Ahmet TAKAN
Şöyle altını en kalın çizgiyle çizerek söyleyeyim;
Abdullah Gül ile R. Erdoğan'ın ilk anlaşmazlığa düştüğü tarihi öyle 5-6 sene geriye dönüp aramayın. Ya yanılırsınız ya da bildiğiniz halde kamuoyunu yanıltır duruma düşersiniz!.. Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanlığına götüren sürecin "kardeşim Abdullah" olmadığını da Ankara'da bu işleri birazcık yakından takip edenler çok iyi bilirler. "Kardeşim Abdullah"ın nasıl bir zorlamayla ve ne gibi çetin pazarlıklar sonucu imal olduğunu bilenler iyi bilir. Hatta bu yüzden şok geçirip hastanelik olanlar bile vardır!.. Hele o "kardeşim Abdullah" çıkışından sonra kaç anlı şanlı siyasetçinin gelip de R. Erdoğan'a "hani kardeşin bendim. Ne oldu" diye sorduğunu bir bilseniz... Kısacası; Abdullah Gül ile R. Erdoğan arasında ne öyle baştan, sıkı ve derin bir muhabbete dayanan ilişki vardı ne de sonradan -özellikle Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra- bir derin düşmanlık meydana geldi. Her şey şartlara ve kurguya göre gelişti...
İlk başlarda, işlerine öyle geldiği için bazı çevrelerin "Putin-Medvedev modeli" olarak Türk milletine yutturmaya ve kabul ettirmeye çalıştığı formülün makyajının nasıl döküldüğünü zaman içinde gördük. Abdullah Gül ile R. Erdoğan arasında ilişkiler ta başından beri hiç "dostane" olmamıştır. Bu eşlerinin arasındaki ilişkilere de yansımıştır. İki isim de, beraber siyaset yaptıkları süreçte şartların gereğine göre hareket etmeyi iyi becermişlerdir. Hatta aralarındaki birçok paylaşım yazılı mutabakata bağlanmak suretiyle de yapılmıştır. Geçmişi daha fazla dallandırıp budaklandırmadan gelelim bugünkü en son duruma;
KHK üzerinden patlak veren açık kapışmanın ardından "acaba Abdullah Gül ne yapıyor?", "Erdoğan'ın şiddetli eleştirilerine nasıl karşılık verecek" veya "verebilecek mi", "Cumhurbaşkanı adayı olacak mı" diye merak edip bunlara karşılık "Erdoğan ne gibi tedbirler alıyordur" diye kafa yoruyor olabilirsiniz. En baştan ifade etmeliyim ki, Abdullah Gül kararını henüz tam olarak netleştirmedi. Ufak ufak yoklamalar yapıyor. Her zamanki söylediğimi de bir daha tekrar edeyim; Gül, hazırı görmeden, yüzde yüz denilebilecek ölçüde garantileri almadan sahaya fırlamaz. Daha önce yazdıklarıma ek olarak, kulislerden topladığım sıcak bilgilerle, cephe cephe devam edelim;
Abdullah Gül, "Erdoğan'ın karşısına Cumhurbaşkanı adayı olarak çık" diyenlere 2 önemli çekincesini şöyle sıralıyor;
"1-Erdoğan ile aramızda ciddi bir münakaşa olursa bölünme olabilir. İçerideki cemaatler arasında ciddi çatışma ihtimali olabilir.
2-İslami burjuvazi, para sahipleri henüz beni desteklemiyor."
Yurt içi ve dışı birçok çevreyle görüşen ve kontaklarını devam ettiren Gül'ün aşiret reisleri ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından bu söylediklerine bakıp rotasını tahmin etmek zor değil!.. Etrafında bilinen tüm "çık ortaya" baskılarına rağmen hâlâ mırın kırın eden Abdullah Gül'ün çevresinde de derin kırıklar var. Mesela, hatırı sayılı ölçüde isimlerden "Ahmet Davutoğlu'nu kesinlikle yanına alma ve kendinden uzak tut" telkinlerinin hatta itirazlarının Abdullah Gül'e iletildiğini çok iyi biliyorum. Partiyi ilk kurdukları günden beri aralarının iyi olmadığı bilinen Abdüllatif Şener'i yanına alması için de gidip gelenler, "çok bilendi yerinde zor duruyor. Melih Gökçek ile barış ve mutlaka yanına al" diye kapı aşındıranlar da var. Gül, herkesle oturuyor, dinliyor, uzun uzun konuşuyor... Herkesin gönlünü alacak, hoş edecek sözler söyleyip gönderiyor ama net kararını henüz kimseyle paylaşmıyor. İktidar cenahında, "AKP'li mevcut vekiller Gül'ün kapısında kuyruk oluşturdu. En az 50 milletvekili onunla beraber" diyenler bile var. R. Erdoğan'ın hırçınlığı boşa bir hırçınlık değil de tüm bu olup bitenlerin ardından bana sorarsanız "Gül ne yapar" diye, hâlâ "Erdoğan'ın aday olmayacağını açıklayacağı günü bekler" derim.
R. Erdoğan cephesine gelince... MHP ile ittifakın getirisinden çok götürüsü olacağını düşünen kesim, HDP'nin oylarının Abdullah Gül'e çok kolay kanalize olacağını düşünüyor. Bunun için de sarayda yeni bir plan geliştiriliyor; buzdolabına kaldırılan "çözüm süreci" yerine "cicim süreci." Saray kaynaklarından ulaştığım bilgilere göre; bebek katili Abdullah Öcalan ile yeni bir "cicim süreci" üzerine kafa patlatılıyor. Eğer yürürlüğe konulursa, Nisan sonu Mayıs ayları başında Öcalan ile görüşme trafiği yeniden başlatılacak. Önce caninin ailesi sonra da avukatları İmralı'ya bebek katiliyle görüşmeye gönderilecek. Ancak, "bu yeni süreçte HDP kesinlikle devre dışı bırakılacak."
Şu hale bir daha bakın!.. Yeniden Cumhurbaşkanı olabilmek adına yalpalayıp duran bir isim, hesaplarını cemaatler, diğeri de terörist başının üstünden kuruyor.
Gari, gerisine siz karar verin!..
Kaynak Yeniçağ: Abdullah Gül'ün iki çekincesi!.. - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021