman zaman şöyle bir sohbet yapıyorsunuzdur: “Ah, nerede o eski domatesler! Nerede o koku, o lezzet! Şimdi hepsi suda bekletilmiş kartonpiyer gibi.”
Bütün marketlerde şimdi çeşit çeşit domates var. “Dalında” domates, “salkım” domates,“hormonsuz” domates. Bir de hiçbir sıfatı olmayan, “normal” domates. Normal domates ucuz, diğerleri daha pahalı.
Organik ürün satan manavlarda da domates oluyor “Sevgilim, bankaya gidiyorum, üç aydır biriktirdiğimiz parayı çekip bir kilo organik domates alacağım, akşam salata yaparız.”
Bu organik domates, eskiden yediğimiz kokulu ve lezzetli domateslere benziyor. Ama ateş pahası.
Niye yahu?
Hayatımın ilk 20 yılında, yoksul bir tarım ülkesinde yaşıyor olmanın nadir nimetlerinden biri olarak güzel domatesler yedim. Sonra Türkiye kapitalizmi gelişmeye başladı.
Bu gelişmenin mantığı uyarınca, “hormonlu domates” üretmeye başladılar.
Daha kısa zamanda daha çok ve daha ucuza üretebilmek, aynı fiyata satıp daha çok kâr edebilmek için.
Üreticisinin değil, ama satıcısının daha çok kâr edebilmesi için.
Bununla da kalmadılar.
“Ha, bunu beğenmediniz mi?” dediler, “Buyurun, eskisinin aynısını da satın alabilirsiniz, hormonsuz, ama daha çok para vermeniz gerek”.
Ulan ben zaten güzel domates yiyorum, hâlimden memnunum. Gelip bunu bozuyorsun, sonra bozulmamışını bana daha pahalıya satıyorsun!
Kapitalizmin tüm ürünleri gibi domates de insan ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değil, kâr amacıyla üretilince böyle olur işte.
“Hormon” ne menem bir şeydir, bilemiyorum.
Ama “genetiği değiştirilmiş organizma” (GDO) ne demek, biliyorum.
Yediğimiz bitkinin içine başka bir yaratığın genlerini koyuyorlar. Ve bir hilkat garibesi yaratıyorlar.
Niye?
Herhâlde bizim mutluluğumuz için değil. Aynı hikâye: Dev tarım şirketleri ve tüccarlar daha fazla kâr edebilsin diye.
Bir bitkinin genetiğini değiştirince ne olur, o bitkiyi yiyen insanlar üzerindeki etkisi nedir? Bunu araştırmak zaman alır ve pahalıdır. GDO üreticisi şirketler ise bir an önce kâr etmeye başlamak istiyor.
Amerika’da çoktandır ediyorlar zaten. Amerikan mısır ve soya üretiminin bütünü artık GDO.
Avrupa’nın çoğu ülkesinde ise yasak.
Ve GDO’nun insana zararlı olabileceği konusunu çalışan bilim insanları şirketlerin gazabına uğruyor.
Macar asıllı biyokimyager Árpád Pusztai 1995 yılında kardelen çiçeğinden genler içeren genetiği değiştirilmiş patatesler hakkında araştırma yapmaya başladı. Çiçekten patatese aktarılan gen, patatesi böcek saldırılarına karşı daha dirençli hâle getiriyordu. Pusztai, araştırmalarında sıçanlara çiğ ve pişmiş GDO patates yedirip bunun etkilerini inceledi.
Pusztai, 36 yıldır İskoçya’da Rowett Araştırma Enstitüsü’nde çalışıyordu. O güne dek üç kitap ve 270 makale yayımlamıştı.
GDO araştırmasının üçüncü yılında BBC televizyonunda bir programda GDO yiyen sıçanların midelerinde ve bağışıklık sistemlerinde hasar tesbit ettiğini duyurdu. “Seçeneğim olduğu takdirde genetiği değiştirilmiş ürünler yemem” dedi. “Kendi vatandaşlarımızı kobay olarak kullanmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum” diye ekledi.
Pusztai’nin açıklamaları müthiş bir fırtına kopardı. Konu, bilim dünyasında ve medyada sert tartışmalara yol açtı.
Pusztai’nin çalışmaları Rowett Enstitüsü tarafından askıya alındı; Enstitü Müdürü Pusztai’nin ve çalışma arkadaşlarının medyaya konuşmasını yasakladı, haklarında soruşturma başlattı. Araştırmanın ham verilerine el kondu ve yorumlamaları için altı bilim insanına gönderildi. Yorumları tümüyle olumsuz oldu. Pusztai bu verilerin henüz ham olduğunu, yayımlanmaya hazır olmadığını savunarak hem verileri hem savunmasını başka bilim insanlarına gönderdi.
Birkaç ay sonra, Avrupalı ve Amerikalı 21 bilim insanı Pusztai’yi destekleyen bir açıklama yayımladı.
Pusztai’nin araştırması 1999’da dünyanın en saygın bilim dergisi The Lancet’te yayımlandı. Bu tür dergilere gelen yazılar iki bağımsız hakeme gönderilir. Pusztai’nin yazısı altı hakeme gönderildi, biri yazının reddedilmesini önerdi, biri hatalı bulmakla birlikte yayımlanmasını önerdi, diğer dördü ise olumlu oy kullandı.
Yazı, Pusztai’nin ilk BBC’de açıkladığı bulguları özetliyor ve GMO patates yiyen sıçanlarda mide duvar kalınlığının normal patatesle beslenen sıçanlara kıyasla önemli ölçüde daha kalın olduğunu belgeliyordu.
Yazının yayımlanmasından sonra, Pusztai’nin Rowett Enstitüsü’ndeki iş sözleşmesi yenilenmedi.
Bu hafta Türkiye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilk kez üç çeşit GDO soya fasulyesinin “yalnızca tam rafine yağ elde etme amacıyla kullanılması şartı” ile ithal edilebileceğine karar verdi.
Yazarlar
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023