Aydın ENGİN
Yazının başlığını abartılmış bulabilirsiniz ya da mizaha başvurduğumu düşünebilirsiniz.
Yanılırsınız.
Ben bugünün Türkiye'sinde yargı aygıtından, yani yargıçlardan, savcılardan ciddi ciddi çekiniyorum, korkuyorum, ürküyorum ve sizleri de uyarmakta yarar görüyorum.
Epey hukuk yaladım. Gazeteci olarak bu ülkenin en kıdemli basın sanıklarından biriyim. Epey savcı ve yargıç tanıdım ve onlara stajyerlikten emekliliklerine kadar "eşlik" ettim. Sıkıyönetim mahkemelerini, savcılarını, adli müşavirlerini ve hapishanelerini de epey, hatta fazla epey tanıdım.
Bugünkü yargı aygıtının benzerini bile görmedim. Burnundan kıl aldırmayan sıkıyönetim yargıçları bile kararlarını hukuka uyduramasalar da hiç olmazsa yürürlükteki Anayasa ve yasalara uydurmaya çabalarlardı. Çabalarında başarılı olanlar da vardı.
Sivil yargıda "Yazdığın bence suç oluşturmuyor. Ama yasa bunu suç olarak tanımlıyor ve yasa benim elimi kolumu bağlıyor" diyen bilge yargıçlar da tanıdım; duruşma sırasında avukatımın uzun savunmasını bir cemaatin organı gazetenin ardına çekilip, gazetenin birinci sayfasını benim ve avukatımın adeta burnuna dayayarak dinleyen yargıçlarla da karşılaştım.
Yine de...
Bugünkü gibisi?
Hayır! Yoktu.
* * *
Kitap yazmıyorum. O yüzden hepsini sayamam. Rasgele seçtiğim, aklıma ilk geliverenlerden bir kaçını sayacağım.
Düzenli Tırmık okurlarının artık ezberlediği ağırlaştırılmış ömür boyu hapse (yani kaldırılmasaydı idama) mahkum edilen Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak'tan, HDP'nin kolunu kanadını kırmak için rehin alınan Selahatin Demirtaş'tan, Gültan Kışanak'tan, Figen Yüksekdağ'dan, İdris Balüken'den filan söz etmeyeceğim.
Ama avukat Selçuk Kozağaçlı'dan söz edeceğim. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) 46 yıllık bir meslek örgütü. Selçuk Kozağaçlı işte o saygın meslek örgütünün genel başkanı. Onu Soma davasında hukukun gür sesini yükselttiği duruşmalardan hatırlayacaksınız. ÇHD, o uğursuz KHK'lerden biriyle kapatıldı. Yetmedi. Başkanı Kozağaçlı hukukçu meslektaşları(!) olan savcıların talebi ve yargıçların kararı ile tutuklandı.
Suç?
Güldürmeyin beni.
* * *
Peki üstüne önceki gün bir Tırmık yazılan Eren Erdem'e ne dersiniz?
Önceki akşam ve gece, sanırım ülkenin hukuk tarihinde görülmemiş bir "hukuk ayıbı" yaşadık. Önceki gün öğle saatlerinde 23. Ağır Ceza mahkemesince hakkında yurt dışına çıkış yasağı konarak tahliye kararı verilen gazeteci ve eski milletvekili Eren Erdem tahliye edilmedi.
Yanlış duymadınız. Bir mahkeme kararı birileri tarafından uygulanmadı.
Onun yerine savcının isteği üzerine apar topar toplanan 24. Ağır Ceza Mahkemesi 56 kalın dosyadan oluşan mahkeme tutanaklarını sınırlı saatler (hatta sınırlı dakikalar içinde) inceledi. Eren Erdem'in kaçma tehlikesi olduğunu saptadı ve "Türk milleti adına" karar verip hüküm kesti: Tutuklanmasına...
Dikkat edin "Tutukluluk halinin devamına" değil. Çünkü o, 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kaldırılmış, Eren Erdem için tahliye kararı verilmişti. Bu yeni bir karar ve bu bir tutukluluk kararı. Ama iki karar arasında saatler ve saatler var. İşte o "saatler ve saatler" arasında birileri bir mahkeme kararını uygulamadılar.
Tek cümle ile: Türkiye'de artık mahkeme kararları birilerinin talebi ya da talimatı ile uygulanmayabiliyor.
* * *
Son bir örnek vermekle yetineyim.
Pelin Ülker.
O bir gazeteci. O iyi bir gazeteci. Cumhuriyet'te iken benim kapı yoldaşlarımdan biriydi ve benim öğündüğüm genç meslektaşlarımdan biridir.
Hatırlayın "Paradies Papers" diye anılan ve dünyanın dört bir yanından siyasetçilerin, ünlü işadamlarının vergi kaçırmaktan kara para aklamaya kadar uzanan bir çemberin içine balıklama daldıkları kirli ilişkileri günışığına çıkaran şanlı bir gazetecilik eyleminde dünyanın en ünlü, en saygın gazeteleri arasında Türkiye'den yer alan tek gazeteyi, Cumhuriyet'i, Pelin Ünker temsil ediyordu.
İyi temsil etti. Binlerce ve binlerce sayfalık belgelerden çok önemli haberler süzdü. Bizimle birlikte Cumhuriyet'ten ayrıldığında, Avrupa medyasının pek çok ağır topu "Engin, bir sorsan, acaba Ünker bizde çalışır mı" diyerek benim kapımı çaldılar, telefonumu çınlattılar.
Pelin Ünker'in yaptığı ve o dönemde Cumhuriyet'te yayınlanan haberlerden biri dünün başbakanı, bugünün Meclis Başkanı Binali Yıldırım nam siyasetçi ile oğulcuklarının Malta'daki off-shore hesapları ve açıklanmaya muhtaç iş ilişkileri üstüneydi.
Meslek örgütümüz TGC, bu pırıl pırıl haberciyi yılın gazetecisiseçti.
Dün de Türkiye yargısı Pelin Ünker arkadaşımızı 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 8 bin 860 lira para cezasına çarptırdı. Ceza ertelenmedi. Son kararı Bölge İdare Mahkemesi (İstinaf) verecek.
Suç mu?
Dedik a Pelin Ünker, Binali Yıldırım'ın oğullarının Malta'da off shore hesapları olduğunu ve bu hesaplara ilişkin ayrıntıları haber yaptı.
"Bu nasıl suç olur" demeyin sakın.
2019 başında Türkiye yargısında gerçeği haberleştirmek ve halkın haber alma hakkını ete kemiğe büründürmek suçtur.
Artık suçtur.
* * *
Şimdi dönün ve lütfen bugünkü Tırmık'ın başlığını bir kez daha okuyun.
Haksız mıyım?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021