Ahmet TAKAN
"Çeşitli kampanyalar sürdürülüyor. Bu kampanyalara kulak asmayın. Onların dolarları varsa bizim de halkımız, hakkımız, Allahımız var. Hiç endişelenmeyin."
Bu nasıl bir ruh hali?.. Cesareti olan uzmanların çıkıp millete anlatmaları gerek ama bana gerçeklerden oldukça kopmuş ve uzaklaşmış bir ruh halinin yansıması gibi geliyor. Cayır cayır yanıyor ekonomi. Hâlâ "iç düşman", "dış düşman" söylemleri... Algı operasyonları ile nereye kadar?.. Düşman kamplar stratejisi ekonomiyi düzeltir mi? Doları tepetaklak eder mi?..
Yoksa!.. Gerçekten Türkiye'de her şey güllük gülistanlık, ekonomi toz pembe de iç ve dış hainler mi algı operasyonu çekiyor?..
O görkemli, oda sayısının binli rakamlarla ifade edildiği, "itibar" için hiçbir masraftan kaçınılmayan Ankara'daki sarayı bilirsiniz. Çankaya Köşkü'nün yerini alan!.. Projeye göre, sarayda bazı inşaatlar hâlâ devam ediyor. Aslında "ediyordu" demek daha doğru. Çünkü, önceki gün hâlâ devam eden saray içi inşaatlarda çalışan işçilerin yüzde yetmişinin işine son verildi. Nedeni ise ödeneksizlik. Saray inşaatlarını yapan R... İnşaat firması ödenek alamadığı için işçilerine yol verdi. Biraz daha örnekleyelim;
R.... İnşaat sarayın ana kompleksinin hemen birkaç yüz metre ötesindeki Millî Kütüphane inşaatını da yapan firma. İlk başta az bir ödenek almış, sonra para musluğu kesilmiş. Aynı firma, R. Erdoğan için Marmaris Okluk Koyu'nda yaptırılan 300 odalık sarayın inşaatını da yürütüyor. Saray kaynaklarından aldığım bilgiye göre, firma ödeneklerini tahsil edemediği için orası da durma noktasında.
Ne kadar acıdır ki!.. Seçimde önce saray inşaatlarında çalışan işçilerle yapılan toplantılarda, "oyunuzu Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur ittifakına kullanmazsanız kim gelirse gelsin inşaatı durdurur işsiz kalırsınız" deniyordu. Şimdi, kapının önüne konulan o gariban işçiler dertlerini anlatacak yer bulamıyor.
Eğer, R. Erdoğan da ekonomin gerçek durumunu merak ediyorsa çok fazla uzağa gitmesine, ekonomi kurmaylarını toplamasına gerek yok. Saraydaki odasından çıkıp nizamiyeye kadar gelmesi oradaki kayıtlara bakması yeter de artar. "Yok oraya kadar gidemem. Yorulurum" diyorsa, saraydaki taklacılardan 3 gün önce saray inşatlarında kaç işçi çalışıyordu bugün kaç işçi çalışıyorun kayıtlarını istesin ve de sorgulasın...
Sarayda durum böyle... Varın gerisini siz tahmin edin!.. Belki de saray işçileri iç ve dış mihrakların hain oyunları yüzünden işsiz kalmışlardır!..
***
İngilizce bilmeyen heyet!..
Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığında ABD'ye giden 9 kişilik "çözüm heyeti"(!) kovulmaktan beter olup yurda döndü. Dışişleri koridorlarından kulağıma gelen fısıltılara göre, Hazine ve Maliye, Adalet ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden oluşan 9 kişilik heyetin müzakereleri yürütecek seviyede İngilizce bilgisi yoktu. Hatta içlerinde yeterli derecede İngilizce bilmeyen isimler vardı. Konuştuğum bir diplomat şunları söyledi;
"Türk heyeti ABD'ye müzakere yapacağını, hatta pazarlık yapacağını düşünerek gitti. Bunun için hazırlandılar. Ancak bunu yapamayacaklarını hiç kestiremediler. Öyle gidildi ki, ABD'ye giden heyette doğru dürüst İngilizce bilen adam yoktu. Derdini doğru düzgün anlatamadı heyet. ABD ise açık ve net konuştu. Rahip Brunson ve ABD konsolosluğunda çalışanlar ve ABD vatandaşı olan toplam 15 kişinin serbest bırakılmasını istedi ve başka da bir şey söylemedi. Türk tarafı ise bunların karşılığında hiçbir söyleyemedi, bunun aksine kısa görüşmelerle yetinmek zorunda kaldı. Müzakereye giden heyet doğru düzgün görüşme yapmadan kısa kısa görüşmelerle yetinmek zorunda kaldı ve döndü. Kısa görüşmelerin ardından hiçbir sonuç alamayınca tüm görüşmeler olumsuz geçti."
Dolar dün tarihi rekorlar kırarken ABD'deki görüşmeleri yakından takip eden bir ekonomi bürokratı ile de görüştüm. O da şunları kaydetti;
"Şu anda Türkiye'de bir çok firma iflasını vermiş durumda. Türkiye iflasa doğru sürükleniyor. ABD temasları da, başka görüşmeler de sonuç vermeyecekti. Dolayısıyla bu sonucu herkes bekliyordu. Ancak buradaki sorun görüşmelerden sonuç alınamamasından çok Türk ekonomisinin bir kişinin kibri ve egosu nedeniyle bu noktaya gelmesi. Türkiye'de ne siyasette, ne bürokraside liyakat kaldı. Her şey alt üst oldu. Oysa bu tür zamanlarda Türk ekonomisi ne yapacağını gayet iyi bilir, bu tecrübeleri çok yaşamış bir ekonomidir. Türk ekonomisinin yeterli tecrübesi bulunuyor. Ancak bu derece tek kişiye bağlı kalırsanız hiçbir şey yapamıyorsunuz. ABD'deki görüşmelerden çıkan olumsuz sonuç, firmaların ve bankaların iflas noktasına gelmesinin ardından yeni ekonomi modeli açıklayacaklar. Ancak bu da yetmeyecek. Bundan sonra banka iflasları da gelecektir. Kamunun durumu da bundan iyi değil. Ancak yine de Türkiye bu süreci atlatır, yeter ki tek kişiye bağlı olmasın kararlar. Tüm bunlar oluyor, sorumsuz bakanlar var Türkiye'de. Atanmış bakanlar var. Peki ne olacak? Kaybedilen noktalar bunlar. Şu anda TL ile ticaret yapılmıyor . Ayakta kalan firmalar dolar ile ticaret yapıyor. Bu bile Türk ekonomisinin geldiği noktayı gösteriyor."
ABD; Türkiye'de tutuklu vatandaşlarının derhal serbest bırakılması dışında başka restler de çekmiş olabilir mi?.. Mesela, "Suriye'yi en kısa sürede terk edin" gibi...
Allah yardımcımız olsun!..
Kaynak Yeniçağ: Bu sefer teğet geçmedi!.. Sarayda inşaatlar çöktü... - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021