Aydın ENGİN
Kendimden kuşkulanmaya başladım. Şu ünlü Dolmabahçe buluşmasından söz ediyorum. Yaşar Kemal Ağabeyimizin ölümüyle bir gün kadar gölgede kaldı ve ardından TV’lerin tartışma programlarının ana konusu haline geldi; gazetelerde köşe yazısı döktürenler tarafından didik didik edildi, ediliyor. Her TV yorumcusu, -galiba ben hariç- her gazete yazarı bu olayı hükümet ile HDP’nin ortak açıklaması olarak nitelemekte.
Sahiden ortak bir açıklama yapıldı mı?
Hatırlayın: 28 Şubat günü HDP’nin “İmralı heyeti” diye anılan milletvekilleri ile AKP hükümetinin çözüm süreci ile ilgili iki bakanı Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya geldiler. Yarım saat kadar kendi aralarında görüştükten sonra kameraların karşısına çıktılar. C
anlı yayında izledik. Sizi bilmem, ben Cumhuriyet yazıişleri tarafından açıklama ile ilgili bir analiz yazmakla görevlendirildiğim için tek bir kare kaçırmadan izlemeye çalıştım.
Önce HDP’liler adına Sırrı Süreyya Önder uzunca bir metin okudu. Metin,Öcalan’ın 10 maddelik barış koşullarını ve hükümetçe atılacak adımlara bağlı olmak koşuluyla bahar aylarında PKK’nin silahlı mücadeleyi kesin olarak terk etme konusunu karara bağlamak üzere “olağanüstü kongre” çağrısını içeriyordu.
Sırrı Süreyya Önder metni okumayı bitirdi. Tek kelime eklemeden sustu. Bu kez sözü Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan aldı. AKP hükümeti adına konuştuğunu belirtti ve o da önceden hazırlandığı belli bir metin okudu. Akdoğan’ın okuduğu metinde, HDP’nin metnine ilişkin hiçbir değinme, hiçbir destek ya da itiraz yoktu. Hele hele 10 madde üstüne “Haaa o mu… Aman canım, onlar zaten bizim öteden beri konuştuğumuz konulardı” anlamında geçiştirici ve daha önemlisi önemsizleştirici bir cümle ile yetinilmişti. Akdoğan’ın okuduğu metin “PKK silah bıraksın devamını sonra düşünürüz”den mek parmak ötede bir içerik taşımıyordu.
Akdoğan da metin okumayı bitirdi, taraflar tek kelime konuşmadan gazetecilere teşekkür edip basın toplantısını bitirdiler. Ben de Cumhuriyet’in istediği analiz yazıda bu durumu “Ortak açıklama yapılmayan ortak basın toplantısı” olarak tanımladım.
Bu ayrım bu kadar önemli mi?
Bence evet.
Hele açıklama sonrasında olup bitenleri de eklersek sahiden de bu ayrım önemli.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bu “ortak açıklama yapılmayan ortak basın toplantısı”nın hemen ardından konuştu. Yetinmedi, salı günkü Meclis grubu toplantısında da konuştu ve AKP iktidarının somut adım atmadığının, dahası adım atma niyetine ilişkin herhangi bir niyet de göstermediğinin altını çizerek AKP hükümetini ve yönetimini eleştirdi.
Demirtaş’ın söylediklerine tepkilerini, gerek Cumhurbaşkanı, gerek hükümet adına konuşan Arınç pek hoyrat, pek saygısız ve Demirtaş’ı doğrudan hedefleyen cümlelerle dillendirdiler.
AKP tepelerinden gelen bu tavır, ortak açıklama yapılmaması, yapılamaması ile tamamen uyumludur.
Hatırlayın: Bülent Arınç 4 Şubat’ta yapılacak ortak açıklamanın, neden 28 Şubat’a ertelendiğinin hesabını Demirtaş’tan sordu. Demirtaş da o açıklamanın neden yedi ay geciktirildiğinin hesabını Arınç üstünden hükümete sordu.
Bu gecikmelerin bir nedeni olsa gerek.
Acaba nedir?
Yedi ay önce Öcalan’ın hazırladığı ve barış sürecinde atılacak adımları somutlayan ve bir takvime bağlayan “10 madde” AKP tarafından kabul edilemez, dahası kamuoyuna filan açıklanamaz bulundu. Yedi ay ertelendi.
Öcalan, HDP’nin ve Kandil’in de görüşlerini alarak 10 maddeyi daha soyut, dahagenel çerçeve diye nitelenebilecek hale getirdi. 4 Şubat’ta kamuoyuna açıklanacaktı. Bu da AKP’ce bırakın kabul etmeyi, kamuoyuna bile açıklanamaz bulundu. Ortak basın toplantısı yine ertelendi. Öcalan bir kerre daha metni “yumuşattı” ve 28 Şubat’a gelindi.
Bugün birçoklarının “Çok genel… İçeriği belirsiz… Somut değil… İçini kim dolduracak” gibi sorularla eleştirdiği 10 madde’nin son hali bile AKP yönetimince benimsenemez, kabul edilemez bulundu. O yüzden ortak basın toplantısında ortak açıklama yapılmadı. Sadece HDP adına açıklama yapıldı. Hükümet o açıklamayı bile benimsediğini gösterecek tek cümle kurmadı.
Önerimdir: 10 maddenin son halini bu yazıda söylenenler ışığında bir kerre daha okuyun.
Önerimdir: “Barışa gidecek yolu tıkayan Demirtaş mı, AKP hükümeti mi” sorusuna bu yazıda söylenenler ışığında bir kerre daha cevap arayın…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021