Berat ÖZİPEK
Galiba öğretmenimiz de pek bilmiyordu. Çünkü bize “laiklik din işleriyle devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır” demişti. Biz de bilmediğimiz için, “peki örtmenim, Diyanet ne iş?” dememiştik.
Büyüdük. Önce Türkiye’nin, devletin kendi tanımladığı anlamda bile laik olmadığını öğrendik, sonra da liberal bir ilke olarak laikliğin bu olmadığını.
Laiklik, devletin bütün dinler ve inançlar (ve tabii ki inançsızlık) karşısında eşit mesafede durmasını, birini kayırıp ötekini mağdur etmemesini ifade ediyor. Bu anlamda o da tıpkı demokrasi gibi araçsal bir değer. Gerçekleştirmeye yöneldiği amaç ise din ve vicdan özgürlüğü.
***
Ama Türkiye’de baştan beri ne böyle anlaşıldı, ne de böyle uygulandı. Din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına almak yerine, onu bastırmak, budamak için kullanıldı. Yani baştan beri yönelmesi gereken asıl hedefine zarar verdi. Bu yüzden de artık o kirletilmiş bir kavram. Üstelik sadece iktidardan uzak tutmak için inanç üzerinden ötekileştirilen Müslüman çoğunluk için değil, Hıristiyanlar, ateistler, agnostikler ve Diyanet’i sırtında taşıyan diğer bütün inanç grupları için de öyle.
“Laiklik çok iyi bir şey. Fakat Türkiye’de o kadar istismar edildi ki, laiklik laiklik olmaktan çıktı, laikçilik oldu” diyor Prof. Nur Vergin. Ve yeni anayasada, onun anlamına yer vermeyi öneriyor:
“Anayasadan laiklik sözcüğü tamamen kaldırılır ve onun yerine bir madde konur. ‘Din ve vicdan özgürlüğü inananlar ve inanmayanlar için tamdır’ denir ve mesele böylece kapanır”.
Yani laikliğin, doğrudan yöneldiği amaç temelinde yazılmasını öneriyor.
***
Eğer demokratik anayasa olacaksa, eğer toplum kendi anayasasını kendisi yapacaksa, o zaman toplum ne isterse anayasasında da o yazacak.
Demokratik anayasa, yapım süreci bakımından da demokratik olan anayasadır ve çok muhtemeldir ki benim yazacağım/idealimdeki anayasadan farklı olacaktır.
Temennim, toplumun insan haklarının evrensel standartlarına uygun bir anayasa istemesi. Özgürlüğü herkes için garanti altına alan, kimseyi dışlamayan bir metnin ortaya çıkması.
Beni rahatlatan ise, topluma dair gözlemlerimin de bu arzumla çelişmiyor olması. Yani demokratik yöntem ile ortaya çıkacak öz konusunda dramatik bir karşıtlığın olmayacağını düşünüyorum.
***
İspanya da “Mutabakat Anayasası”nı yaparken aynı tartışmayı yapmıştı.
Toplumun yarısı “Katolik devlet” istiyordu, diğer yarısı “laik devlet”. Uzlaşmaz bir çelişki gibi görünüyordu, ama sonuçta “din ve vicdan özgürlüğü” üzerinde uzlaştılar. “Katoliklik” kelimesi Anayasa’da yer aldı, ama devleti niteleyen bir sıfat olarak değil; laiklik yer almadı, ama onun yöneldiği temel hedef olan “din ve vicdan özgürlüğü” aldı.
Türkiye’de devlet eliyle dini biçimlendirmeyi ve toplumu “sekülerleştirmeyi” laiklik sanan bir kısım Kemalist ile yine devlet eliyle toplumu Müslümanlaştırmayı dini korumak sanan bir kısım İslamcı hariç, toplumun ezici çoğunluğu din özgürlüğüne karşı değil ve “laiklik” diye sorsanız itiraz edecek pek çok kişi de “din ve vicdan özgürlüğü”ne “evet” der.
Benim için önemli olan, anayasanın inanan, inanmayan, farklı inanan herkes için din ve vicdan özgürlüğünü sağlaması. Devletin Müslümana, Hıristiyana, Aleviye, Sünniye, dinliye, dinsize eşit mesafede durması, kimlikler ve inançlar karşısında kör olması, birini kayırıp birini mağdur etmemesi.
Anayasa bunu garanti altına alsın da nasıl alırsa alsın!
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Sahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek
24.01.2026 - ABD terörü ve rızanın çözülüşü
6.01.2026 - İmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı?
5.12.2025 - Başkanlık sistemi CHP’yi çözüme zorluyor
2.12.2025 - Ezberler bozulurken mağduriyetler de son bulmalı
1.08.2025 - Suriye’de tarihi bir uzlaşmanın imkanları: Mutabakatın özüne ve şeklinde dair
28.07.2025 - Yüz yıllık düğümü çözme yolunda cesur adım Devlet Bahçeli’den geldi
13.07.2025 - ABD’nin “özeleştiri” yapacağı günlerden korkalım
28.06.2025 - Yolsuzluklar, barış ve biz
21.05.2025 - Yüz yıllık bir parantezi basiretle kapatmak
20.02.2025
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları








































fatma mıuhterem pekgoz
düşüncenizi paylaşıyorum.Ben 5+3+3+4 hukuk eğitimi gördüm.Ancak günümüzde meslek okulları zorunludur.Medya ne yazık ki şekle dayalı eleştiri bombardımanında.Oyca esas önemlidir. Benim lise eğitimim bence bizlere donanım verememiştir.Bazı ünversite dalları da işsiz üretmektedir.Bir teknisyen bir hemşire bence bir mühendis bir doktor kadar gereklidir. Ben politik görüşe değil yapılacak olanın işlerliğine faydasına bakarım. Yazdığınız gibi değişim biraz bocalamaktır ancak gereeklidir
fatma mıuhterem pekgoz
düşüncenizi paylaşıyorum.Ben 5+3+3+4 hukuk eğitimi gördüm.Ancak günümüzde meslek okulları zorunludur.Medya ne yazık ki şekle dayalı eleştiri bombardımanında.Oyca esas önemlidir. Benim lise eğitimim bence bizlere donanım verememiştir.Bazı ünversite dalları da işsiz üretmektedir.Bir teknisyen bir hemşire bence bir mühendis bir doktor kadar gereklidir. Ben politik görüşe değil yapılacak olanın işlerliğine faydasına bakarım. Yazdığınız gibi değişim biraz bocalamaktır ancak gereeklidir