Berat ÖZİPEK
“Mevla çün [için, madem ki] yaratmış Ahmed’i nurdan / İnsan olan gelir nura çevrilir
Böyle kurulmuştur bu çarh-ı devran / Mansur olan gelir, dâra çevrilir.”
Pir Sultan Abdal
Bazı insanları tasvir etmek için “derviş meşrep” derler ya, Ahmet gerçekten öyleydi.
İnsanı rahatlatan bir sükûneti vardı. Mütevazı, sessiz ve sakindi. Ona baktığınızda içindeki barışın bakışlarındaki, hal ve tavırlarındaki yansımasını görebilirdiniz.
Aktarılabilir bir bilgi değil bu; “hal”den söz ederken “kaal” (söz) yetersiz kalıyor.
Aktarılabilir değil belki ama herkes tarafından anlaşılabilir; çevresindeki herkes, hangi fikirden olursa olsun, onun samimi ve hesapsız olduğuna gönül rahatlığıyla şahitlik ederdi.
Kendisine karşı söylenen sözlere karşı nefsi müdafaa geçmez, ama birinin bir toplulukta diğerini rencide etmesine anında müdahale ederdi. Herkesin hatasını yüzüne karşı söylerdi; en büyük erdemlerinden biri buydu; mutlaka söylerdi, ama sükunetle. Bu yüzden kendisiyle tartışan bir arkadaşını, ertesi gün başka bir arkadaşının evini taşımasına yardım etmek için arayıp şaşırttığı olurdu.
Üniversite yıllarından tanırdım onu. Sonrasında Kırıkkale Üniversitesinde beraber araştırma görevlisi olduk. Eski ESO binasında, bizim odanın karşısındaki oda onundu. Bizim oda gürültülü, onunki sakindi.
Sonra 28 Şubat günleri geldi.
Baskının en ağır olduğu o günlerde bile Ahmet sakin bir kaya gibi sağlam dururdu; ama sloganvari sözler etmeden. 28 Şubatçı rektörün ve onunla gelen ekibin rezilliklerine, hukuksuzluklarına, soruşturmalarına karşı modunu bozmadı. Bunun o gün sergilenmesi gereken en etkili direniş yolu olduğunu düşündüğü için mi? Sanmıyorum. Olduğu gibi davranıyordu sadece. Mütevekkildi; maruz kaldığı zalimlikler onu altüst etmiyordu. Üstelik doktorasını yarım bıraktırdıkları halde.
Türksat’a geçtiğinde doktorasını tamamlamasını önermiştim kendisine. Ama aradan çok fazla zaman geçmişti. Orada da mağdur edildi aslında; bir önceki yönetim tarafından Ankara Ulus’ta bir birime gönderilmişti. Eski bir kural işliyordu: Dehrin cefasını çekenlerle sefasını sürenler her zaman farklı insanlar oluyordu ama Ahmet’in yıllar içinde oluşturduğu saygınlığı ve ilişkilerini, kendisi için daha iyi bir pozisyona tahvil etmek için kullanma gayreti hiç olmadı.
Hayatı boyunca kendisini öne çıkarmak için bir çaba içine girmedi. Sessiz ve mutedildi. Çoğu kez bulunduğu ortamda susup kendisini gözden kaybettirmeyi başaracak kadar.
Ama darbeciler Türksat’a girmeye kalkıştıklarında hiç tereddüt etmeksizin harekete geçti. Arkadaşıyla beraber kurumun girişini araçlardan bir barikatla kapatmayı başardıktan sonra helikopterden indirme yapan askerler tarafından üzerlerine kurşun yağdırıldı. Ahmet ve arkadaşı Ali orada şehit oldular.
O gün bizim iletişim özgürlüğümüzü kahramanca savunmalarının, halkın haber alma hakkını canları pahasına korumalarının darbenin alt edilmesindeki paha biçilmez değerinden söz etmeye gerek yok.
Ahmet’in vefatının beni ne kadar etkilediğini ise cenaze namazına durduğumda anladım. Ve o gün orada, arada bir yerlerde saf tuttuğum için şükrettim.
Başarısız bir darbe girişimiydi 15 Temmuz. Ama gayet iyi planlanmıştı. Darbeciler nereleri ele geçireceklerini çok iyi biliyorlardı ve bunun için acımasız da olabiliyorlardı.
Planlayamadıkları, kendilerine karşı canları pahasına direnecek onurlu insanlardı. Onların denklemdeki yerini hesaplayamamışlardı.
Ahmet’lerin hesapsızlığı, onların bütün hesaplarını bozdu.
15 Temmuz’un kaderi, milyonlarca isimsiz kahramanın terazinin bir kefesine kendi canlarını hesapsız ve pazarlıksız biçimde koymalarıyla değişti. O canların karşısında daha ağır basacak hiçbir ağır silah, tank, top, uçak olamazdı.
Teşekkür ederiz Ahmet.
Sen güzel bir insandın ve zamana güzel şahitlik ettin.
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025