Roni MARGULIES
Umarım Başbakan dünkü Güneş gazetesini okumuştur.
Okumuşsa, çok beğenmiştir.
Geçenlerde “bir kısım medyadan” şikâyet etmiş.
“Bir kısım medya onlara hâlen destek vermeye devam ediyor. Yurtiçi ve yurtdışında da var ve bu desteği vermeye devam ediyorlar. Zaten terör örgütünün en çok aradığı şey propagandasını yaptırabilmektir.”
Daha önce medya yöneticileriyle “terör örgütünün” propagandasına karşı görüşmeler yaptıklarını, ama bu görüşmelerden olumlu sonuçlar çıkmadığını söyledikten sonra Başbakan, “Bilerek veya bilmeyerek maalesef onların tezgâhına veya onların ocağına odun taşıyanlar var. Bunları nereye kadar kabulleneceğiz? Bir defa insanımızın moral değerlerini altüst ettikleri gibi psikolojik üstünlüğü sağlamada da terör örgütüne belli destekleri vermiş oluyorlar. Bunları görmemezlikten gelemeyiz. Bunları gayet iyi görüyoruz. Tabii bunların değerlendirmesini de kendi aramızda ona göre yapıyoruz” demiş.
Medya yöneticileriyle “terör örgütünün” propagandasına karşı görüşmeler yaptıklarını öğrenmek çok güzel. Yüreğime su serpildi vallahi.
Televizyon ve gazetelerin sürekli PKK propagandası yapması, PKK’nin tezgâhına ve ocağına odun taşıması beni de çok kaygılandırıyordu doğrusu. Başlıca medya gruplarının gazetelerindeki “Bağımsız Kürdistan” ve “Bıjî Serok Apo” manşetleri gerçekten endişe vericiydi.
Medenî memleketlerde medya böyle yapmaz. Tam tersine, gazetecilik ve iletişim fakültelerinde medyanın görevi “hükümete psikolojik üstünlüğü sağlamak” olarak okutulur.
Objektif habercilik yapmanın terör örgütlerine fayda sağlayabileceği, gerçek durumu yansıtma çabasının zararlı ve tehlikeli olduğu anlatılır.
Bunu anlayamayan öğrenciler psikoloji bölümünden ek ders almak zorunda kalır.
Dünkü Güneş gazetesi Başbakan’ın kaygılarını umarım bir nebze de olsa hafifletmiştir. “Bir kısım” medyanın hükümetle yapılan görüşmelerden gerekli dersleri çıkardığını, “psikolojik üstünlüğü sağlamada” hiçbir şekilde “terör örgütüne” destek vermediğini kanıtlamıştır.
Gazetenin manşeti şöyleydi:
“Leşlerini kaçırdılar.”
Manşetin altında da şu cümle vardı:
“Bölücü hainlerin, öldürülen 10 teröristin cesedini, gaspettikleri bir minibüsle kaçırdıkları ortaya çıktı.”
Bunun da altında ölen askerlerden birinin cenazesi hakkında bir haber vardı.
Şöyle:
“Annenin sözleri bölücü hainlerin nasıl boşa kürek salladığının kanıtı gibiydi: ‘Bizi öldürmedikten sonra bu vatanın evladı kurumaz. Köklerini kazımak için bin tane daha doğuracağım. Evladımı yetiştirip oraya yollayacağım.’”
Oğlunu kaybeden bir annenin söyledikleri hakkında diyeceğim bir şey yok. Her şeyi söyleyebilir.
Ama “bölücü hainlerin boşa kürek salladığı” ifadesi gazeteye ait.
Niye boşa kürek sallıyorlar? Çünkü bu vatanın evladı kurumaz, daha binlerce evladımızı ölmeye göndereceğiz.
Güneş gazetesi kaçırmış, ama başka gazetelerden okuduğuma göre, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, terörle mücadelede zerre kadar taviz vermeyeceklerini söyleyerek, “Hem hükümetimiz, hem Silahlı Kuvvetlerimiz, hem de Emniyet güçlerimiz tarihinde olmadığı kadar güçbirliği ve diyalog içinde. Bu güçbirliği ve diyalogla terör örgütleri 30 yıldır vermediği kayıpları vermiştir. Mücadele çok iyi gidiyor” demiş.
Anlayabildiğim kadarıyla, geçtiğimiz iki ayda 60 asker ve 115 gerilla ölmüş.
Bu kadar kişinin öldüğü yerde, bunun birkaç katı insan yaralanmıştır.
Bir dizi köy boşaltılmış.
Yaşanan travmalar, yıkılan evler, yanan tarlalar hakkında bilgi sahibi değiliz.
Bütün bunlardan ne sonuç çıkarmak gerekir?
“Mücadele çok iyi gidiyor.”
Harika!
Ben de, “terör örgütüne psikolojik üstünlüğü sağlamamak” amacıyla, kendi görüşlerimi belirteyim:
Savunma Bakanı çok haklı, mücadele çok iyi gidiyor. Habur girişlerinden ve Oslo görüşmelerinden sonra hükümet barış sürecini iyi ki baltalamış. Ne mutlu Türk’üm diyene.
Yazarlar
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023