Berat ÖZİPEK
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “anayasada laiklik olmasın” deyince yine Türkiye’nin aydınlık yüzünü temsil eden çağdaş bazı yazarlar “yetişin komşular adam kesiyorlar” moduna girdiler.
İzmir’de Canan Arıtman’ın başkanlığındaki “Cumhuriyet Kadınları Derneği” üyeleri Kahraman’ın bezden maskotunu parçalamış, topluklarıyla kafasını ezmiş, bir Sözcü yazarı konuyu belden aşağı indirmiş.
Baştan başlayalım:
Sahiden demokratik bir şekilde yapılmış bir sivil anayasa istiyor musunuz? Yoksa “bu iş halka bırakılamaz, her şeyin bir şeyi var” diyenlerden misiniz?
Bir halkın anayasa yapma hakkını tanıyor musunuz, yoksa “halk demokratik yöntemle yapsın ama tastamam bizim zihnimizdeki anayasayı yapsın” mı istiyorsunuz?
Eğer “siz ancak şu marjlar içinde, şu çerçevede bir sivil anayasa yapabilirsiniz” derseniz, o yapılana sivil de demezler, demokratik de. Çünkü egemenlik “en üstün buyurma gücü” anlamına gelir ve bu durumda o halkta değil sizde demektir.
Yani eğer anayasayı bu kez demokratik bir şekilde yapacaksak, anayasada laiklik olup olmayacağına da halk karar verecek.
Meclis Başkanı da işçi de konsolos da manav da öğrenci de konuşacak.
Aslolan özgürlüktür
Gelelim öze:
Bu konuda ideal veya iyi bir anayasadan asıl beklenen, din ve vicdan özgürlüğünü herkes için tam olarak garanti altına almasıdır.
Devletin dinler ve inançlar karşısında tarafsızlığını sağlamasıdır.
Devletin bütün inanç çeşitliliği konusunda eşit mesafede durmasını öngörmesi, hiçbir inancı kayırmaması, hiçbir din, mezhep veya din konusundaki herhangi bir duruşu esas alıp başkalarına onu dayatmamasıdır.
Günümüz dünyasında bunu iki şekilde yapabilirsiniz: Ya laikliği liberal anlamıyla anlar ve evrensel anlam ve içeriğiyle din ve vicdan özgürlüğü ilkesiyle çelişmeyecek biçimde tanımlarsınız, ya da anayasada doğrudan evrensel anlam ve içeriğiyle tanımlanmış din ve vicdan özgürlüğü ilkesine yer verirsiniz.
Bazı ülkeler laiklik ilkesine yer vermiş, bazıları vermemiş, ama vermeyen diğer bütün demokratik hukuk devletleri de din ve vicdan özgürlüğünü tanımış.
Laiklik “araç değer”dir.Esas olan din ve vicdan özgürlüğüdür; “amaç değer” olan odur.
Bu yüzden de kendisini resmi bir kilise veya din ile tanımlayan ama din ve vicdan özgürlüğüne yer veren ülkenin vatandaşı, anayasasında laikliğe yer veren ama din özgürlüğünü gereği gibi tanıyıp garanti altına almayan bir ülkenin vatandaşından daha özgür durumdadır.
Anayasa din ve vicdan özgürlüğünü evrensel anlamıyla herkes için tanımalı ve güvence altına almalıdır. Aslolan özgürlüktür.
ANAYASA“DİNDAR” OLMALI MI?
TBMM Başkanı Kahraman’ın açıklamasındaki “dindar anayasa” arzusuna gelince:
Bugüne kadar Türkiye’deki darbe anayasalarının laiklik adına dindar insanları ezdiği doğrudur. Örneğin Anayasa Mahkemesi’nin dindarların haklarını ihlal eden kararlarını hep anayasanın laiklik ilkesine dayandırdığı da.
Bu yüzden de Müslümanların kaygılı olmaları ve laiklik olacaksa onun evrensel din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olmayacak bir şekilde tanımlanmasını istemeleri meşrudur.
Ama bu “dindar anayasa” değildir. Anayasa değil bireyler dindar olabilir ve dindarın da dindar olamayanın da farklı dinin dindarının da, dinsizin de aynı anda rahat edebileceği bir anayasa mümkündür.
Aslolan, din ve vicdan özgürlüğünü, inanan, inanmayan, farklı inanan, Müslüman, Hıristiyan, Alevi, Sünni, ateist… herkes ve her inanç grubu için eşit biçimde tanımak ve güvenceye almaktır.
Bunun yolu da bütün inançlar karşısında eşit mesafede duran tarafsız devlet ilkesinden geçer.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025