Atilla YAYLA
Dünya enformasyon çağında yaşıyor. Ekonomik ve politik mücadeleler aynı zamanda enformasyon savaşlarına sahne oluyor. Türkiye hakkında son bir iki yıldır yurt dışında müthiş bir yanlış ve çarpıtılmış enformasyon akışı var. Her gün bunun örneklerine şahit oluyoruz. En yenilerden biri Soner Çağaptay'ın New York Times'da yayımlanan bir yazısı. Bu yazı bol miktarda yalan ve bu yalanlar üzerine kurulu saçma sapan yorumlar içeriyor.
Çağaptay AKP'nin iktidarı demokrasiyi güçlendirmek için değil politik ve etnik azınlıkları bastırmak için kullandığını iddia ediyor. Türkiye'de yaşamasam bile bu yargıyı ihtiyatla karşılardım. AKP şimdiye kadar hiç bir partiyi kapatmadı, kapattırmadı. Buna zaten yetkisi de yok. 2002 seçimlerinde ANAP ve DYP toplum tarafından tasfiye edildi. CHP ve MHP ise muhalefet partileri olarak daha pek çok partiyle birlikte var olmaya devam ettiler. Ne bir takibata uğradılar ne de siyasî faaliyetleri engellendi. Her seçime rahatça girdiler ve diledikleri gibi seçim kampanyası yürüttüler. Yenilgiye bir türlü doymadıkları için düzinelerle mağlubiyete rağmen aynı ekiplerle yollarına devam ediyorlar.
Etnik azınlıkların bastırıldığı ise kuyruklu yalan. En büyük azınlık olan Kürtlere yönelik inkâr, ret, bastırma politikaları AKP tarafından sona erdirildi. Kürt sorununda geride kalan on yılda tüm cumhuriyet dönemi boyunca atılmamış adımlar atıldı. Kürtçe televizyon açıldı. Kürtçe seçmeli ders yapıldı. Yer isimleri iade edilmeye başladı. Dersim katliamından dolayı özür dilendi. Otuz yılı aşkın bir zamandır süren savaşın sona ermesi yolunda cesaret dolu adımlar atıldı. Vicdanını kaybetmemiş veya nefret kalp gözünü kör etmemiş herkes bir Kürt adayın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı'na aday olmasının ve serbestçe seçim kampanyası yürütüp oylarını artırmasının bile Çağaptay'ı yalanlamaya yettiğini görür.
Gayri Müslimler altın dönemlerini yaşıyorlar. Bu iktidar tarafından ayrımcılığa tabi tutulmadılar. Van'da Ahtamar Kilisesi restore edildi ve sembolik olarak ibadete açıldı. Sümela Manastırı'nda dinî ayinler yapılıyor ve Patrik hükümete şükranlarını yollayıp duruyor. Gayri Müslim vakıflarına değeri milyar doları bulan malları iade edildi, daha da ediliyor. Mor Gabriel Manastırı'ndaki toprak problemi çözülen Süryaniler Türkiye'ye dönüyor. 1915 olaylarına hayatını kaybeden Ermenilere yönelik bir tür taziye mesajı bizzat Erdoğan tarafından yayınlandı. Bunlar görmezden gelinerek AKP iktidarında azınlıkların bastırıldığı vicdan sahibi biri tarafından söylenebilir mi?
Çağaptay'a göre Erdoğan seküler muhaliflerini hedef almış ve bunu, onun ifadesiyle, 'Gülenistlerin' yardımıyla yapmış. Yüzlerce muhalifi hapsetmiş. Benim bildiğim kadarıyla Erdoğan seküler muhaliflerini hedef almadı. Darbe yapmaya teşebbüs ettiği iddia edilenlerin yargılanması için siyasî tavır takındı. Yapılan hatalar oldu ama bu yersiz bir çaba değildi. Çağaptay galiba Türkiye'yi ABD zannediyor. Bu ülkenin tarihi darbelerle ve darbe teşebbüsleriyle dolu. Darbe tehlikesi 2000'lerin ilk on yılında da canlıydı, ülkenin ensesinde nefesi hissedilmekteydi. Ayrıca, demokrasilerde ordu generalleri ne zamandan beridir seçilmiş liderlerin ve hükümetlerin muhalifi olabiliyor? Çağaptay'ın yaşadığı ABD genelkurmay başkanı veya kara kuvvetleri komutanı Obama'ya muhalefet edebilir mi? ABD'de bir general darbe yapmaya kalkıştığı iddiasıyla yargılansa Obama muhaliflerini hedef almış mı olur?
