Celal DENİZ
12 eylül yıllarının ilk aylarıydı. 90 güne varan gözaltılar, tutuklamalarla son sürat tüm ülkeyi kasıp kavuran bir dikta rüzgarı esiyordu. Mecliste gurubu olan siyasi parti liderleri ve bazı milletvekilleri Zincirbozan'a gönderilmişti. Sokakta her an sorgusuz sualsiz gözaltına alınabilirdiniz. Gece evleriniz basılabilir kitaplar birer suç gerekçesi oluşturabilirdi.
Tüm bunları yaşarken 19 yaşındaydım. Ve o günlerin ruh halini şu dizelerle dile getirmiştim.
Hazırlık
Sabah çıkarken evimden
ayrılıkları koyarım cebime
özgürlüğümden, gökyüzünden,
sıcak yorganımdan,
anamdan birde
birde kitaplarımdan
ayrı koyabilirler beni,
yolda yürürken diye.
Bu dizelerde her an tutuklanma hissini yaşadığımı anlatmışım. Ve hazırlıklıydım. Gün geldi, evet 19 yaşında tutuklanmıştım.
O yıllar dışarda tedirgin yaşama vardı da içeride işkencede olanlara yok muydu. 12 Eylülde 19 yaşında (yaşıtım) bir arkadaşımı İstanbul'da göz altına alırlar. İşkence dolu günler başlar. Falaka, Filistin askısı, tazyikli su sıkma gibi kaba yöntemlerle dövülür. Türlü işkence yöntemleri ile öldürülme korkusu yaşatılır. Tecavüz girişimine maruz kalır.
İşkencenin birisi şudur. ''Bak tavanda çiviler var. Zıplayacaksın, yeterince zıplayıp kafan çivilere değmezse dayak yiyeceksin'' derler.
Arkadaşım zıplamaya başlar. O korkuyu güçlendirmek için polis arada bir ha gayret az kaldı tavana biraz daha zıpla der. Ama her zıplamada ya kafam çivilere değerse korkusuyla daha yavaş zıplar. Yavaş zıpladıkça da bacaklarına sürekli copla vurulur. Ta ki artık yere yığılıncaya kadar bu işkence sürer.
Bu arkadaşa yapılan işkenceleri daha fazla yazmayacağım. Dünden bugüne işkencenin biçimi değişse de özü aynı beynimizde bedenimizde sürüyor..
Ancak bu yavaş yavaş korku ile karışık işkence yöntemi şimdilerde HDP'lilere yapılıyor. Birden hepsini tutuklamıyorlar. Yavaş yavaş korkutarak tutukluyorlar. Teker teker kayyumlar atanıyor.
Bir yanda tutuklama, bir yandan tedirgin yaşatma..
HDP'den yapılan açıklamaya göre; 15 Temmuz'dan beri 8437 HDP'li gözaltına alındı, 2365 HDP'li tutuklandı. HDP eş genel başkanları ve 10 milletvekili tutuklandı. 69 Belediye Eş Başkanı tutuklu, 50 belediyeye kayyum atandı.
Bugün ülkede sadece gazeteci oldukları için tutuklanan gazeteci sayısı 148. Bu sayı Türkiye'yi dünya birincisi yapmıştır tam övünülecek şey.
Şu anda sosyal medyada fikirlerini ifade etti diye 10 bin vatandaş hakkında soruşturma yürütülüyor. Son altı ayda 1656 kişi tutuklandı.
Haklarında soruşturma açılan barış akademisyenlerini, onlara destek veren sinemacılara soruşturmayı, hukuksuz şekilde işlerinden atılan kamu emekçilerini, daha mahkeme önüne bile çıkarılmadan tutuklu gazeteci yazarların mal varlıklarına el koymalarını, Aydın Engin gibi gazetecilerin hem mahkeme ile hem de öldürülme tehdidi ile karşı karşıya kaldığını uzun uzun anlatmaya gerek var mı?
Kendini hikaye anlatıcısı olarak gören Yönetmen Ezel Akay yaptığı röportajda ''Giderek saçma bir hale dönüşen bu durumdan kurtulmak için bazen diyorum ki, girelim 150 bin kişi içeri, tutuklasınlar hepimizi de bitsin artık bu saçmalık” diyor.
İnsanlarda tam da bu ruh hali hakim.
2016 yılı ölümün yaşama galip geldiği bir yıl oldu. Binlerce insan şiddetin hedefi oldu ve katledildi. Kürtlerin kentleri yakıldı, yıkıldı, yağmalandı. Kürt çocukları, kadınları öldürüldü. Cenazeler buzdolaplarında saklandı. Siyasetçiler tutuklandı. Bilim insanları ülkeyi birer ikişer terk etmeye başladı.
Böylesi koşullarda gelen 2017'nin öyle Noel babanın gülen yüzü ile gelmeyeceği kesin. Savaşın bataklığında daha fazla debeleneceğimiz, daha çok evlere ölüm ateşinin düşeceği bir yılı yaşayacağımızı söylemek için kahin olmaya gerek var mı?
Gelen gideni aratacak gibi. Hoş gelmediğin belli 2017.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017