Aydın ENGİN
Önce 1980.
12 Eylül'e henüz 7-8 ay var. Kentlerde iç savaş sınırında çatışmalar yaşanıyor. Çorum, Sivas, Kahramanmaraş'ta Alevilere yönelik cankırımları tırmandıkça tırmanıyor. Gazeteler berbat bir klişe kullanıyor: “Karşıt görüşlü gruplar arasında çıkan silahlı çatışmalarda bu gün...”
Bu uğursuz klişe-cümle -mesela- “...34 kişi öldü” diye bitiyor. Gazetelerin ölümleri sadece rakamlar olarak algılamayı kanıksamış yazıişleri masasındakilere ertesi günü sadece rakamı değiştirmek düşüyor. -Mesela- “...29 kişi öldü” gibi...
Ama anlaşılan ölüm eşiği henüz aşılmamış.
Daha sonra 12 Eylül cuntasına danışman olarak hizmet verecek orgeneral Bedrettin Demirel konuşuyor: "12 Eylül için şartların olgunlaşmasını bekledik."
12 Eylül 1980. Anlaşılan ölüm eşiği aşılmış; toplumda “Kim gelirse gelsin, ne olursa olsun, yeter ki şu ölümler dursun” duygusu olgunlaşmış.
Cumhuriyet kurulduğundan beri Genel Kurmay'ın kozmik odasında duran Devleti Kurtarma Planı (Dev-Kurt) bir kez daha ve çoktan raftan indirilmiş; görevlendirilen (o günün) Genel Kurmay 2. Başkanı Orgeneral Haydar Saltık tarafından titizlikle güncellenmişti.
Türkiye'nin nasıl bir ülke olması, yurttaşların ne düşünmesi, nasıl davranması gerektiğine kendilerinin karar verebileceğine inanmış generaller tankları kışlalarından çıkardılar; parlamentoyu dağıtıp darbe yaptılar. Ülkenin üstüne kanlı ve karanlık bulutlar çöktü: 50 idam, milyonlarca fişleme, on binlerce işkence...
Ölüm eşiği aşıldığı için darbe yapılıp çok daha yükseklere konmuş yeni bir ölüm eşiğine doğru alçakça bir tırmanış başlatılmıştı.
Biliyorum, bildiklerinizi özetledim. Ama gözünüzden kaçmamıştır “ölüm eşiği” denen uğursuz bir kavrama sürekli vurgu yaptım.
Benim yazarken, vurgularken içim üşüdü. İnsan'ı sayılara indirgeyen bu insansız düşünce akışına sahip olabilenler kaçınılmaz bir iğrenme, bir kusma duygusu yarattı. Darbe sonrası ekranlarda boy gösteren o omuzu kalabalıkların “Artık şartlar olgunlaştı, ölüm eşiği aşıldı, toplum darbeye razı hale geldi” dedikleri anı gözümün önüme getirmeye çalıştım.
Getiremedim.
* * *
Şimdi Nisan 2012'ye, yani bugüne gelelim.
Haber dünkü Taraf'taydı. Amerika'nın çok ciddiyle alınması gereken gazetelerinden Wall Street Journal'den aktarılıyordu. Ben de size -belki okumayanlarınız vardır hesabıyla- aktarıyorum:
“...Türk hükümetine yakın analistlere göre Ankara'da harekete geçilmesi için Suriye'deki şiddetin bir kitle katliamına dönüştüğünü ortaya koyacak sivil ölüm eşiği belirlendi...”
Üşüdünüz mü?
Acaba kaç Suriye yurttaşı öldükten (öldürüldükten) sonra AKP ele başıları “Haaaa işte tamam. Ölüm eşiği aşıldı; şartlar olgunlaştı. Yürüyün Suriye'ye şu Beşar Eased'i haklayalım” diyecekler?
Bin, beş bin, on bin ?
Kaç ?
Böyle hesaplar yapanlarla 12 Eylül darbesine hazırlanan generaller arasında nasıl ve ne kadar bir “zihniyet farkı” vardır dersiniz?
Bir soru daha: Türkiyenin, yani son 30 yılda Kürt sorunu ekseninde 30 bin Türk ve Kürt kökenli yurttaşı öldürülmüş bir ülkenin bir komşu ülkeye askeri müdahalede bulunma hakkı neye dayanıyor ve ne yüzle?
Bu soruyu cevaplaması gereken o kan donduran “ölüm eşiği” hesabını yapanlar, yapabilenler büyük olasılıkla Birleşmiş Milletlerin 2005'de tanımlayıp kabul ettiği “Koruma Sorumluluğu” ilkesinden söz edecekler.
“Koruma sorumluluğu” bir ülkede “Savaş suçu, soykırım, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar” olarak sıralanan dört “olağanüstü” durumda diğer devletlere müdahale hakkı veriyor. Ancak o ilkede müdahale hakkının (ya da görevinin) oluşabilmesi için altı ölçüt getiriyor: Haklı gerekçe, doğru niyet, son çare, meşru yetki, orantılı olanaklar, akılcı beklenti...
Bu altı ilkeyi Türkiye'ye (dilerseniz “AKP Hükümetine” diye okuyun) tek tek uygulasak sonuç ne olur: Haklı gerekçe? Doğru niyet? Son çare ? Meşru yetki? Orantılı olanaklar? Akılcı beklenti?
Daha kestirme sorayım: Kaç Suriyeli insan ölürse gözyumarsınız, eşiğin aşılması için sizi kaç Suriye'nin ölümü keser?
Haydi son biri soru daha: Bu kadar insansız hesaplar yapmak için AKP Hükümetinin bu “Suriye aşkı” nereden çıktı acaba? Yoksa Ahmet Davutoğlu kendini Osmanlı sadrazamı, Tayyip Erdoğan da Osmanlı sultanı 1. Tayyip filan mı sanıyorlar?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021