Cemil ERTEM
Bugün Amerikan Merkez Bankası’ndan (FED) başlayalım. Çünkü FED, yeni bir küresel ekonomi tasarlıyor ve bunun ilk adımlarını bir küresel merkez bankası gibi atıyor. Bernanke bir ilki gerçekleştirerek yaptığı Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından sonraki basın açıklamasında, işsizlik düşmeden faiz artışının olmayacağını söyleyerek öncelikli hedefin, ekonominin kalıcı canlanması olduğuna vurgu yaptı. Bu vurgunun böyle bir önemli toplantı sonrası FED tarihinde ilk defa yapılan bir basın toplantısıyla duyurulmasının arkasındaki mesaj şu: ‘Bizim önceliklerimiz değişti, enflasyon önemli bir sorun ama buna rağmen durgunlukla mücadele ilk hedef’
Burada FED, bütün neoliberal dönemin temel paradigmalarından biri olan ‘fiyat istikrarı’ çerçevesini bırakıyor ve bunun ‘istikrar’ için öncelikli olmadığını ilan ediyor. Bu öncelik değişimi, yeni dönemi ekonomiden başlayarak anlatan bir değişimdir. FED önceliği, doksanlı yılların başından beri, düşen kâr oranlarını telafi etmek için derinleştirilen ‘kirli’ finansallaşmayı düzenleyen bir araç olan ‘Fiyat İstikrarı’ndan çıkartarak ‘Reel Büyüme’ alanlarına kaydırıyor. Hem de bunu emtia fiyatlarının giderek artacağı gerçeğini kabul ederek yapıyor. Ama FED bunu yaparken S&P gibi bir küresel ekonomi düzenleyicisi de ilkönce ABD’nin sonra da Japonya’nın notunu düşürerek doları ve yeni aşağıya itiyor ve ABD ile Japonya’nın ihracat ağırlıklı canlanmaya geçmesi gerektiğini dünyaya ilan ediyor.
Şimdi bütün merkez bankaları bu değişimi görüp pozisyonlarını bunu göre almalı. Zaten TCMB, bunun işaretlerini, öteden beri veriyor.
Erdem Başçı dün de bu sürecin devam edeceğini konuşmasının satır aralarında belirtti.
Dünya ekonomisinde FED’in başını çektiği bu temel makas değişikliğinin, hiç şüphesiz ki, siyasi sonuçları da olacak. Nasıl ki ‘fiyat istikrarı’ merkezli neoliberal politikaların Irak işgaline varan önemli siyasi sonuçları olduysa bu değişim de, bizce Türkiye merkezli çok önemli siyasi değişimlere gebe. Çünkü neocon dönemi politikaları, ekonomik olarak kirli finansallaşmaya dayanırken, siyasi olarak da, Türkiye, Ortadoğu, Latin Amerika ağırlıklı olmak üzere askeri diktatörlüklere ve iç savaş-işgal çerçevesinde geliştirilen savaş politikalarına dayanıyordu. Ama bu politikalar, Irak işgalinden yaklaşık bir yıl önce çözülmeye başladı. 2002 yılı bu anlamda gerek Türkiye gerekse dünya için çok önemlidir. 2002 yılında Bush yönetimi, neocon dönemini biraz daha uzatmak için (öyle bin yıl falan değil) Irak işgaline hazırlanıyordu. Ama aynı zamanlarda AB Euro’ya kalıcı geçiş yapıyor, Türkiye’de de 2001 krizinin siyasi sonuçları alınmaya başlanıyordu. Bu sonuçlardan en önemlisi 3 Kasım erken seçimleriydi tabii. Bu tarihte Ak Parti tek başına iktidara geliyor ama bu, aynı zamanda neocon politikalarının Türkiye’den başlayan çözülmesi anlamını da taşıyordu. Ama biliyorsunuz Türkiye’de darbeci gelenekle özdeşleşen bu politik hattın yerel temsilcileri bu sürecin bin yıl süreceğini sanıyorlardı. Mesela yeni ortaya çıkan Balyoz belgelerinde, Gölcük Donanma Komutanlığı’na ait ve Donanma Komutanı Özden Örnek adına imzaya açılan belgede, ... ‘milli mutabakatı sağlamak üzere Batı Eylem Planı kapsamında geliştirilen ve etkilerinin bin yıl sürmesi öngörülen laik, demokratik, Cumhuriyetin yaşatılması faaliyetlerinin arzu edilen düzeyde gelişmediği, iç tehdit unsurlarının üzerindeki tesirin tam olarak sağlamadığından’ hareketle yeni önlemler sıralanıyor. Bu arada belge Kasım-2002 tarihli. Yani üzerinde tesir sağlanamayan iç tehdit unsurları muhtemelen Ak-Parti’ye oy veren seçmenler.
Şimdi bakın bu Balyoz darbe planı gerçekten ‘çılgın’ bir projeymiş ama bu, darbecinin akıl dışı çılgınlığı. Dünyanın değişmeye başladığı 2002 yılı sonunda bin yıl sürecek bir faşizm hayal etmişler.
Şimdi dünyada, sınırların aşağıya ineceği, büyümenin reel alandan başlayacağı, Türkiye’nin batısı ve doğusu ile hızla bütünleşeceği darbecinin değil, insanın aklıyla örülü bir çılgın döneme giriyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018