Cemil ERTEM
Salı akşamı ABD Savunma Bakanlığı’nın “Suriye Demokratik Güçlerini”ne (ağırlığını PYD/YPG ve PKK’nın oluşturduğu yapı) ağır silah verilmesi ve bu gücün Rakka operasyonunda kullanılmasını Trump’ın onayladığını açıklamasından sonra TL dolar karşısında değer kaybetti. Pentagon’un bu açıklaması piyasalarda olumsuz karşılandı çünkü bu açıklamadan beklenen ABD-Türkiye ilişkilerinin olumsuz etkileneceğiydi. Böylece bu olumsuzluğun ekonomiye de kalıcı olarak sirayet edeceği fiyatlandı.
Ancak Türkiye’nin ulusal güvenliğine ve çıkarlara yönelik terörist tehditlere karşı, nereden gelirse gelsin, her türlü tedbiri almaya devam edeceği çok açıktır. Türkiye buradan asla ödün vermeyecek ve geri adım atmayacaktır.
Evet, bir önceki yüzyılda ABD’nin, Türkiye’nin hemen yanı başında, Türkiye’nin benimsemediği bir adımı atması Türkiye’nin, küresel düzlemde, ekonomik pozisyonunu kökten sallardı. Zaten böyle durumlarda Türkiye’de ABD’nin istediği çizgiye gelir ve mesele çözülürdü. Ama şimdi ikisi de olmayacak Türkiye, burada ABD’nin yanlış yaptığını söyleyecek ve hiçbir zaman bu çizgiye gelmeyecektir. Çünkü “ABD’nin geçmişte buna benzer aldığı tek taraflı hatalı kararların yol açtığı olumsuz sonuçlar herkesin malumudur.” Dolayısıyla, ABD, bölgede teröre dayalı geçici çözümlerin bir çıkmaz sokak olduğunu yaşayarak öğrenecektir.
İktisadi sonuçlar...
Öte yandan, Türkiye’nin tezinde ısrar etmesini de ekonomi açısından ele alacak olursak; bunun, çok açık olarak, bölgenin kaynaklarını ve bölgenin ekonomik potansiyelini değerlendirmede farklı yaklaşımlara bağlı bir çıkar çatışması olduğunu yazabiliriz. Dolayısıyla, Türkiye’nin orta ve uzun vadede ekonomik açıdan olumsuz etkilenmesi ancak kendi çıkarları yerine, ABD’nin çıkarlarını gözü kapalı olarak kabul etmesiyle olur.
Eğer Türkiye hemen sınırları dibinde bir terör yapılanmasına izin verirse bu, her şeyden önce, ekonomik istikrara bir tehdittir. Başkan Trump, bunu Türkiye’deki ABD’li yatırımcılara sorsun. Örneğin, ABD’nin en büyük bankalarından birinin bölge merkez ofisi İstanbul’da... Onlara bir sorsun bu meseleyi mesela.
İkincisi bölgenin pazar dinamikleri ve enerji kaynaklarının değerlendirilmesinde Türkiye artık asıl oyuncudur ve buradan vazgeçmeyecektir. Ayrıca, Türkiye’nin burada olmamasının anlamı bölgenin pazar dinamiklerinin ve enerji kaynaklarının dünya ekonomik çevriminin dışında kalması anlamına gelir. Tamam, buradan Türkiye yararlanamaz ama Türkiye yararlanamazsa hiç kimse yararlanamaz. Üstelik Türkiye’nin burada olmaması halinde Türkiye’nin enerji ve pazar olarak, çok farklı alternatifleri vardır. Kafkasya-Hazar, Doğu Akdeniz, Türk Akım’la Rusya alternatifleri halen işletilmekte olan enerji geçişleridir.
Tam da Trump’ın PYD ve aparatlarına ağır silah verilmesini onayladığı günde
Atlantik Konseyi Küresel Enerji Merkezi Kıdemli Uzmanı John Roberts, AA muhabirine şu açıklamayı yaptı: “Türk Akımı Projesi hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın enerji güvenliğe büyük katkısı olacaktır. Ayrıca, “Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP) Avrupa bölümünü oluşturacak Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı (TAP), 10 milyar metreküplük ek kapasiteye sahip olacak. TAP, 2020’de işletmeye alındığında bu ek kapasiteyi sağlayabilecek tek kaynak Türk Akımı’nın ikinci hattına gaz tedarik edecek Gazprom olabilir.”
Bu, Rusya kaynaklarının da Güney Gaz Koridoru’na (GGK) ortak olması anlamına gelir. Dolayısıyla, Rusya’nın GGK’nın tamamlayıcısı olması ve Türkiye ile buradaki işbirliği Azerbaycan’dan başlayarak Kafkasya’da yeni bir birliğin enerjiden başlayarak filiz vermeye başlaması demektir.
Tek yol Türkiye...
Referandumdan önce bu sayfada şunları yazmıştık: “Eğer 16 Nisan’da Türkiye’de istikrar ve demokrasi evet oylarıyla kazanırsa, Avrupa’nın Almanya ile birlikte faşizme dönen eski yüzü de ilk raundu kaybetmiş olacak. Bunun iktisadi olarak anlatımı şudur: Pekin-Londra-İstanbul odaklı yeni bir küresel sistemin ilk adımı atılmış olacak ve yeni pazar ve enerji düzeni bu kapsamda ortaya çıkacak. Çin’in “tek kuşak-tek yol” mega projesi başta olmak üzere, uzak Asya limanları ve ticaret merkezleri öncelikle Doğu ve Güney Avrupa’ya Türkiye üzerinden bağlanacak. Aynı durum enerjide de söz konusu.
Bugün Avrupa’nın doğal gaz tüketimi 600 milyar metreküp civarındadır. Bunun ancak 200 milyar metreküpünü kuzey Avrupa üretiyor. Yani AB, 400 milyar metreküpünü ithal etmek zorunda. 2030 yılında AB’nin doğal gaz tüketimi 760 milyar metreküpe varacak. Nükleer santraller kapanırken doğal gaz ihtiyacı buna bağlı olarak da artacak. Bu durum AB’nin 600 milyar metreküp doğal gazı her yıl ithal etmek zorunda kalması demek. Bu doğal gaz da AB’ye -gelecekte- iki temel hattan gelecek. Birincisi, Kuzey Türk Akımı, ikincisi de Güney Gaz Koridoru. Güney Gaz Koridoru, yalnız Hazar gazını kapsamıyor, Doğu Akdeniz kaynakları da buraya dahil olmak zorunda. Bu durum, İsrail’in siyasi ve ekonomik konumunu da değiştirecek bir dinamiktir.
Şimdi devam edelim; Türkiye’de “evet” kazandı; sistem istikrar yönünde değişti. Bölgenin ve Avrupa’nın enerji arz-talep dinamiğini ötesi pazar ve yeni ticaret yapılanmasını Türkiye belirleyecek. İngiltere bu çok önemli değişimi okudu ancak ABD hâlâ okuyamadı ama biz Washington’un Londra’dan sonra geldiğini biliyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018