Roni MARGULIES
Radikal’de Yıldırım Türker’in yazısını yayımlamamak aslında yazıyı yayımlamamayı amaçlayan bir şey değil.
Eyüp Can, Yıldırım’ın “E peki, n’apalım, yayımlama, ben de başka türlü yazmaya çalışayım bari”demeyeceğini bilir. Yazısı yayımlanmadığında Yıldırım’ın gazeteden ayrılacağını bilir.
Eyüp Can, Yıldırım gazeteden ayrıldığı anda o yazının internette şimşek hızıyla yayılacağını, Radikalokuyucularından çok (ama gerçekten çoook) daha fazla kişinin derhal o yazıyı bulup okuyacağını da bilir.
Amaç yazının okunmasını engellemek değil. Amaç Yıldırım’dan kurtulmak.
Bu sabah daktilomun başına oturdum, niyetim önce Yıldırım’ı arayıp izin almak, sonra da Radikal’in yayımlamadığı yazıyı bütünüyle bu köşeye koymaktı.
Başlamadan önce gazetelere bir göz atayım dedim, baktım bizim gazetede Yıldırım’ın yazısı bütünüyle yayımlanmış!
“Senin o gazetede ne işin var!” diye sürekli üzerime gelinen günleri hatırlamadan edemedim. “Doğan Grubu’nun gazetelerine veya hükümetin dolaysız borazanı olan gazetelere mi geçeyim, daha mı iyi olur?”derdim. “Bizler Taraf’tan, Yıldırım, Oral, Ahmet filan Radikal’den çekilse, meydanı tümüyle sağcılara bıraksak daha mı iyi olur?” derdim.
Bu sabah Yıldırım’ın yazısının yayımlandığını görünce Taraf’ta yazdığım için bir kez daha, ayıptır söylemesi, koltuklarım kabardı.
Kabarmasına kabardı da, kapılınmaması gereken iki yanılgı var bence.
Birincisi, Türkiye’de iyi gazete yok.
Gazetelerin siyasî yaklaşımlarından söz etmiyorum. Bir gazete sağda durabilir, solda durabilir, hiçbir yerde durmayabilir, ama iyi gazete olabilir. Bizde yok.
Basit bir örnek vereyim.
Ben Londra Olimpiyatları’nı Türk ve İngiliz gazetelerinden izledim.
Ekonomisi zor durumda olan ve hükümetinin işleri kötü giden bir ülkede devasa bir organizasyon, bundan etkilenen milyonlarca insan, 204 katılımcı ülke, 26 ayrı spor dalında 302 ayrı yarış. Dev bir spor etkinliğinin yanı sıra, ekonomik, toplumsal ve siyasî etkileri olan olağanüstü bir yumak.
Genel olarak biz gazetelerimizde ne okuduk? Türk sporcuların katıldığı yarışlar ve maçlar dışında, hangi spor, hangi sporcu, hangi ülke hakkında yeni bir şey öğrendik?
Başka ülkeler bir yana dursun, Türkiye’de sporun durumunu ne kadar tartıştı gazetelerimiz? Mesela, 80 milyonluk bir ülkenin sadece beş madalya kazanması konu oldu mu? Nüfusu beş milyonun altında olan Hırvatistan’ın Türkiye’den daha fazla madalya almasının nedenlerini gündeme getiren gazete oldu mu?
Meraklı olduğumdan değil. Ama gazete dediğin sadece Türk bayrağı sallamaz, olayın bütünüyle ilgilenmeye çalışır.
Bir örnek daha vereyim.
Şemdinli’de neler olduğunu bilen var mı?
Yıldırım da sormuş zaten:
“Bizim ana akım basında yok sayılan bir iç savaş süregitmekte. Artık kaçınılmaz olduğundan, köylerinden kopartılmış vatandaşın kaymakam kapısı önünde toplandığını biliyoruz. Köylerine dönmek istiyorlar. Ama köyleri onlara kapalı. Köyleri gazetecilere de kapalı. Köyleri bütün dış dünyaya kapalı. Ne emniyet ne kaymakamlık, devletin hiçbir kurumu oradaki vatandaşa hizmet götüremiyor. O topraklar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından arındırılıyor ve bu durumun ne zaman sona ereceği, nelere malolacağı bilinmiyor. Bildirilmiyor. Tenezzül gösterilmiyor.”
Şemdinli’de bütün Türkiye’yi ilgilendiren bir şeyler oluyor. Gazetelerde bitmez tükenmez bir “Hainler!” edebiyatı dışında ne okuyabiliyoruz? Ne bilgi edinebiliyoruz?
İyi bir gazete, satır aralarında yine “Hainler!” edebiyatı yapıyor da olsa, en azından haber verir, neler olduğunu anlatır, inceler, yorumlar.
İkinci yanılgı ise, bunun hükümetten kaynaklandığı.
Hükümet memlekette bağımsız tek bir yayın organı kalmaması için elinden geleni yapıyor. Dolaylı müdahale ediyor, dolaysız müdahale ediyor, tehdit ediyor, satın alıyor. Elbette.
Ama hükümetin işi zaten çok kolay.
Bazen unutuyoruz, medya sektörünü ulvî bir hizmet alanı sanıyoruz.
Otomotiv sektörü gibi, inşaat sektörü gibi, medya sektörü de kapitalist ekonominin bir sektörü. Her gazete bir holdingin, zengin bir patronun mülkü. Reklam alma, kâr etme peşinde.
Bu sistemin çatlakları içinde bazılarımız bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Yapabileceklerimizin sınırını ise hükümet ile gazete patronları el ele belirliyor.
Yazarlar
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023