Erdoğan'ın üslubunun otoriter tınılar taşıdığını defalarca yazdım, eleştirdim. Ali Bayramoğlu'nun iktidarın kullanılmasını kişiselleştirme yolunda adımlar attığı eleştirisine de önemli ölçüde katılıyorum. Ancak, geçenlerde değerli meslektaşım Orçun İmga'nın bir sohbetimizde işaret ettiği üzere Erdoğan belki de bunu zayıf ve çaresiz olduğu için yapıyordu, yaptı. Elinde başka güç yoktu. Bir düşünün, seçilmiş başbakan olmanıza rağmen amiri olduğunuz asker memurları gemleyip orduyu kontrol edemiyorsanız, polis sizin gizli hasmınızsa, yargı bir otonom yapılanmanın eline geçmişse, topluma gitmekten, siyasal destek için seçmenlerinizi ateşli bir retorikle harekete geçirmeye çalışmaktan başka ne yapabilirsiniz? Erdoğan nasıl bir diktatördü ki, güç odaklarının neredeyse hiç birini kontrol edemiyordu. 17-25 Aralık öncesinde Erdoğan'ın polis teşkilâtı üzerinde F. Gülen kadar tesiri, kontrol gücü var mıydı? Otonom yapılanma polislerinin bileklerine kelepçe takmasından son anda kurtulmadı mı? Erdoğan'ın mı yargısı var yoksa Gülen'in ve Kemalistlerin yargısı mı bu ülkede?
Çağaptay'ın Gezi konusunda da kafası karışık. Daha doğrusu, hayal gücü çok yüksek. Gezi'ye liberaller öncülük etmişmiş. Bak sen, demek ki Marx, Lenin, Stalin, M. Kemal liberal filozoflar! Demek ki Gezi ahalisinin liberalliği bu ölümsüz liberallerin fikirlerinden ve icraatlarından kaynaklanıyor! Demek ki komünistler, sosyalistler, faşistler, Atatürkçüler, anti-kapitalist İslamcılar liberal. Çağaptay siyaset felsefesinden ne kadar haberdar bilmem, ama zahmete girmesin, ben kendisine yardımcı olayım, bu isimlerin ve akımların peşinden gidenlerin varacağı yer liberalizm değil Gulag ve Dersim olabilir ancak.
Sözünü ettiğim yazı bilgi çarpıtmalarıyla ve demokrasinin, liberalizmin ruhuna aykırı yorumlarla öylesine dolu ki, neresinden tutulsa elde kalıyor. Bu yazı dezenformasyon tekniklerinin en basitine dayanıyor: Ekonominin iyiye gittiği gerçeğinin yanına eklenen birçok yalan bu gerçeğin itibarından yararlandırılıyor. Böylece okuyucu yazarın ekonomide olduğu gibi politik alanda da gerçekleri söylediğine inanmaya itilmek isteniyor. Ne var ki, gerçekler, karartılsa bile, yok edilemez. Gerçeklerin ışığında bakıldığında yazının insafsızlığın, vicdansızlığın, peşin hükümlülüğün ve nefretin yol açabileceği dezenformasyon çabalarının tipik bir örneğini teşkil etiği anlaşılıyor. Türkiye'de ne olup bittiğini anlamamak veya yanlış anlamak isteyenlere bu tür yazıları ve yazarları düzenli takip etmelerini öneririm.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019