Atilla YAYLA
CHP 7 Haziran seçimlerindeki milletvekili adaylarını belirlemek için bazı şehirlerde ön seçim yaptı. Bunun demokrasi açısından takdire şayan bir çaba olduğunu söylemek ve partiyi tebrik etmek isterim. Sürprizlerin de yaşandığı önseçim sonuçları değişik yorumlara konu yapıldı. CHP'yi iyi bilen bazı yorumcular, önseçimde ılımlı değil sert pozisyonları işgal edenlerin öne çıktığını söyledi. CHP sempatizanı basın ise önseçimleri demokrasi şöleni, ön seçim sonuçlarını CHP tabanın gücü olarak sundu. Bazıları abartmada sınır tanımadı, CHP sanki genel seçimleri kazanmışçasına, coşkulu satırlar karaladı.
Daha başka yorumlar da yapıldı. CHP yandaşı bir gazete önseçim için “CHP'de Gezi ruhu” manşetini çekti. Gazetenin haberine göre önseçimden başarıyla çıkan aday adaylarının çoğu Gezi olaylarına aktif şekilde katılmış. Ön saflarda yer almış. Bu, Gezi ruhunun CHP'ye nüfuz etmesi anlamına geliyormuş. Bu ruh CHP'yi yaklaşan seçimlerde zafere taşıyacakmış.
Gerçekten yeni bir durumla mı karşı karşıyayız? Gezi ruhu diye bir şey var mı? Varsa, özellikleri neler? Bu ruh CHP'yi etkisi altına alıyor mu? Bu böyleyse, Gezi ruhu hem CHP hem de yaklaşan genel seçimler açısından hangi sonuçlara yol açabilir?
Gezi ile CHP arasında daha en başından organik bir ilişki vardı. Gerek olaylar esnasında yapılan yoklamalar gerekse sonradan ortaya çıkan bilgiler Gezi ahalisinin ezici ağırlıktaki kesiminin zaten CHP çizgisinde olduğunu gösterdi, gösteriyor. Dolayısıyla CHP ruhu ve Gezi ruhu diye iki ayrı şeyden bahsetmek anlamsız. Hatırlayın lütfen, olayların çığırından çıktığı gün CHP'nin Kadıköy mitingi vardı. Parti yönetimi mitingi iptal etti ve orada toplanan binlerce insanı Taksim'e yönlendirdi. Daha sonraki günlerde de CHP'liler canlarını dişlerine takarak meydanlarda kaldı ve Gezi kitlesinin omurgasını teşkil etti. Gezi bileşenlerinden en aktif olanları zaten ya CHP mensubu veya seçmeni ya da CHP sempatizanı. Meselâ Taksim Dayanışması üyeleri böyle. Bu da yeni bir durum değil, bir tarihe sahip. Olaylar başladığında CHP'li olmayan fakat hemen veya zamanla Gezi'ye sempati geliştiren bazıları da, kimi tanıdıklarım dâhil, CHP'li olma yolunda hızla ve azimle ilerlemekte.
Sosyal ve siyasal hayatta “ruh” (zihniyet, duruş, her neyse) denebilecek şeyler bir anda ve bir olayla oluşmaz. Bir tarihe sahip olur ve olayların ve fikirlerin birikimiyle meydana çıkar. Dolayısıyla, daha olayların dördüncü gününde bir televizyon programında söylediğim üzere, kimse hayal görmesin, bir Gezi ruhu filan yok. Bu, sadece, Gezi'yi kutsayanların hüsnü kuruntusu. Ama tarihi ve icraatlarıyla yaşlı ve kronik hasta bir CHP ruhu var. Birinin birine ruh vermesi söz konuysa CHP daha avantajlı durumda. Dolayısıyla, CHP'ye namevcut Gezi ruhu nüfuz etmedi, tersine, Gezi'ye, çoğu yerinde, CHP ruhu hâkimdi.
Bir Gezi ruhu olsa bile bunun nasıl olup da iyinin ve başarının kaynağı olacağı da tartışmalı. Bir şeye karşı çıkmak kolay ama bir şeyi yapmak zor, hem de alabildiğine zor. CHP tarihi yapıcılıkla değil yıkıcılıkla dolu. Gezi ruhu, eğer varsa, CHP'de neyi, nasıl değiştirecek? CHP tarihinde yaptığı şeylerden hangisinden, niçin vaz geçecek? Büyük resmi itibariyle demokratik meşruiyeti ve demokratik usul kurallarını redde dayanan Gezi'den nasıl demokrasi çıkaracak? Söz gelimi, iktidarı döneminde Taksim'de Topçu Kışlası yapılsın diye Gezi Parkı'nı ve Taksim'i işgal eden gruplar ve kitleler olsa, CHP ruhu onlara nasıl davranacak?
Bir başka mesele daha var ve Gezi'yi her şeyiyle yüceltenler nedense bunu görmezden geliyor. Siyaset ruhlar yoluyla ilerleyecekse memleketteki tek ruh Gezi değil herhâlde. Yoksa CHP tekelci zihniyetine dayanarak orada da bir tekel kurduğunu mu sanıyor? Başka ruhlar da var ve Gezicilerin ve CHP'nin bahtsızlığına bu ruhların ekseriyeti Gezi isyanına ve CHP'ye karşı. Sanırım bu ruhların etkileyebildiği, harekete geçirebileceği kitlelerin nüfusa oranı %70'lere kadar çıkıyor. CHP ve başkaları Gezi ruhunu vurguladıkça diğer ruhlar da harekete geçebilir. Bu yüzden, CHP ruhları filan bir tarafa bırakıp doğru dürüst bir seçim beyannamesi oluşturmaya ve geniş toplum kesimleriyle bağ kurabilen, gerçekten demokrat, tek parti diktatörlüğü zihniyetini reddeden isimlerden kadrolar oluşturmaya çalışmalı. Yoksa, benden bir erken uyarı, seçimlerde işi çok zor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019