Ümit KARDAŞ
Ulus-devlet, insanlara sınırlar arkasında güvenlik sağlarken onları tutsak kıldı. Sınırlar, bayraklar, marşlar, ordular, savaşlar. İki dünya savaşının bilançosu, süregelen bölgesel çatışmalar. İnsan ve doğayı temel almadan, çıkarların gerçekleştirilmesini ön plana alan politikalar ve bu politikaların şiddet ve güç kullanılıp, hukuki birikimin yok sayılarak uygulanması.
Sermaye, teknoloji, iletişim, bilgi küreselleşirken bundan yararlanamayan açlık, yoksulluk ve çeşitli mahrumiyetler içindeki insanlar. Küreselleşmenin sonuçları adil değil. Küreselleşme demokrasiyi, adaleti, hukuku dışlayan bir süreçte giderken ulus-devlet kendi içinde gerçek bir demokrasiye, insani bir hukuk düzenine evrilemiyor. Bu durumun hem ulus-devlette hem de uluslararası sistemde hukuk ve demokrasi krizine yol açtığı açık.
Ayrıca göç olgusu, göçmenlerin karşılaştığı başta kimlik sorunu olmak üzere diğer hak ve özgürlük sorunları. Bu nedenle küresel düzeyde demokrasi ve hukuk değerlerine dayalı bir dünya düzeninin inşası konusunda düşünmek ve tartışmak gerekir. “Demokratikleşmemiş bir dünyada bir ulus-devlet demokratik olabilir mi”, “Devletler arası demokratik eşit ilişkiler kurmak mümkün mü”, “Dünya üzerindeki tüm insanları ilgilendiren kararlar demokratik bir şekilde alınabilir mi”, “Uluslararası sistem ulus-devletlerin kendi içlerindeki demokrasinin gelişimine hangi yol ve yöntemlerle katkı sağlayabilir” gibi sorular ortaya atılıp tartışılabilir.
Bu sorularla bağlantılı olarak “küresel kozmopolit demokrasi”, “küresel sivil toplum”, “sivil itaatsizlik” gibi kavramlar üzerinde de düşünmek gerekir.
Türkiye’deki demokrasi ve hukuk krizinin küresel düzeyde nedenleri olduğu gibi kendine özgü nedenleri de bulunmaktadır. Türkiye’de radikal bir devlet eleştirisi bulunmamaktadır. Toplumsal ve bireysel alan devletin ideolojik tasallutuna uğramıştır. Daha çok devlet daha az insan ve daha az toplum sözkonusu. Cumhuriyet tekçi ideolojisiyle, otoriter yapısıyla ve ideolojik aygıtlarıyla bunu beslemekte. İtaat eden insan ve toplum. Devletin ideolojik eğitimiyle uzun süre karşılaşmış olduklarından meslek sahibi olan, ayrıcalıklı kılındığına inanan, endişeli olduklarını belirten modern kesimde bir devlet eleştirisi sözkonusu değil. Bu kesimin itaatkârlığı rejimle özdeşleşmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında kalan dindar- muhafazakâr kesimde de devlete ve iktidara itaat kültürü önemlidir. Cemaat yapılanmaları da bu kültürü beslemiştir. Ayrıca devletin cemaat gibi sosyolojik yapılanmalar üzerinde yarattığı korku ve kişilere yönelik baskı ve şiddet uygulamaları da etkili olmuştur. Tekçi ideolojinin militarist uygulamaları eleştirel ve analitik düşünceyi bastırmıştır.
Ancak dindar- muhafazakâr kesimin devletin ideolojik eğitimiyle daha kısa süre karşılaşmış olması, muhafazakâr değerlerdeki değişikliği yavaş yaşaması, ekonomik alanda yoğunlaşıp dışa açılması demokrasiye ve özgürlüklere sahip çıkma isteğini ve devlete yönelik eleştirisini artırmıştır.
Dindar- muhafazakâr kesimin siyasi partisi görünümündeki AKP, başlangıçta askerî vesayet tarafından kuşatıldığından devlete karşı refleksler göstermiş ancak daha sonra devletin kurumlarını yapısal ve zihinsel reformlara tabi tutamamıştır. Oysa Türkiye’de devlet kavramını yeni bir tanıma kavuşturmadan demokrasiye geçiş imkânı yok. Bu tanımın ise ancak yeni bir anayasada yapılabileceği açık. Modernlerin böyle bir tasaları yok anladık ama dindar- muhafazakâr kesim nasıl bir devlet istiyor?
www.umitkardas.com
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025