Cafer Solgun
Bayram halleri
7.02.2016
1913
Memlekette ‘bayram’ havası yok, ama bu ‘tatil’ havası yok demek değil. İstanbul, koca kent adeta boşalmış. İnsanın asabını bozan trafik keşmekeşi son bulmuş. Aslında nicedir böyle; ‘bayram’ tatil demek. Her bayram öncesi ‘tatil’in uzatılması beklentisi de genellikle karşılık buluyor ve insanlar ortalama bir hafta gündelik yaşamın olağan rutininden kopma imkan ve fırsatı buluyorlar.
Fakat tatil yapmak, ‘bütçe’ gerektiren pahalı bir şey. Cebindeki kuruşun, faturaların, kredi borcu taksitlerinin hesabını yapmak mecburiyetindeki insanlar açısından tatil, bir hayal. Tabii kastettiğim, bir tatil beldesine gitmek, denize sıfır bir otelde kalmak filan.
Bu nedenle insanlarımızın çoğu için tatil, özellikle de bayram tatili, memlekete, köyüne gitmek demek. Bu, en ucuz tatil yapma imkanı. Hem fazla harcama yapmanız gerekmeyecek hem de doğduğunuz, büyüdüğünüz yeri görecek, büyüklerinizi ziyaret edecek, ellerini öpeceksiniz. Böylece tatil ile bayramın anlamı da birbiriyle buluşmuş oluyor. Ya gidecek bir köyünüz bile yoksa?
Bu nedenle insanlarımızın çoğu için tatil, özellikle de bayram tatili, memlekete, köyüne gitmek demek. Bu, en ucuz tatil yapma imkanı. Hem fazla harcama yapmanız gerekmeyecek hem de doğduğunuz, büyüdüğünüz yeri görecek, büyüklerinizi ziyaret edecek, ellerini öpeceksiniz. Böylece tatil ile bayramın anlamı da birbiriyle buluşmuş oluyor. Ya gidecek bir köyünüz bile yoksa?
Bayram günleri, bazılarımız için hiç eksilmeyen hüzünlerin, üzüntülerin daha bir arttığı günlerdir. Kayıplarınız varsa, hastanız varsa, ‘içeride’ yakınlarınız varsa, yaşadığınız ‘bayram sevinci’ değildir elbette. Tepeden tırnağa hüzün. Sevdiklerinizle paylaşmadığınız bayram, nasıl ‘bayram’ olabilir ki?
Bazı haberleri, fotoğrafları anlatır. Dün bazı gazetelerde gördüğüm o fotoğraflı haber de bu tür haberlerdendi. Yüksekova’da viraneye çevrilmiş evlerinin önünde kadınlar, çocuklara şeker veriyorlardı. O kadınlar ve o çocuklar bayramı nasıl bir sevinçle, iyimserlikle kutlayabilirler? Yine de ‘bayramdır’ deyip geleneğe sahip çıkmalarına sadece saygı duyulabilir.
Gelenek deyip geçmemek gerek. 12 Eylül’ün en karanlık zamanlarında dahi bayram günü Metris’te ‘bayram yemeği’ niyetine her zamankinden farklı bir karavana çıkardı. Farklı dediysem, mesela kuru fasulye ya da yeşil mercimeğin içerisinde birkaç parça et görülürdü. Bir keresinde gözlerimizle gördük; etin üzerinde bir ‘damga’ vardı ve 1944 yazıyordu.
On yıllarca bu eti hangi soğuk hava depolarında, nasıl saklayabilmişlerdi? Olsun; ‘bayram yemeği’ idi işte. Sayıma gelen ve az sonra ‘rutin işkence’ görevini ifa edecek ekibin bize ‘Bayramınız kutlu olsun’ deyip şeker tuttuğu bile olmuştur. E tabii, o ayrı bu ayrı. ‘İş’ ile ‘bayram’ı birbirine karıştırmamak gerekirdi…
On yıllarca bu eti hangi soğuk hava depolarında, nasıl saklayabilmişlerdi? Olsun; ‘bayram yemeği’ idi işte. Sayıma gelen ve az sonra ‘rutin işkence’ görevini ifa edecek ekibin bize ‘Bayramınız kutlu olsun’ deyip şeker tuttuğu bile olmuştur. E tabii, o ayrı bu ayrı. ‘İş’ ile ‘bayram’ı birbirine karıştırmamak gerekirdi…
Cumartesi Anneleri mesela, yıllardır bayram sevinci değil bayram hüznü yaşıyorlar. Eşleri, kocaları, anneleri, kardeşleri, bacıları ‘kayıp’ iken, bayramlarda ziyaretine gidecekleri bir mezarları bile yok iken, nasıl ‘bayram’ kutlayabilirler?
Bugün itibarıyla 42 gündür kendisinden haber alınamayan, yetkililerin akıbetiyle ilgili açıklama yapmadığı Hurşit Külter’in hasta annesi Kerime Külter nasıl bayram yapacak?
Atatürk Havaalanı’nın kan gölüne döndüğünün ertesinde devlet ricali Osman Gazi Köprüsü’nün açılışını yaptı. Ülkede ‘yas’ ilan eden o devlet, açılış töreninde ‘bayram yaşıyoruz’ açıklaması yaptı, selfie'ler çektirdi, taraftarlarıyla birlikte göbek attı oynadı. Ve bu haber, ertesi gün gazetelerde havaalanında yakınlarını yitiren insanların acılarını yansıtan haberlerle birlikte aynı sayfalarda yer aldı.
Bayram kimler için ‘bayram’dır ve kimler için acısının büyüdüğü günler?
Yazarlar
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
28.09.2025
19.09.2025
14.09.2025
5.09.2025
29.08.2025
22.08.2025
17.08.2025
10.08.2025
1.08.2025